GeriM. Berk Karaoğlu Çocukların okula hazırlık psikolojisi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çocukların okula hazırlık psikolojisi

Çocukların okula hazırlık psikolojisi
Abone Olgoogle-news

Malum hemen hemen hepimiz zor dönemlerden geçiyoruz. Önce okulların kapanması, online eğitim, karantina süreçleri, şimdi ise “kontrollü sosyal hayat” ve okulların tekrar açılma süreci...

Evet tüm bu değişkenler ve pandemiden dolayı halen yaşanabilecek olası belirsizlikler zaten hali hazırda okula gitme konusunda korku ve endişe yaşayabilen çocuklar ve ebeveynleri nezdinde daha da fazla kaygıya yol açabilmektedir.

Peki ya çocuklar ve aileler okula başlarken psikolojik olarak nelere dikkat etmeliler?

Öncelikle okula gitmenin çocuğun seçiminde olan bir durum olmadığı, nasıl ki anne ve baba işe gidiyor ise çocuğun sorumluluğunun da okula gitmek olması gerektiğini belirtmek; çocuğun aklında çelişki ve tutarsızlık yaratmaması anlamında çok önemlidir. Ancak okulun zorlayıcı, disipline edici yönlerinden çok arkadaşlarının olabileceğinden, oyunlar oynayabileceğinden veya yeni bilgiler öğrenip bunlarla mutlu olunabileceğinden bahsetmek daha faydalı olabilir. Tabii tüm bunları ifade ederken öncelikle ebeveynlerin de çocuğundan ayrılma kaygısı taşıyıp taşımadığına dikkat etmesi, varsa kaygısını sözel veya sözel olmayan tepkilerle (mizaç, mimik vs.) çocuğa yansıtmamaya çalışması gerekmektedir.

Özellikle evde kardeşi olan çocuklar okula gitmek istemeyebilirler veya okula gittiklerinde bir daha ne zaman anne veya babalarını göreceği noktasında kaygı yaşayabilirler. İşte tam da bu noktada çocuğa daha somut örneklerle "Akşam saat şuraya gelince veya hava kararınca ben tam burada olacağım" gibi somut ifadeler kullanmak yararlı olabilir. Yine de ayrılma kaygısı yaşayan çocuklara karşı ebeveynlerin sistematik bir şekilde çocuğa da açıklayarak ilk önce okulun bahçesinde olacağını, sonra hemen çıkışta kendisini görebileceğini vs. belirterek gün gün daha da ayrışmayı sağlayarak bu geçişi kolaylaştırabilirler.

Özellikle ayrılma anlarında oradaki süreyi çok uzun tutmadan öğretmenine emanet ederek kararlılık göstermeleri sonraki süreci öğretmene bırakmaları daha anlamlı olabilir. Çocuk ağlasa da kararlı olunduğunu göstermek adına çocuğun öğretmeniyle sınıfa geçişini sağlamak sonra öğretmenden ayrıca alınan bilgiye dayanarak yol almak daha mantıklı olacaktır. Ancak uzun bir süre geçmesine rağmen çocuğun bu noktada davranışlarında bir değişiklik gözlemlenmezse psikolojik bir destek almayı unutmamak gerekir.

Tabii ki bu süreçte pandemiye yönelik endişelerimiz olacaktır. Kendi evimizde “biricik” olarak üzerine titrediğimiz çocuklarımızın okulda ne şartlarda olacağı aklınıza takılabilir. Belirsizlikler kaygı yaratabileceği için ebeveynlerin kafasındaki tüm soruları idarecilere sorarak kaygılarını gidermeleri ve sonrasında çocuk ile neler yapabileceğini, ne noktada tedbirler alabileceğini konuşmak daha anlamlı olacaktır. Çocuklarımızla ilgili hemen hemen her psikolojik konuda olduğu gibi öncelikle ebeveynler veya bakıcılar olarak psikolojimizin daha sağlam olması çocuğun geçişlerdeki dayanıklılığını arttıracaktır. Hatta okula yönelik korkusu olan çocuklarınıza küçüklüğünüzde bu tarz olumsuz durumlarla ilgili kendinizin de yaşadığı benzer tedirginlikleri örnek verip çocuğun duygusunu anladığını hissettirip sonra da bu durumlarla baş edebildiğiniz örnekler vermek çocuğunuza iyi gelebilecektir.

 

False