GeriHakan Üstünel Hareket etmek dizde kireçlenmeyi arttırır mı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hareket etmek dizde kireçlenmeyi arttırır mı?

Hareket etmek dizde kireçlenmeyi arttırır mı?
Abone Olgoogle-news

Diz eklemi vücudumuzun en hareketleri eklemlerinden biridir. İnsanlar hareket etmek üzerine yaratılmıştır ve diz de hareketi sağlayan en önemli yapılardan birisidir. Dizi yaralanmalara karşı koruyan eklem içi ve eklem dışı birçok yapı vardır. Bu yapılar dizde stabilizasyonu sağlar. Eklem dışındaki yapılar kaslar ve tendonlardır. Tendonlar eklemi birçok yönden sarar ve stabilize ederler. Dizin stabilizasyonu enerji tasarrufu için çok önemlidir. Eklem içi yapılar ise menisküsler, ligamentler(iç ve yan bağlar), kıkırdak yapı gibi yapılardır.

Kireçlenme neden olur?

Dizde aşırı yüklenme ve yüklenmeme kireçlenmeyi geliştirir. Her yapının bir yüklenilebilirlik seviyesi vardır. Bu seviyelerin altı da üstü de yapıya zarar vermektedir. Eklemde bulunan bu yapılar kıkırdak yapı hariç vaskülerdir, yani kan yolu ile beslenir. Kıkırdak yapı ise avasküler yapıdır yani kan yolu ile beslenmez, diffüzyon yolu ile beslenir.  Bu yapıların beslenmesini etkileyen faktörlerin başında hareket vardır. Bunlara ek olarak bireylerin beslenme alışkanlıkları, bedensel düzeyleri, ruhsal düzeyleri ve birçok çevresel faktör yapıların beslenmesini etkiler. Dizimizde kireçlenmenin en temel nedeni aşırı yüklenme ya da az yüklenmedir.

Hareketin eklemdeki etkisi nedir?

Hareket eklemde bir gerilim uyarısına, sürtünme ve kompresyon uyarısına neden olur. İşte tam da eklemdeki yapıları beslemek, yenilemek ve iyileştirmek için aradığımız şey budur. Kıkırdak yapıyı oluşturan hücreler diffüzyon yolu ile beslenir dedik. Yani sürtünme ve kompresyonun etkisi ile eklem içindeki sıvı fazla basınç olan bölgelerden az basınç olan bölgelere doğru harekete geçer. Bu da hareketin bize eklemdeki iyileştirici rolünü gösterir.

Kireçlenme belirtileri nelerdir?

Belirtiler, kireçlenmenin şiddetine ve ekleme göre değişiklik gösterir. En sık karşılaşılan belirtiler ise ağrı ve sertliktir. Özellikle istirahat sonrası sertlik ve ağrı sık görülür. Sık karşılaşılan belirtiler aşağıdaki gibidir:

     - Hareket etmekle azalan eklem sertliği ve hareket kısıtlılığı

     - Eklemden tıkırtı sesi gelmesi ve ağrının eşlik etmesi

     - Eklemde şekil bozukluğu

     - Oturup kalkarken ve merdiven çıkarken olan ağrı

     - Gün sonunda veya aktivite sonrası tutukluk hissi veren eklem ağrısı

Kireçlenme tanısı nasıl konur?

Öncelik her zaman klinik bulgulardır. Eklemde var olan şekil bozukluğu, ısı değişikliği, eklem hareketi, şişlik ve hastanın verdiği bilgiler doğru tanıya götürür. Bunlara ek olarak laboratuvar bulguları ve görüntüleme yöntemleri tanı koymada etkindir.

Kireçlenmede fizyoterapi yöntemleri

Kireçlenme (Osteoartritte), fizyoterapi bütüncül yaklaşım ile olur. Hasta veya etkilenen kişinin sorununa her açıdan bakılmalı. Beslenme, psikolososyal yaşam, çevresel faktörler gibi etkenleri de iyileştirme yoluna gidilmeli. Fizik tedavi denince akla elektroterapi ağırlıklı yapılan klasik yaklaşımlar gelir. Fakat bu yöntemler eklemin fizyolojik yapısına yeterince ulaşamaz. Yapılacak olan tedavinin yöntemi, dozu ve hastanın bu yaklaşımlara katılımı iyileşmede oldukça etkilidir. Ağrılı eklemlerde ağrıyı ortadan kaldırdıktan sonra hastanın yaşına bakılmaksızın yürüyüş yapmak (yaşın tolerasyonuna göre tempo ve süre değişebilir) ve bisiklet (yaşlılarda yatay bisiklet) sürmek kalıcı ve koruyucu tedavide çok etkindir. Eklemde fizyolojik yapıya etki edecek en önemli yaklaşımlar aşağıdaki gibidir:

- Manipülatif Fizyoterapi

-Manuelterapi

- Osteopatik yöntemler

- Biorejeneratif tıp yöntemleri

False