GeriGülşah Öztürk Erten Okul korkusu mu ayrılık kaygısı mı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Okul korkusu mu ayrılık kaygısı mı?

Okul korkusu mu ayrılık kaygısı mı?
Abone Olgoogle-news

Bebekler dünyaya geldiklerinde hem fiziksel bakımlarını üstlenecek hem de kendilerini güvende hissetmelerini sağlayacak bir yetişkin ile bağlanma ihtiyacı duyarlar. Genelde anne olan bu yetişkin ve bebek arasında güçlü bir duygusal bağ oluşur. Kurulan bu bağ sayesinde bebekler yaşamın ilk yıllarında huzursuz ve kaygılı oldukları anlarda, annenin varlığı ve teması ile kendilerini sakinleştirebilirler.

Yerinde ve yeterince ihtiyaçları karşılanan bebek dünyaya güven duymaya başlar. Genel olarak 18. Aydan itibaren de anneden ayrışmaya başlar. Ancak güvenli bağlanmanın gerçekleşemediği ya da sağlıklı ayrışmanın yaşanmadığı durumlarda çocuk anneden uzak kaldığı zamanlarda yoğun bir endişe yaşar. Annenin olmadığı durumlar çocuklarda alarm sistemini devreye sokan güvensiz ortamlar olarak algılanır. Çocuk yaşadığı bu kaygı sonucunda bireyselleşme, sosyal ilişki kurma ve okula uyum gibi çoğu alanda zorlanmalar yaşar.

Ayrılık kaygısı nedir?

Çocukların evden ya da bakım veren kişilerden ayrı kalma durumlarında gelişimsel olarak uygunsuz ve sıklıkla yaşadıkları korku ve yeni duruma tahammül edememe halidir. Gelişimsel olarak 2 yaş sonrası çocukların yetişkine olan ihtiyacı azalır ve çocuklar ayrılık denemelerine başlar. Bu yaşlarda ayrılık anlarında çocuğun bir süre endişelenmesi ve sonrasında sakinleşmesi gelişimsel olarak uygundur. Ancak 3 yaş sonrasında ayrılık durumlarına dayanamama ve sakinleşememe durumu ayrılık anksiyetesini düşündürür. Annenin işe gitme zamanlarında yaşanan zorluklar ve ardından okula gitme yaşında da okul korkusu olarak karşılaşılan bir sorun olur.

Genelde okul dönemi çocuklarının ilk yıllarında pazartesi günleri ya da uzun tatillerden sonra okula gitmekte zorlanma, anneden uzun süre ayrı kaldığında güven ve cesaret veren başka bir yetişkine ihtiyaç duyma gözlemlenen bir durumdur. Ancak yelpazenin diğer ucunda şiddetli ayrılık kaygısı yaşayan ebeveynden uzak kalma fikrine bile yoğun tepki veren, ayrı kaldıklarında da sakinleşemeyen ve fiziksel tepkiler gözlemlenen çocuklar vardır.

Aileler neler yapabilir?

Ayrılık kaygısı yaşayan çocukların anneleri ile yapılan çalışmalar hızlı yol almayı sağlar. Genelde kaygılı annelere sahip olan bu çocukların okul dönemi öncesinde anne ile ayrılık çalışmaları yapmaları faydalı olacaktır. Çocuğun kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeye gelmesi konusunda ailelerin teşvik etmesi son derece önemlidir. Anneler okul döneminde çocuğun yeterince hazır olmadığını, yalnız başına okulda sorumluluklarını alamayacağını düşünür ve farkında olmadan bu kaygılarını çocuğa da aktarabilirler.

Okula giden çocuğun kaygılar yüzünden okuldan uzak kalmaması gerekir. Aşamalı olarak bu kaygıyı yaşamasında sakınca yoktur. Ebeveyn anlayışlı ancak kararlı bir tutum sergilemelidir.

Çocukla önceden okula ne zaman gideceği ve ne kadar süre kalacağı ile ilgili konuşmalar yaş düzeyine göre yapılmalıdır. Okul öncesi kısa bir vedalaşma yapılarak mutlaka söz verilen zamanda almaya gidilmelidir. Bu şekilde nelerle karşılaşacağını gören çocuk zamanla güvenmeye başlayacaktır.

Okul kaygısı ya da ayrılık kaygısı yaşayan çocuklarda öncelikle çocuğun ihtiyacının ne olduğu ve korkusunun nedeni doğru belirlenmelidir. Aile içi ilişkiler değerlendirilmeli ve okul aile iş birliği yapılmalıdır. Buna rağmen 1 aydan uzun süren ve şiddetli tepkilerin devam ettiği durumlarda uzman yardımı almak uygun olacaktır.

Çocuklar için eğlenceli tabak sunumları!
False