GeriGülçin Işık Omega-3 ne işe yarar? İşte omega-3 zengini besinler…
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Omega-3 ne işe yarar? İşte omega-3 zengini besinler…

Omega-3 ne işe yarar? İşte omega-3 zengini besinler…
Abone Olgoogle-news

Son yıllarda sıvı yağların sağlığımız açısından önemi vurgulansa da omega-6 içeriği yoğun, omega-3 içeriği düşük beslenme modelinden dolayı kronik hastalıklara yatkın hale geldik. Peki, omega-3 neden bu kadar önemli?

EPA ve DHA iltihabi süreçlerde rol oynar ve hücrelerin zar kısımlarının yapı taşları görevi görür. Özellikle beynimizin yaklaşık yüz milyar sinir hücrelerinin yapısında bulunur. Zaten böyle bakıldığında rol oynamayan kısım yok denecek kadar azdır. Özellikle de otizm, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu gibi santral sinir sisteminde yapısal destek gerektiren bir içerik olan EPA ve DHA omega-3 ile sorunların tedavisinde etkili rol oynar.

Bu noktada ‘omega-3 desteği gerekiyor mu?’ diye soracak olursanız, doğru beslenme ile bu ihtiyacı karşılayabilirsiniz.

En doğru omega-3 kaynağı balık tüketimi ile gerçekleşir. Burada da balığın birtakım özelliklerine dikkat etmeniz gerekiyor.

Yapay yemlerle beslenmemiş, antibiyotik uygulanmayan, ağır metal yükü açısından derin/dip balık yerine; mevsiminde olta balığı olması gerekmektedir. Hamsi, istavrit, sardalye bu anlamda içeriği yüksek omega-3 kaynağıdır.

Haftada 2-3 kez ve doğru pişirme tekniğiyle (unsuz, kızartma olmadan) tüketilmesi önerilir. Bunun haricideki hayvansal kaynakların serbest gezen, güneş ışığından faydalanan, otlanan, hareket eden, antibiyotik/tarım ilacı/hormon gibi yapay durumlara maruz kalmayan hayvanlar tercih edilmelidir.

Yine dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta şudur;

Kapalı ortamda yetişmiş, güneş görmeyen, sağlıksız yemlerle beslenmiş bir tavuğun yumurtası bizlere fayda sağlamayacaktır. Bu nedenle hayvansal kaynaklı alınması gereken omega-3’lerin de doğru kaynaklar olması gerekir.

Bununla birlikte keten tohumu, ceviz yağı, semizotu da bitkisel omega-3 kaynaklarıdır. Yalnız dikkat edilmelidir ki bitkisel kaynaklı ürünlerin vücutta emilimi % 10-15 civarında olup, hayvansal kaynaklı beslenmeyen (alerjisi olan, vegan/vejetaryen beslenen) bireylerin takviye almaları gerekebilir. Kronik hastalığı olan bireylerde bitkisel kaynaklı omega-3’lerin dönüşümü %10’un bile altında kalabilir.

Bitkisel olarak kullanılacak omega-3 kaynağında da dikkat edilecek hususlar şunlardır: Keten tohumu yağı veya öğütülmüş keten tohumu, ağzı kapalı, ısı ve ışıktan korunaklı bir şekilde ve açıldıktan sonra kısa sürede tüketilmesi gerekir. Cevizi kabuklu almak yine diğer öneriler arasındadır.

Peki, takviyelerde nelere dikkat edilmesi gerekir?

EPA/DHA oranı 3/2 olmalıdır.

Üretilen her seride ağır metal analizi yapılmış olması gerekir.

Oksidasyon analizi yapılmış olması gerekir.

Üretim tekniğinin uygunluğuna dair onayın bulunması gerekir.

Bakanlık onayının bulunması gerekir.

Şurup formunda ise yine güneş ışığından korunaklı, koyu yeşil cam şişede olmasına özen gösterilmeli ve açıldıktan sonra ağzı sıkı şekilde kapatılıp buzdolabında saklanması gerekir.

Ayrıca omega-3’ün halk diliyle ‘kan sulandırıcı’ özelliği olması sebebiyle mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gerekir. Bu yüzden kişinin kendi insiyatifine göre kullanması doğru değildir.

Yine de benim önerim tüketilebiliyorsa doğal, besinin kaynağından, gerekli/yeterli koşullar altında oluşmuş besinlerden almak gerektiğini tekrar vurgulamak isterim.

Sağlıklı ve aydınlık günler dilerim.

False