GeriElvan Kılıç Sosyal medyada şiddet ve hukuki yaptırımlar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sosyal medyada şiddet ve hukuki yaptırımlar

Sosyal medyada şiddet ve hukuki yaptırımlar
Abone Olgoogle-news

İnternetin ortaya çıkmasıyla birlikte gelişen sosyal medya; insanların günlük yaşamlarında ve sosyal ilişkilerinde sıkça kullandığı bir araç halini almıştır. Eski arkadaşları bulmakla başlayan sosyal medya, daha sonrasında farklı platformlar oluşturmuş ve iş hayatında iş ilişkilerini bile oluşturabilecek konuma gelmiştir.

Facebook, Twitter, Youtube, Instagram gibi sosyal medya platformları görüntü, ses kaydı, video kaydı, kısa film gibi medyatik araçlarla insanların dünyayı değiştirmesine ve kendilerini daha iyi bir şekilde ifade etmelerine olanak sağlamaktadır. Her ne kadar amaç faydacılığa yönelik olsa da birtakım insanlar tarafından bu olanaklar kötü bir şekilde kullanılabilmekte ve istenmeyen sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Bunlardan birisi de sosyal medyada şiddet içerikli görüntülerin mevcut olmasıdır.                                                                                           

Bireyler, kendilerine olanak sağlandığında güzellikleri ortaya çıkarmak yerine içinde bulundukları koşullara bağlı olarak şiddete meyilli olmaları sonucunda şiddet içerikli, uygunsuz bir konu işlenmiş medyatik üretimler yapmaktadır. Cinsel taciz, çocuk pornografisi, hayvana şiddet, insana kasten saldırmak, nefret söylemleri, tehdit gibi fiilleri içeren içerikler sosyal medyada çok rahat bir şekilde paylaşılmaktadır. Genelde uygunsuz içerik üreticilerinin amaçları belli bir kitlenin hedefini çekmektedir. Ancak uygunsuz içeriğin sosyal medyada bulunmasını istemeyen sosyal medya kullanıcıları, platformların oluşturdukları şikâyet yollarını kullanabilirler ve hukuki mercilere başvurabilmektedir.

Sosyal medyada şiddet içerikli uygunsuz bir paylaşım görüldüğünde yapılacak olan hukuki işlem ve yaptırımlar 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir. Hangi sosyal medya platformu olursa olsun internet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilir. Bu suçlar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmiş olup bu suçlara yakın herhangi bir fiilin uygunsuz içerik oluşturularak işlenmesi durumunda da yaptırım uygulanmaktadır. Bu suçlar:

  1. İntihara yönlendirme (madde 84),
  2. Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra),
  3. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190),
  4. Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194),
  5. Müstehcenlik (madde 226),
  6. Fuhuş (madde 227),
  7. Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228)

Yine aynı Kanunda 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunda belirtilen suçların da içerikte yer alması halinde yaptırım uygulanacağı belirtilmiştir.

Öncelikle birey, sosyal medyada böyle bir içerikle karşılaşması durumunda paylaşılan içeriğin hangi sosyal medya platformunda paylaşıldığına bakarak yol izlemelidir. Platformlar öncelikle birinci aşamada “şikâyet et” butonu oluşturarak bireylerin şahsi olarak içeriği şikâyet etmelerine olanak sağlamışlardır. Eğer bir çocuğun taciz edilmesi, bir hayvanın/ insanın işkence görmesi veya nefret söylemi gibi bir konu işleyen içerik varsa kişi hemen o içeriği platforma şikâyet edebilir. Bu şikâyet hem mail yoluyla hem de “şikâyet et” butonu ile yapılabilmektedir. Platformlara yapılacak olan şikâyet prosedürü mevzuatlarda düzenlenmemiş olup genelde platformların kendi sitelerinde mevcut bulunan koruma politikalarında düzenlenmiştir.

Şikâyet etmek isteyen kişi platforma bildiri yaptığında en yakın kolluk merkezine giderek şikâyeti hukuk mercilerine de yöneltebilir. Kolluk merkezine şikâyetin yapılması ve şikâyet dosyasının savcılığa aktarılması akabinde adli süreç başlamaktadır. İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verilmektedir. Soruşturma evresinde, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından da içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bu durumda Cumhuriyet savcısı kararını 24 saat içinde hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç 24 saat içinde verir. Bu süre içinde kararın onaylanmaması halinde tedbir, Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılmaktadır. Erişimin engellenmesi kararı, amacı gerçekleştirecek nitelikte görülürse belirli bir süreyle sınırlı olarak da verilebilir.

Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının birer örneği, gereği yapılmak üzere ilgili Kuruma gönderilir. İçeriği kanunda belirtilen suçları oluşturan yayınların içerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunması halinde veya içerik veya yer sağlayıcısı yurt içinde bulunsa bile, içeriği kanunda belirtilen suçları oluşturan yayınlara ilişkin olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı re’sen Telekomünikasyon İletişim Başkanı tarafından verilir. Bu karar ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcısına bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenir.

Platformlar kendilerine yazı ile bildirilen kararları yerine getirmediğinde birtakım yaptırımlar uygulanmaktadır. Koruma tedbiri olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen içerik, yer veya erişim sağlayıcılarının sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. İdari tedbir olarak verilen bir karar varsa ilgili içerik, yer ve erişim sağlayıcısına, on bin Yeni Türk Lirasından yüzbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezasının verildiği andan itibaren 24 saat içinde erişim sağlayıcı tarafından kararın yerine getirilmemesi halinde Kurum tarafından yetkilendirmenin iptaline karar verilebilir.

İçerikleri paylaşan kimseler bakımından şikâyet yoluna gidildiğinde ve hukuki yola başvurulduğunda Türk Ceza Kanunu’nda yer alan bazı suçlar bakımından yaptırım uygulanmaktadır. Çünkü ne kadar uygunsuz olursa olsun içerikte şiddete uğrayan kişinin bilgileri rızası dışında paylaşılmaktadır. Bu durumda Kişisel verilen hukuka aykırı bir şekilde kaydedilmesi ve yayılması suçu oluşmaktadır. Kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse de 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu verileri ise hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır.

Günümüzde sosyal medya bu tür işlenen suçların ifşasında önemli bir rol oynamaktadır. Örneğin sokakta geçen bir insan aynı sokakta bir çocuğa şiddet uygulayan birini görüp görüntülü olarak kayda alıp sosyal medyada paylaştığında bu içerik diğer kullanıcılar tarafından izlenmektedir. İzlendiğinde ise içerikte kayda alınan çocuğun kurtarılması için seferber olunmaktadır. Kişiler belli kurumları aramakta, en yakın polis merkezine giderek çocuğa şiddet uygulayan kişi için şikâyette bulunmaktadır. Böylece çocuk kurtarılmakta ve güvenli bir yere götürülmektedir. Ancak toplumda bir kesim ise çocuğa şiddet uygulandığı anda çocuğu kurtarmak yerine görüntülü kayda aldığı için içeriği paylaşan kişiye de öfke duyabilmektedir. Yine de hukuki bir süreç yürütüldüğünde sosyal medyadaki içerikler bir delil olarak kullanılmakta ve maddi gerçeğin daha çabuk ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Toplumun nabzının sosyal medya ile ölçüldüğü bir durumda gelen tepkiler üzerinden hukuki süreç başlatılmaktadır. Ancak bazı içeriklerin doğruluğundan şüphe edildiği durumlar olabilmektedir. Böyle bir durumda içeriğin doğruluğu teyit ettirilmeden hukuki süreç başlatılmamalıdır.

False