GeriDilara Sayar Ev işlerini aile katkısına dönüştürebilirsiniz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ev işlerini aile katkısına dönüştürebilirsiniz

Ev işlerini aile katkısına dönüştürebilirsiniz

Tüm dünyanın ve ülkemizin mücadele ettiği pandemi halen sürüyor. Alınan kararlarla öğrenciler online eğitimle evlerinden okullarına devam ediyorlar ve 20 yaş altı kişiler 13.00-16.00 arası sokağa çıkabiliyorlar. Dolayısıyla çocuklar ve gençlerin evde kalma süresi oldukça uzun ve mecburi.

Evde kalınan sürenin artışı aile içi krizleri de beraberinde getirdi. Özellikle çocukların ekran karşısında kaldıkları süre çok daha fazla artık. Hem öğrenmek hem de eğlenmek için tek araç olarak interneti ve ekranları kullanıyorlar. Aile içi diyaloglar azalıyor, iletişim hızla köreliyor. Bu gidişatı değiştirmek ve evde kalınan süreyi verimli hale getirmek için birçok yol bulunabilir elbette. Benim öncelikli önerim çocukları ev işlerine dâhil etmek ve sorumluluk vermek.

Yapılan araştırmalar ev işlerine dahil edilen çocukların başkalarının ihtiyaçlarına karşı empati kurabilen, özgüveni yüksek, duyarlı, ailesi ve arkadaşlarıyla daha iyi ilişkiler kurabilen, kendi kendine yetebilen, sorumluluk sahibi, akademik başarısı yüksek yetişkinler olduklarını gösteriyor.  Ev işlerine çocukları dâhil etmenin önemi ve anlamı bu denli büyük. Her ebeveyn için geleceğe böyle bir çocuk yetiştirmek; anlık olarak bir durumu kolaylaştırmaktan, herhangi bir ev işinin bitirilmesinden çok daha kıymetli eminim.

Peki, ne yapmalı? Çocuklara işbirliği bilinci nasıl kazandırılmalı? Ev işleri yerine neden aile katkısı denmeli?

Bugün aile katkısında bulunan bir çocuk, gelecekte sorumluluk bilinci yüksek bir yetişkin için 3 ipucu

1. İpucu: Dilinize dikkat edin

Ev işleri için zihninizde yer etmiş ‘angarya’ kelimesini kaldırıp yerine ‘katkı’ veya daha spesifik olarak ‘Aile Katkısı’ kelimesini kullanmalısınız. Bir şeye ‘angarya’ derseniz zihninize büyük bir yük ve ardından gelecek yorgunluk duygularının mesajını vermiş olursunuz.

Ancak, "katkı" kelimesi güçlendiricidir. Özellikle çocukların ihtiyacıdır, kendilerini önemli hissetmelerini sağlar. Aile katkısında bulunarak bir fark yaratırlar ve bir ekibin, yani ailenizin bir parçası olduklarını yoğun olarak hissederler. Bu his her zaman yaptıkları her işten çok keyif almalarını sağlamaz elbette. Ama tüm aileye önemli bir katkı sağladığı, bu katkının ailesi için çok kıymetli olduğu mesajını zihnine verecektir. Tüm aile bir ekip olarak devreye girdiğinde ev; daha sorunsuz bir yer olur, işler daha hızlı yapılır ve birlikte eğlenmek için daha fazla zaman ve enerji bulunur.

2. İpucu: İşbirliğine davet edin

Bazen ebeveynler, çocuklardan istedikleri şeyin hızla, hemen o anda ve tam olarak istedikleri şekilde yapılmasını beklerler. Gerçekleşmez ise çok fazla emretme, düzeltme, yönlendirme yaparlar. Bu durum ev içi krizi tetikler. İş birliği yerine bir güç mücadelesi, inatlaşma başlar. Çocuklar baskıcı bir tavırla karşılaştıklarında yoğun bir direnç gösterirler. Bunun yerine, işbirliğine davet etmeyi deneyin. Örneğin; "Bu gece işlerim çok yoğun, bu yüzden yemek sofrasını toparlamak için yapabileceğin her şey bana gerçekten yardımcı olur." ya da ‘Bugün evimizi temizlememiz gerekiyor. Bu konuda bana yardımcı olman gerçekten harika olurdu!’ gibi. Bu basit strateji, çocuklarınızın özerkliğine, kişisel karar almasına ve kontrol ihtiyacına hitap edecektir. Rahatsız hissetmek, direnç göstermek yerine, kendi şartlarında yardımcı olmaya çalışacaklardır. Hemen bugün cümlelerinizi değiştirir ve çocuğunuzu işbirliğine davet ederseniz, geleceğe yönelik zorlamaya, emretmeye gerek kalmaksızın gönüllü olarak işbirliği elde etme ihtimaliniz artacaktır.

3. İpucu: Yarattığı farkı bilmesini sağlayın

Düşünün, yaptığınız herhangi bir iş bir başkası için kıymetliyse, bir fark yarattığınızı işitiyorsanız bu size kendinizi daha iyi hissettirir. Yapılan iş ‘beklenen’ olsa bile, herkes bir fark yarattığını bilmek ister. Çocuklarınızın aldığı sorumluluğun evinize katkısını, ailenize etkisini ve bunun siz ebeveynleri için ne anlama geldiğini bilmelerini sağlayın.

Hiç kimse masayı temizlemeyi, bir yeri süpürmeyi veya oyuncak kutusunu temizlemeyi sevmez, ama yapılanın, yapmak için gösterilen çabanın fark edilmesi her şeyi değiştirir. Örneğin; ‘Yıkanmış çamaşırları katladığın için gerçekten minnettarım. Bunun sevdiğin bir iş olmadığını biliyorum ama benim için çok büyük bir fark yaratıyor!’ veya ‘Bu akşam gerçekten ailene çok yardım ettin. Artık oyun oynamak, bisiklete binmek, kurabiye pişirmek vb. için fazladan vaktimiz var!’ gibi.

Çocuklarınızın çabaları için ‘beklenen’ işler olsa bile minnettarlık göstermek, ev içinde daha az güç mücadelesine ve daha iyi bir işbirliğine sahip olmanızı sağlar.

Tüm bunları uygulamak, bakış açınızı değiştirmek ve davranış kazandırmak elbette zaman, tekrarlı uygulama ve sabır gerektirir. İşbirliği kültürü evinize kök saldığında, ailenizdeki ve çocuğunuzdaki değişimi net olarak görebileceksiniz. Bu değişim hem şimdiki zamanlarınızı keyifli verimli hale getirecek, hem de yetiştirdiğiniz bireyin çalışkan, sorumluluk sahibi bir yetişkin haline gelmesine sağlam bir temel oluşturmuş olacaksınız.

False