Güncelleme Tarihi:

Uzman Diyetisyen Güler Aras’a göre sahur, gece yapılan basit bir kahvaltı değil; gün boyunca metabolizmayı koruyan ve vücudu uzun süreli açlığa hazırlayan stratejik bir öğün. Uzman isim dikkat edilmesi gerekenleri 10 maddede anlattı.
1- SAHURU ATLAMAK METABOLİZMAYI YAVAŞLATABiLiR
Sahur yapılmadığında vücut glikojen depolarını erken saatlerde tüketir ve enerji ihtiyacını karşılamak için kas proteinlerini kullanmaya başlar. Bu durum özellikle çalışan bireylerde performans düşüklüğüne, konsantrasyon kaybına ve gün ortasında belirgin bir enerji çöküşüne neden olabilir. Düzenli sahur yapmak bazal metabolizma hızının korunmasına yardımcı olur.
2- YÜKSEK KALİTELİ PROTEİN UZUN SÜRELİ TOKLUK SAĞLAR
Yumurta, lor peyniri, yoğurt ve kefir gibi biyoyararlanımı yüksek protein kaynakları mide boşalmasını yavaşlatarak tokluk süresini uzatır. Ayrıca protein tüketimi, kan şekerinin daha dengeli seyretmesine katkı sağlar ve gün içinde ani açlık krizlerinin önüne geçer. Özellikle yumurta, içerdiği esansiyel aminoasit profili sayesinde kas dokusunun korunmasında önemli rol oynar.
3- BASİT KARBONHİDRAT YERİNE LİFLİ VE KOMPLEKS SEÇİMLER YAPILMALI
Beyaz ekmek, hamur işleri ve şekerli besinler kan şekerini hızla yükseltip ardından ani düşüşe neden olur. Bunun yerine tam tahıllar, yulaf, karabuğday gibi lif oranı yüksek kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. Özellikle beta-glukan içeren yulaf, mide boşalmasını geciktirerek daha uzun süreli tokluk sağlar ve insülin yanıtını dengeler.
4- TUZ TÜKETİMİ GÜN İÇİNDEKİ SUSUZLUĞU BELİRLER
Salamura ürünler, işlenmiş etler ve aşırı tuzlu peynirler sahurda sık yapılan hatalardandır. Yüksek sodyum alımı hücre dışı sıvı artışına neden olarak gün boyunca ağız kuruluğu ve yoğun susama hissi oluşturabilir. Bu nedenle sahurda tuz oranı düşük, doğal ve işlenmemiş besinler tercih edilmelidir.
5- BİTKİSEL LİF VE PREBİYOTİKLER BAĞIRSAK SAĞLIĞINI KORUR
Ramazan ayında öğün sayısının azalması bağırsak hareketlerini yavaşlatabilir. Keten tohumu, chia tohumu ve yüksek lifli sebzeler prebiyotik etki göstererek bağırsak florasını destekler. Düzenli lif alımı kabızlık riskini azaltır ve sindirim sisteminin dengeli çalışmasına yardımcı olur.
6- SAĞLIKLI YAĞLAR TOKLUK SÜRESİNİ DESTEKLER
Ceviz, badem ve avokado gibi tekli doymamış yağ asitlerinden zengin besinler, mide boşalmasını yavaşlatarak daha dengeli bir enerji akışı sağlar. Aynı zamanda bu yağlar kan şekerinin daha stabil seyretmesine yardımcı olur ve ani açlık hissini azaltır.
7- BİTKİSEL DESTEKLER SİNDİRIMİ RAHATLATABİLİR
Rezene ve anason gibi bitkisel çaylar gaz ve şişkinliği azaltmaya yardımcı olabilir. Ihlamur hafif sedatif etkisiyle sahur sonrası uykuya geçişi kolaylaştırırken, taze nane mide rahatlatıcı etki gösterebilir. Ancak kafein içeren içecekler sınırlı tüketilmelidir çünkü diüretik etkiyle sıvı kaybını artırabilir.
8- ELEKTROLİT DENGESİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ
Uzun süreli açlıkta potasyum dengesi önem kazanır. Muz, yoğurt ve avokado gibi potasyumdan zengin besinler kas kramplarının önlenmesine yardımcı olabilir ve sıvı dengesinin korunmasına katkı sağlar.
9- YETERLİ SU TÜKETİMİ HAYATİ ÖNEM TAŞIR
Sahurda en az 2–3 bardak su içilmeli, iftar ile sahur arasında toplam 2–2,5 litre su tüketimi tamamlanmalıdır. Yeterli su tüketimi kan hacmini dengeler, baş ağrısı riskini azaltır ve metabolik süreçlerin sağlıklı işlemesini destekler.
10- SAHURDAN HEMEN SONRA YATMAK REFLÜYÜ ARTIRABILIR
Yemek sonrası hemen yatmak mide asidinin yemek borusuna kaçmasına neden olabilir. Sahurdan sonra en az 20–30 dakika dik pozisyonda kalmak sindirimin sağlıklı ilerlemesine yardımcı olur.
“SAHUR BİR SİGORTA ÖĞÜNÜDÜR”
Uzman Diyetisyen Güler Aras, “Ramazan boyunca metabolik sağlığı korumanın en önemli adımı dengeli ve bilinçli bir sahur planlamasıdır. Sahuru atlamak ya da sadece karbonhidrat ağırlıklı beslenmek gün içinde ciddi enerji dalgalanmalarına yol açabilir. Doğru planlanmış bir sahur, gün boyu hem fiziksel hem zihinsel performansı destekler” diyor.