GeriSağlık Sorun yaş farkı mı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sorun yaş farkı mı?

Sorun yaş farkı mı?

Ayşe Özyılmazel ve Ali Taran evliliği birçok soruyu da beraberinde getirdi.

Son dönemde gündemden düşmeyen Ayşe Özyılmazel ve Ali Taran evliliği birçok soruyu da beraberinde getirdi. "Evlenecek çiftlerin arasındaki yaş farkı kaç olmalı, bu yaş farkı ileride ne gibi sorunlar yaratır?" gibi sorular bunlardan sadece bazıları. Biz de bu sorulardan yola çıkarak şu aralar en çok konuşulan Ayşe Özyılmazel - Ali Taran evliliğini masaya yatırdık.

Evliliklerde eşler arasındaki yaş farkı her zaman için merak ve ilgi uyandıran bir noktadır. Toplumsal beklentilerde kadın, erkekten küçük olmalıdır. Yaşıtlarsa o kadar da kötü değildir. Kadın erkekten büyükse dudak kıvrılır. Erkek, kadından biraz büyük olmalıdır. Eğer çok yaş farkı varsa sansasyon yaratabilir. Son haftalarda magazinde de bu konu gündemde. Evlilikte yaş farkını psikolojik olarak değerlendirecek olursak, öncelikle genellemelerden kaçınmamızda fayda vardır.

Örneğin; ortaokuldan alınarak evlendirilmiş 16 yaşında bir kız ve 42 yaşında bir erkeğin evliliği ile 30 yaşında bilinçli bir kadının olduğundan daha genç gösteren 55 yaşında biriyle evlenmesi aynı şeyler midir?

Tabii ki aşırı yaş farkı ileriki dönemlerde bazı sorunlara neden olabilir. Özellikle 10-15 yaşın üzerindeki farklarda neredeyse bir nesil farkından söz etmiş oluruz. Böyle bir durumda fiziksel, ruhsal ve cinsel uyum konularında sıkıntılar baş gösterebilir. Evliliğin temelinde aile olma ve hayatı birlikte paylaşma yatar. Aşırı yaş farklarında çocuk sahibi olma, büyütme, birlikte uzun ve kaliteli bir yaşam sürme riske girmiş olur.

Elektra Kompleks Nedir?

Son günlerde magazin dünyasını sallayan Ali Taran ve Ayşe Özyılmazel birlikteliği, evliliklerdeki büyük yaş farkı konusunu tekrar alevlendirdi. Bu tür evliliklerde insanların aklına ilk olarak şöhret, maddi kazanç sağlama ya da psikolojik bir kavram olan elektra kompleksi gelir.

“Elektra kompleks” ismini Yunan mitolojisinden alan bir psikoanalitik kavramdır. Bu kavram, kız çocuğunun babasına duyduğu aşk dolayısıyla annesine olan kıskançlığını ifade eder. Bu aşk yüzünden cezalandırılacağını düşünen kız çocuğu, kaygı duymaya başlar ve bunu gizler. Yıllar sonra babasına duyduğu bu gizli aşkı, babasının yaşına yakın erkeklere duyarak su yüzüne çıkarır. Daha yumuşatılmış kuramlar, çocukluğunda babasıyla net ve sağlıklı bir iletişim kuramayan kızların mahrum kaldıkları baba şefkati ve sevgisini, yine kendilerinden yaşça büyük erkeklerle beraber olarak gidermeye çalıştıklarını savunur.

Araştırmalar Ne Diyor?

Almanya’nın Max Planck Enstitüsü’nde yapılan araştırmaya göre; "Kendinden 15-17 yaş genç kadınla evlenen erkeklerin ömrü yüzde 20 uzuyor. Aynı şey kadınlar için geçerli değil. Kendisinden 15-17 yaş daha genç ya da yaşlı erkekle birlikte olan kadınların yaşam süresi yüzde 30 azalıyor." Öyle görünüyor ki, erkekler yaş farkı konusunda daha şanslı. Ancak bu araştırma kendinden 15-17 yaş büyük kadınlarla evlenen erkeklerden söz etmiyor.

Unutulmamalıdır ki insanlar birlikte olmaya ve evlenmeye sadece yaş mevhumu üzerinden karar vermezler. Hayattan beklentileri, kişilikleri, ihtiyaçları ve besledikleri duygular bu süreçte daha öncelikli olur. Ayrıca her 50 yaşındaki erkek ya da kadın, aynı ruh hali ve kişilik özelliği içerisinde olamaz. Yaşamın her döneminde bu böyledir. Dönem özellikleri olmasına rağmen her ergen öfke atağı geçirmez, her yaşlı depresyona girmez. Toplumsal beklentiler ve doğruların dışına çıkan bireyleri, onlara yönelik özel süreçlerle değerlendirmek gerekir. Yaşa bağlı olarak hayattan beklentiler, fiziksel ve ruhsal enerji, sosyallik, cinsellik, ruhsal dengeler ve uyum, karşılıklı anlayış ve empati gibi konularda farklılık ve sorunlar yaşanabilir. Ancak bu riskler her evlilik için söz konusudur.

Evlilikte Yaş Farkı En Fazla Kaç Olmalı?

Evlilikte uyumun ve dengenin sağlanabilmesi için kişilik kadar yaş da önemlidir. Yaş konusunda psiko-sosyal gelişimsel dönemler baz alınabilir. Biri gençlik, biri orta yaşlılık döneminde olan bir çifti, fiziksel ve ruhsal dengesizlikler bekler. Ayrıca sadece şu anki durum değil, on yıl sonrası da düşünerek adım atılmalıdır. Çocuk sahibi olmak, çocuğa ihtiyacı olan enerji ve hareketi sağlayabilmek de evlilikte düşünülmesi gereken noktalar arasında yer alır. Bu nedenle 10-15 yaş farkı, duygusal yakınlaşma ve bir arada yaşayıp aile olmada engel olmayabilir. Yine de önemli olan, başta söz verildiği gibi iyi günde-kötü günde, hastalıkta-sağlıkta beraber olmaktır. Yaşın ve yaşamın getirdiklerini birlikte göğüsleyebilmektir. Biz olabilmek, yol arkadaşı olabilmektir.

Uzman Klinik Psikolog
Göksu Telmaç

False