GeriEtkinlikler Onu görünce hepimiz susardık
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Onu görünce hepimiz susardık

Onu görünce hepimiz susardık
Abone Olgoogle-news

Duvarda bayan sus olarak kaldım.


Onu görünce hepimiz susardık

Sus işareti yapan o güzel hemşirenin fotoğrafı bir dönem hemen hemen tüm hastane ve sağlık kuruluşlarının duvarında yer alıyordu. Peki, kimdi o resimdeki güzel hemşire?


Onu görünce hepimiz susardık

O fotoğraftaki kadının adı Dilek Tunca ve kendisi aslında bir hemşire değil. Zaten kendisini kan tutuyormuş. Turizimci olan Tunca 1976 yılında Almanya’dan bir iş için Türkiye'ye döndüğünde ajanstan gelen bir telefonla başlamış tüm hikaye...


Onu görünce hepimiz susardık

Bu ünlü fotoğrafın çekilip sağlık kuruluşlarında yaygınlaşmasından beş yıl sonra, Hürriyet gazetesinde (24 Mart 1978) çıkan bir haberde, manken Dilek Tunca’nın bu pozu için o dönemin ücretlendirmesine göre 500 Lira ücret aldığını bildirmiş.


 

Onu görünce hepimiz susardık
 

Dilek Tunca, o meşhur fotoğrafın hikayesini geçtiğimiz yıllarda OT Dergisi'nden Seçil Türkkan'a verdiği röportajda anlatmıştı.

Bayan Sus'un hikayesini bilmeyenler için o röportajdan bazı bölümleri sizlere aktarıyoruz.

''Hiç unutmuyorum, 1976 senesinin yazıydı.Turizm işimle ilgili Almanya’dan döndüğüm gün annem söyledi “Seni ajanstan aradılar” diye. İstanbul Reklam Ajansı’ydı, Cağaloğlu’nde. Şimdi kapandı tabii. Hatta döndüğümün ertesi günü çekildi o fotoğraf. Şişli’de yaşıyordum. Babam Subay emeklisi, annem terziydi. O dönem Turizmciydim, aynı zamanda mankenlik yapıyordum. Şimdiki kadar çok manken yoktu. Biz 10-12 kişi kadardık. Simla Kantarcıoğlu, Başak Gürsoy, Fatoş Altınkum’lar filan. Ertesi gün hemen gittim ajansa. Yurtoğlu ilaç firması, hastanelere ‘Sus Pankartı’ yaptırmak istiyormuş. Firma beni seçmiş. O zamanlar ‘kast ajansı’ diye bir şey yoktu. Reklam ajansları birbirine haber verirdi. Bağlı olduğumuz bir ajans da yoktu. Hepimiz birbirimizi tanırdık. Ekspozisyonlara 1-2 kişi çıkardık. Rozet Konfeksiyon için hep beraber çektirdiğimiz fotoğraflarımızda vardır.


YÜZÜNÜZ HİÇ YABANCI GELMİYOR

Onu görünce hepimiz susardık

Ben hastanelere gittiğimde doktorlar ve hemşireler önce bakıyorlar bana, onlara her seferinde tanıdık geliyorum. Yakın davranıyorlar. İlk kez karşılaşmışız aslında ama yıllarca fotoğrafıma bakmışlar, aşinalar bana. Bu duruma çok gülüyorum. Bir gün göz doktoruna gittim. Kızcağız bana bakıp “Yüzünüz hiç yabancı gelmiyor” dedi gülerek, halbuki tam arkasında benim hemşire pozum asılı. Ben hiç çaktırmayıp gülüyorum “Olabilir tabii” diyorum. Söylemiyorum da. Çünkü gözüme makyaj fırçası batmıştı, canım yanıyor. Çıktım oradan, sonradan kendi bulsun diye. Genelde söylemem o kadının ben olduğumu. Bir keresinde anjiyo oluyorum, hastaneye birlikte gittiğim arkadaşım söylemiş doktorlara, bana gelip “Aşk olsun niye söylemiyorsunuz o olduğunuzu?” dediler. “Siz bir an evvel bitirin işinizi, oradaki benim işte!” dedim. Hatta sonra beni özel odaya aldılar, çok hoşuma gitti. Doktorlarla çaktırmadan da olsa samimi bir ilişkim var.


DUVARDA BAYAN SUS OLARAK KALDIM

Onu görünce hepimiz susardık

Almanya’da bir dişçi polikliniğine gittim, poliklinikte de bir Türk varmış. Odaya girdim, duvarda benim fotoğrafım asılı. “Nereden buldunuz bu fotoğrafı?” dedim, doktor “Aaa, ben onu çok seviyorum, bayılıyorum, aşığım o hamıma” dedi. Ben kaldım. Hiçbir şey söyleyemiyorum. Bir baktı “Yoksa siz misiniz?” dedi. “Yok o benim kardeşim” dedim. “Hadi canım, kandırmayın. Sizsiniz işte” dedi, güldük. Sonra bir gün Tekirdağ’a gidiyorum, seçim zamanıydı. Bir otobüs gördüm. Bir baktım, otobüsün bir yanında Ecevit’in, diğer yanında benim fotoğrafım var. “Ne alaka yahu!” diye düşündüm. Kime sus diyorlar anlamadım hiç. ‘Bayan Sus’un ayrı bir yeri daha vardı, çünkü Atatürk’ten sonra duvardan inmeyen fotoğraf benimkiydi. Herkes geldi gitti, ben duvarda ‘Bayan Sus’ olarak kaldım.''


BAYAN SUS'TAN ÖNCE DETERJAN REKLAMINDA OYNADIM

Onu görünce hepimiz susardık

‘Bayan Sus’tan önce de deterjan reklamları vardı. 4 sene oynadım. Hayat, Ses Mecmuası’nda çıkardı fotoğrafları. Reklam filmi de çekildi. Hem de ilk renkli reklam filmiydi. Çamaşırları asıyorum. ‘Benim için önemli olan beyazlık’ diyorum.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle