GeriSağlık Nasılsa geçer deyip beklemeyin!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Nasılsa geçer deyip beklemeyin!

Nasılsa geçer deyip beklemeyin!

Doktor tavsiyesi olmadan kullanılan kremler, şişlik ve ağrıyı artırıyor.

Ayak bileğinin burkulmasını hafife almamak ve çaresini evimizdeki kremlerde aramamak gerekiyor. İçeriğini bilmediğimiz bu krem veya jellerin zararlı olabileceğini belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Çetik, yanlış tedavinin iyileşme sürecini geciktirdiğini de önemle vurguluyor.

“Evde ecza dolabınızda bulunan, daha önce ne amaçla verildiğini hatırlamadığımız eskimiş krem veya jelleri kesinlikle kullanmayınız. Bu kremlerin faydadan çok zararı olabilir. Hem şişlik ve ağrınızı artırır hem de iyileşme sürenizi geciktirir.”

Ortopedide tedavi amacı ile ‘ısıtma’ etkili ve ‘ödem’ çözücü olmak üzere iki farklı tip krem kullanıldığını, ancak ayak burkulmalarının tedavisinde ödem çözücü kremlerin tercih edildiğini belirten Doç. Dr. Özgür Çetik, “Biz hastalarımıza tedavi amaçlı olarak ödem çözücü krem verirken, ısıtma etkili kremleri ileri yaşlarda eklem kireçlenmelerinde kullanıyoruz. Doktor tavsiyesi olmadan akut burkulmalarda ödem çözücü yerine ısıtıcı krem kullanıldığında bilekteki şişlik ve ağrı artıyor, tedavi zorlaşıyor” diyor.

Burkulma kimlerde daha sık görülüyor?

Daha önceden ayak bileği burkulmuş ve eksik tedavi görenlerde ikinci ve üçüncü kez ayak bileği burkulmasının daha yüksek oranda görüldüğüne değinen Dr. Çetik, burkulmanın kimlerde daha sık görüldüğünü şöyle sıralıyor:

• Kas gevşekliği olanlar

• Bağ yetmezliği tespit edilenler

• Isınmadan spora başlayan amatör sporcular

• Yüksek topuklu ayakkabı giyen kadınlar

Ayak burkulması meydana geldiğinde kişinin sıklıkla ayak bileğinin içeri dönmesi sonucunda ayak bileğindeki yan bağlar yaralanıyor. Ayrıca daha az sıklıkta ayak bileği kemiklerinde kırıklar ve eklem yüzeyinde kıkırdak hasarı da ortaya çıkabiliyor. Ayak bileği burkulmalarını tıbbi olarak evre 1, evre 2 ve evre 3 olarak üçe ayırdıklarını söyleyen Doç. Dr. Özgür Çetik, burkulmaların evrelerine dikkat çekiyor:

Burkulmanın evreleri

Evre 1’de elastik bandaj ve dinlenme yetiyor

Ayak burkulması evre 1 olarak isimlendirildiğinde bağlarda kopma olmuyor ancak esneme görülüyor, bağ çevresinde su toplanması (ödem) oluyor.

Tedavisi: Bu durumda hastanın ayağına elastik bandaj sarılıyor, istirahat etmesi ve çok yürümemesi öneriliyor. Ayak bileğini 48 saat süreyle sırtüstü yatarak, kalp seviyesinden yukarı kaldırarak yatması isteniyor. Bu yapıldığında ayağın da şişmesi engellemiş oluyor. Aynı zamanda buz uygulamasına da devam etmek gerekiyor. Buz, cilt üzerine direkt uygulandığında buz yanığı oluşacağından, ince bir beze ya da havluya sararak uygulamak oldukça önemli. Buz uygulamasını iki gün süresince iki saatte bir 15’er dakika tekrarlamak fayda sağlıyor. Genellikle üç hafta içerisinde iyileşiyor.

Evre 2’de bağların bir kısmı yırtılıyor ama kendi kendine iyileşiyor

Evre 2’de bağlar kısmi olarak yırtılıyor. Muayene sonucunda ayak bileğinde gevşeklik olduğu saptanıyor.

Tedavisi: Kişinin yaralanmasının derecesine göre kısmi olarak alçı- atel veya özel ayak bileklikleri uygulanabiliyor. Bu sayede hastanın ayak bileğinin hareketsiz kalarak bağların iyileşmesi hızlandırılmış oluyor. Ayrıca ödem çözücü ve ağrı kesici ilaçlar veriliyor. Eğer hasta yeterli sürede istirahat ederse iyileşme süresi 3-6 haftayı buluyor.

Evre 3’de ameliyat gerekiyor

Evre 3’de bağ koptuğundan kendi kendine iyileşmesi mümkün olamıyor.

Tedavisi: Evre 3’teki ayak burkulmasında, kopan bağın tamir edilmesi gerekebiliyor ya da başka yerden bağ alıp nakletmek söz konusu oluyor. Bağ tam koptuğundan ayağın ameliyat sonrası iyileşmesi daha uzun sürüyor.

Zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerekiyor

Ayak burkulmalarında eskimiş kremler ve jellerin kullanılmasının dışında, geçmesini bekleyip doktora gitmemek de bazı sorunlara yol açabiliyor. Doç. Dr. Özgür Çetik, “Ayak bileği burkulmalarında belki geçer umuduyla birkaç gün evde beklenebiliyor. Oysa zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerekiyor. Bu dönemde hastanın evresine bakılmadan buz uygulanması lazım, buz uygulaması şişliği ve ağrıyı azaltıyor. Burada önemli olan en az 48 saat dinlenmek ve ayağı yere basmamaktır” diyor. Ayağın kalp seviyesinden yukarıda tutulmasının sebebini Dr. Çetik, şöyle açıklıyor: “Ayak, kalp seviyesinden aşağıda olduğunda kan basıncı arttığı için zedelenen dokuya sıvı kaçağı olur, şişme artar, şişme de ağrıyı artırır. Yatar pozisyonda ayak altına iki yastık konulması yeterlidir.”

False