GeriÇocuk Sağlığı Mutlu anne olmanın sırları
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mutlu anne olmanın sırları

Mutlu anne olmanın sırları

Çocuklar mükemmel anneye değil mutlu anneye ihtiyaç duyar!

Çocuklar güven veren mutlu anneye mi yoksa mükemmel anneye mi ihtiyaç duyarlar. Psikiyatrist E. Onur Özalmete, çocuğun mutlu anneye ihtiyaç duyduğunu belirtti ve mutlu anne olmanın sırlarını anlattı.

Mutlu anne olabilmek tüm annelerin hayali. Çünkü mutlu anne mutlu çocukların yetişmesinde en önemli faktörlerin başında geliyor. Anneler “Mükemmel anne ile mutlu anne” farkını ayırt etmesi gerekiyor. Annenin, bebeğine yansıtacağı bazı faktörler, bebeğin mutluluğunu gölgeler. Depresyonda olmak, kaygılı olmak, bütün yaşamını bebeğine adamak, yetersizlik hissi yaşamak, bebeğine karşı suçluluk duygusu yaşamak, çözümü dışarıda aramak bu faktörlerin başında geliyor.

Anne en iyi olanı yapmaya çalışırken yetersiz ve kaygılı biri haline gelir. Evde ikinci bir öğretmen olmak ister. Baba dâhil herkesi ve her şeyi çocuğun iyiliği için yönetmeye çalışır.

Güven verin

Yeterince iyi anne olmak için 2 teme kural var. Bu temel kurallardan biri “Çocuğu aynalamak.” Yeterince iyi anne olmak çocuğun duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarını doğru anlayıp, güven verici, sakinleştirici bir tavırla ihtiyaçlarına en uygun yanıtı vermektir. Bir başka deyişle, bebekten gelen kaygılı uyaranın anne tarafından alınıp işlenmesi; bebeğe sakinleştirici bir uyaran olarak geri yansıtılmasıdır.

Yeterince iyi anne olmak için yapılması gerekenlerden biri de sınırları net çizmek, yani gerektiğinde hayır diyebilmektir. Sınırlar çocuğun kendisini güvende hissetmesini sağlar. Sınır çizerken temel amaç, çocukta kuralları olan güvenli bir hayat hissi oluşturmaktır. Hayatın temel kurallarını ve sınırları görmek, öğrenmek çocuğun temel ihtiyaçlarındandır. Çocuklar 2 yaşından itibaren sınırlarını öğrenmek için ebeveynlerini denerler ve zorlarlar. Bu davranışlar yaklaşık 6 yaşına kadar devam eder.

Mutlu anne olmak için bazı öneriler

Eğitimi okullara bırakın. Eğitmeye çalışmak yerine kaliteli zaman geçirin. Oyun oynayın. Oyunda önemli olan oyunun eğitici olması değil tatmin edici ilişki kurmayı sağlamasıdır. Siz de tatmin olmalısınız. Keyif almadığınız oyunu oynamayın. Kendi yaşanmamışlıklarınızı, ideallerinizi çocuğunuz üzerinden gerçekleştirmeye çalışmayın. “Ben okuyamadım o okusun” diye düşünerek hareket etmeyin. Kendinize yatırım yapın, çocuklar oradan öğrenir. “Hiç kitap okumuyor” Peki, siz okuyor musunuz?

False