GeriEtkinlikler İşine Aşık Bir Oyuncu: Tülin Özen
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İşine Aşık Bir Oyuncu: Tülin Özen

İşine Aşık Bir Oyuncu: Tülin Özen

Tülin Özen, tüm projelerini Hürriyet Aile’ye anlattı.

Televizyon dizilerinde, birçok tiyatroda ve sinema filmlerinde gördüğümüz, şu sıralar Kanal D’de yayınlanan Üsküdar’a Giderken adlı dizide izlediğimiz Tülin Özen, kısa sürede birçok ödüle sahip olmuş, başarılı bir oyuncumuz. Her ne kadar övülmekten hoşlanmasa da Tülin Hanım’ın her zaman iyi projelerde yer almayı nasıl başardığını merak ettim ve görüşüp kendi ağzından duymak istedim. Sağolsun o da sorularımı içtenlikle cevapladı.

Oyunculuğu ve aynı zamanda ses tonuyla da benim gönlümde taht kuran Tülin Hanım’la sayemde güne trajikomik bir telefon konuşması ile başladık. Buluştuğumuzda ise Tülin Hanım’ın samimiyetini ve doğallığını görünce birkaç dakikadan sonra o görüşmenin hiçbir öneminin kalmadığını anladım. Röportaj sonunda da ortaya içten bir sohbet çıktı. Buyrun efendim…

İstanbul Teknik Üniversitesi, elektrik mühendisliğinden ayrılarak Yeditepe Üniversitesi’nde tiyatro bölümüne geçiş yapmışsınız, böyle radikal bir kararı nasıl aldınız?

Bir anda değil, daha öncesinde aldığım bir karardı bu. Hem ailemi ikna etmem gerekiyordu hem de fizik, matematik gibi sevdiğim konulardan vazgeçecektim. Bu yüzden neyi ne kadar istediğimi biraz düşünmem gerekiyordu. İTÜ’de okurken de tiyatro yapıyordum zaten sonrasında eğitimini almam gerektiğini düşündüm ve tiyatro eğitimi almaya karar verdim.

Eğitim bitti. Peki, sonra nasıl başladınız oyunculuğa? İlk olarak filmde mi yoksa dizide mi rol aldınız?

Okurken devlet tiyatrosunda oyunlarda oynamaya başladım, figüran olarak daha yardımcı rollerde oynuyordum. Sonraki ilk ciddi işim Semih Kaplanoğlu’nun yazıp, yönettiği “Meleğin Düşüşü” filmi ile oldu.

Altın Portakal’da “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü aldığınız film değil mi?

Evet, ödül almıştım. Ödül aldıktan sonra teklifler gelmeye başladı ama ben devlet tiyatrosunda başka bir oyunda oynuyordum zaten o yüzden bir sene falan yapmadım bir şey. Çok çömezdim, ne yapmak istediğimi bilmiyordum zaten. Ödül aldığım için bir şey yapmak istemedim, oyunculukla ilgili düşünmeye devam etmek istedim. Bir sene sonra “Beyaz Gelincik” dizisi oldu, böylece daha da tanındım. Sanırım “Beyaz Gelincik”le oyunculuğumu daha da kanıtlamış oldum. 

“SEMİH KAPLANOĞLU İLE ÇALIŞMAK BÜYÜK ŞANS”

İlk filminizde ödül almışsınız, büyük başarı. Sizin oyunculuğunuzu çok beğeniyorum ama biraz da şansınızın olduğunu düşünüyor musunuz?

Yani başarı kısmını benim söylemem saçma olur ama şans olduğunu kesinlikle söyleyebilirim. Tabii ki kovaladığın, seçtiğin işlere de bakıyor. Semih Kaplanoğlu ile çalışmak çok özel bulduğum ve çok yapmak istediğim bir şeydi, gerçekten çok büyük bir şans oldu mesela. Biliyorum ki yetenekli bir sürü arkadaşım, bir yerlere gelebilmek için benden çok daha fazla çabalamak zorunda kaldı.

Daha önce kamera arkasında çalıştınız diye biliyorum. Yönetmenliğe ya da senaristliğe merakınız var mı?

Evet, ‘yerel cast’tan sorumluydum. Benim için en özel kısmı oyuncularla Semih Bey arasında diyalog oluşturmaktı. Yani o dünyayı kurmak, yaratmak bana çok güzel gelen bir şey, ilgileniyorum tabii ki ama çok zor bir iş olduğunu, beni çok aştığını düşünüyorum.

“VİCDAN FİLMİNDE İSTEDİĞİM KARAKTERİ OYNADIM”

Vicdan filmindeki oyunculuğunuzu da çok beğenmiştim.

Teşekkür ederim, ben filmde gerçekten en sevdiğim karakteri oynadım. Çok şanslı hissediyorum Erden Kıral ile çalışıyor olmaktan dolayı. O da iyi bir ekipti bence. Ben o filmde iki kadının bir arada olup bir erkekle mücadele etmesini çok sevdim.

Ne tarz filmleri izlemekten hoşlanıyorsunuz?

Valla her şeyi seviyorum, çok fazla korku filmi izlemiyorum galiba. Onunla ilgili çok heyecan duymuyorum ama o da ne bileyim böyle uzak doğu ve bir takım şeylerle bütünleştiyse çok hoşuma gidenleri de oluyor. Macera, aksiyon falan o tip arayışlarım yok. Kendi dünyasını yaratmış her filmi seviyorum, bu da bence çok zor bir şey. Söylediğim kolay gelebilir ama yönetmenle alakası olan bir şey. Başından sonuna kadar beni herhangi bir dünyaya sokup buna inandırdıysa her türlü filmi severek izlerim. Bunu her filmde bulabilmek kolay değil tabii ki.

      

İşine Aşık Bir Oyuncu: Tülin Özen
       
İşine Aşık Bir Oyuncu: Tülin Özen

SOHBETİMİZ DİZİLERDEN GÖRÜNTÜLERLE DEVAM EDİYOR...

[fotogaleri=65]

“MÜZİKAL OLSA DA İZLESEK”

O zaman tiyatrodan bahsedelim biraz, okurken devlet tiyatrolarında oynadınız, sonrasında nasıl devam ettiniz?

Sonrasında Sersemler Evi diye bir oyunla devam ettim, 5 sene oynadık onu. Sersemler Evi de maske tiyatrosuydu sonrasında bir sürü dans projelerinde yer aldım. Hareket tiyatrosu, dans projeleri gibi işlerde rol aldım. Metin Deniz’in yönettiği bir oyunda oynadım. Diğer Şeyler Topluluğu’nda “Üçüncü Evren” diye bir oyunda oynadım. İşte bu sene de Krek Tiyatro Topluluğu ve Prospero Dans Topluluğu ile birlikte çalıştım. “Güzel Şeyler Bizim Tarafta” diye bir oyunda daha oynadım.

Müzikallerle ilgili ne düşünüyorsunuz?

“Olsa da izlesek” diyorum.

Oynamak istemez misiniz?

Çok yapmak isteyeceğim şeylerden bir tanesidir ama müzikal dili bana bazen çok uzak gelen bir şey. Şarkıyla bir şey anlatmaya çalışmak, çok doğru yapılması gereken bir şeymiş gibi geliyor bana. Keşanlı Ali, Lüküs Hayat gibi müzikallerin kolay kolay çıkmadığını düşünüyorum. İnandığım bir müzikal olduktan sonra dansın, müziğin ve oyunculuğun olduğu herhangi bir şeyi tercih etmemek gibi bir şey düşünemiyorum.

“ÖZEL HAYATIMDAN BAHSETMEYİ SEVMİYORUM”

Magazincilerle aranız nasıl?

Ben birtakım şeyleri konuşmayı pek sevmiyorum, en yakın arkadaşlarıma anlattığım şeyleri paylaşamam kimseyle. Bu tarz durumlarla ilgili sıkıntım var gerçekten ama onun dışında “Kimse çekmesin, kimse görmesin” gibi bir tavrım yok. Bilmiyorum o bir denge sanırım bir şekilde başından çok doğru kurmak gerekiyor bu ilişkiyi herhalde. Mesela “Evleniyorum, hamileyim ama aldıracağım” desem sansasyonel bir haber olurdu değil mi:) Ama kesinlikle düşünemiyorum, bana göre değil bu tarz sohbetler.

Tatil planı yok mu?

Yazın tatil yapmam gerekmeyecek dizim var çok mutluyum. “Tatilde ne yapacağız?” muhabbeti beni sıkıyor.

Neden canım, deniz yetmez mi?

Yeter, benim için 3-4 gün tamamdır. Bu yaz çalışacağım ve bunun için çok mutluyum.

Yakında bir sinema projesi var mı peki?

Erden Kıral yeni bir film çekmek istiyor belki onunla bir şeyler olabilir netleşirse. Onun dışında şu anda konuştuğum şeyler var ama hiçbiri netleşmiş değil.

Tülin Özen’le tanışınca oyunculuğundaki doğallığının nereden geldiğini anlayabiliyorsunuz. Kendisi ile ilgili konuşmaktan, süslü cümlelerden pek hoşlanmıyor ama bu yanıyla kendine daha da hayran bıraktırıyor. Bu keyifli röportaj için Tülin Hanım’a çok teşekkür ediyoruz. 

Röportaj: Nilay Uzun

Fotoğraf: Merve Hazinedaroğlu

False