GeriSağlık Her mevsim sofralarımızdan eksik etmiyoruz... Balık diyeti riskli midir?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Her mevsim sofralarımızdan eksik etmiyoruz... Balık diyeti riskli midir?

Her mevsim sofralarımızdan eksik etmiyoruz... Balık diyeti riskli midir?

Severek tükettiğimiz balık eti kırmızı ete oranla daha az yağlı, beyaz ete oranla da daha fazla besleyicidir. Balık, omega 3’ün yanı sıra kaliteli proteinler, vitaminler ve mineraller yönünden çok zengin bir besin ve 100 gramı bile A vitamini gereksiniminin yüzde 10 ila 15’ini karşılıyor. Peki balık tüketimi nasıl olmalıdır? Balık diyeti riskli midir? Hangi balık hangi mevsimde yenilmelidir? Tüm bu sorular ve daha fazlasını Diyetisyen Şevval Güzel yanıtladı.

Balık, folik asit, fosfor, kalsiyum, iyot ve selenyum gibi minerallerin de kaynağıdır. Balık vitamin ve mineral bakımından oldukça zengin bir gıda olmasının yanı sıra beynin kullandığı omega yağ asitlerini de bolca içerir. Pek çok yararı olsa da haftada iki porsiyondan fazla balık tüketmek riskli olabilir. Vücudun ihtiyacının üzerinde protein alması, aralarında gut hastalığının da yer aldığı bazı sorunlara risk yaratır. Yeme sıklığınızı, pişirme yönteminizi ve bir seferde yediğiniz miktarı ayarlamalısınız. Toplumumuzda yağda pişen balıklar maalesef çok sık tüketilse de kızartmaların aşırısı da sağlık açısından uygun değildir. Sadece alınan yağ miktarı açısından değil, çok yüksek sıcaklığın yağda, sağlık açısından zararlı bazı maddeler ortaya çıkarabilmesi açısından da kızartmaları mümkün olduğunda hayatınızdan çıkarmalısınız. Kızartmak yerine haftada en az iki kez fırında, ızgara veya buğulama olarak tüketebilirsiniz.

Balığın taze olduğunu nasıl anlarız?

Balık avlandıktan kısa bir süre sonra tazeliğini kaybeder. Bu sebeple en önemli konulardan biri de balığın tazeliğidir. Taze balığın göz bebekleri dışa doğru bombelidir, bayat balığın göz bebekleri ise çökmüş, donuk ve mattır. Ayrıca taze balığın üzerine elinizi bastırıp çektiğinizde bir iz oluşmaz fakat bayat balığın üzerine elinizi bastırıp çektiğinizde iz kalır, balık eski şekline dönemez.

Balık diyeti riskli midir?

Çevre kirliliği nedeniyle suda kurşun, çinko, bakır, arsenik, civa birikir ve bunları balıklar tüketmektedir. Özellikle mezgit, levrek, kalkan, kırlangıç, midye gibi balıklar metalleri daha fazla tükettiği için bu balıkların yenmesi sonucunda ciddi ölümcül zehirlenmeler oluşabilmektedir. Su kaynaklarının kirlenmeye başlaması ile birlikte balık ve civa arasındaki ilişki artar. Çevreye saçılan civa su kaynaklarına indiği zaman özellikle minik deniz canlıları tarafından metil-civa dediğimiz bir bileşiğe çevriliyor. Metil-civanın kötü yanı da deniz ürünlerinde birikme özelliğine sahip olmasıdır. İnsanların en çok maruz kaldığı civa türü de deniz ürünleri tüketimine bağlı metil-civadır. Özellikle bazı cins balıklarda çok daha yüksek miktarlara ulaşabiliyor. Kabuklu deniz ürünlerinde, derin okyanus balıklarında ve büyük avcı balıklarda çok çok yüksek miktarlarda bulunabiliyor. Bunun temel nedeni bu büyük avcı balıkların çok sayıda küçük balıkları yiyerek hayatını sürdürmesidir. Ton balığı, kalkan, orkinos, kılıç balığı, tuna balığını bu balıklara örnek olabilir. İyi seçenekler ise somon, uskumru ve hamsi gibi küçük balıklardır.

Midye ciddi derecede ağır metal içeriyor

Bunlara ek olarak severek yediğimiz midyenin çok da masum olmadığını hatırlatmak gerekiyor. Midye ağır metal birikimi açısından ciddi risk taşıyor. Zaten halk arasında denizin çöpçüsü de derler kendisine. Özellikle kirli denizlerden çıkan midyeler çok ciddi ağır metal kaynağı alabilirler. Ama size bu saydığımız balıkları asla ve asla tüketmeyin değil de kararında tüketin diyorum. Fazla tüketmenin yarardan çok zarar getireceği de unutmamak gerekiyor. Türkiye’de civa düzeyi çok yüksek bulunmamış ancak Karadeniz ve Marmara kirlilik açısından risk barındırıyor. Tarımdan endüstriye birçok nedenden ve kapalı havza olmasından dolayı da sularımızda kurşun yüksektir.

En hassas dönem gebelik

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından yayınlanan listede mutlaka uzak durulması gereken balıklar, tüketilmemesi gereken balıklar ve gebelerin uzak durması gereken balıklar şeklinde gruplar vardır. Çünkü civa için en hassas olunan dönem anne karnındaki nörolojik gelişimin etkili olduğu intrauterin dönemidir.

Hangi balık hangi ayda tüketilmelidir?

Ocak: Bu ayın en lezzetli balıkları uskumru, lüfer, palamut ve istavrittir. Çinekop, tekir, kefal, kırlangıç ocak ayında en bol dönemini yaşayan balıklardır.

Şubat: Tekir, gümüş, hamsi, izmarit, kalkan, mersin, torik, kefal, levrek şubat ayında lezzetlidir. Ayrıca kalkan mevsiminin başlangıcıdır.

Mart: İzmarit, mezgit, kefal, levrek, yayın balıkları mart ayının lezzetli ve bol bulunan balıklarındandır.

Nisan: Mersin, barbun, levrek, kefal, kaya balığı lezzetlidir.

Mayıs: Mayıs ayı deniz canlıları ve balıklar açısından çok zengin çeşitlilik gösteren bir aydır. Barbun, istakoz, levrek, tekir, dil balığı, pavurya, karides, iskorpit mayıs ayında lezzetle tüketilebilir.

Haziran: Mercan, akya, kaya balığı, mersin, orfoz, sardalya, bu ayda tüketilebilen gereken balıklardandır.

Temmuz: Sardalya, çinekop, sarıağız, akya, trança bu ayın en lezzetli balıklarıdır. İstavrit çok lezzetlidir.

Ağustos: Çinekop, sarıağız, sinarit, kaya balığı, istavrit ve sarıkanat bu dönemdeki en lezzetli balıklardır. 

Eylül: Sardalya hala lezzetlıdır. Lüfer, kolyoz, izmarit, barbun, çinekop, çipura, uskumru eylül ayında da çok bol avlanır.

Ekim: Balık sezonunun en canlı aylarından biridir. Barbunya, çipura, levrek, lüfer, tekir, sardalya, palamut çok lezzetlidir. Palamutun en lezzetli zamanıdır.

Kasım: Lüfer, palamut, orfoz, sarıağız, tekir, torik, uskumru, kefal, sazan, yayın lezzetlidir. Kasım ve aralık lüferin en lezzetli zamanıdır. Kasım ayı torik akışının en yoğun olduğu zamandır.

Aralık : Uskumru , lüfer, palamut, torik lezzetlidir ve tekir bolca avlanır. Ayrıca hamsinin de tam lezzetli olduğu zamandır.

Fırında Somon | Mucize LezzetlerMucize Lezzetler'in bugünkü menüsünde fırında somon var! (Sponsorlu İçerik)
False