GeriHamilelikte Beslenme Gebelik döneminde sağlıklı beslenmenin önemi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gebelik döneminde sağlıklı beslenmenin önemi

Gebelik döneminde sağlıklı beslenmenin önemi
Abone Olgoogle-news

Midenizin sesini dinleyin, ama 3 ana öğünü asla kaçırmamaya çalışın.

Hamilelik, çok normal ve doğal bir süreç olmakla beraber, anne adayının yaşamında önemli dönemlerden biridir. Bu dönemde anne adaylarının sağlıklı beslenmeleri, hem anne adayı hem de doğacak bebek için önemlidir. Diyetisyen Dilek Işık'ın bu konudaki önerilerine kulak verin...

Midenizin sesini dinleyin, ama 3 ana öğünü asla kaçırmamaya çalışın. Zaten midenizden alacağınız sinyaller ara öğünleri belirleyecektir. Ama ana öğünleri kaçırmak, mide düzenini bozacağından, ana öğünlerin yol gösterici olduğu söylenebilir. Midenizde yanma, ekşime gibi şikayetler söz konusu olduğunda ana öğünler arasına, ara öğünler ekleyin. Böylece bu şikayetler en aza inecektir. Bu ekşimelerde en önemli ve mucizevi ilaç sudur.

Genellikle kabızlık en fazla rahatsızlık veren durumlardan biridir. Yemeklerin arasında su tüketin ama özellikle yemeklerden hemen sonra tüketilecek su anne adayının yaşayacağı bağırsak sorunlarını en aza indirecektir. Su ihtiyacınızın ne seviyelerde olduğu idrar renginizin koyuluğundan anlayabileceğiniz bir durumdur. İdrarınızın rengi koyulaşmışsa içtiğiniz su miktarını artırın hemen rengi açılacaktır. Aynı zamanda halsizlik yaşıyorsanız bunun da en aza indiğini göreceksiniz.

Hamilelik dönemi bir kadın için çok özel bir dönem olmakla beraber aynı zamanda başka bir canlının hayat bulduğu inanılmaz mucizevi ve aslında çok keyifli bir bekleyiş dönemidir. Hamilelik döneminde zayıflamak istemeyin lütfen. Kilolu veya zayıf olmanız artık önemini kaybetti. İdeal kilonuzu hamilelikte dengelemeye çalışmak, anne adayı ve bebek için pek de sağlıklı olmayan aynı zamanda hiç önerilmeyen bir durumdur. Ancak anne adayı kilolu olduğu zaman, uzman veya doktorunun desteği ile kilo alması yavaşlatılablilir, burada bile çok fazla müdahaleci olmadan çalışılmalıdır.

Hamilelikte 9-12 kilo alınması normaldir. Başlangıç olarak öğün sayısını 3 ana 3 ara öğün olarak düzenleyin, sonrasında yine mideniz sizi yönlendirecektir. Yanma şikayetleriniz arttığında ara öğünlerde daha çok su tüketin ve bu ekşime devam ediyor iken hafif bile olsa pek fazla gıda tüketmeyiniz. Su zamanla mideyi rahatlatacak ve bu yanma sürecini hafifletecektir.

Fakat yanmalar çoğu zaman anne adaylarının keyfini kaçıran şikayetlerden biridir. Bu nedenle gerçekten az ve sık, gerekirse 6 değil 8 öğün, 10 öğün kullanılabilir. Çok az miktarlarda yiyecek tüketerek, mide asidini uyandırmadan, ekşime yanmalarda suyu ön plana çıkararak bu süreç hafif atlatılabilir. Ara sıra ağzınıza taze nane alabilir hem ferahlatıcı etkisini yaşar hem de midenizi rahatlatabilirsiniz.

Süt ve süt ürünleri, yumurta, et, tavuk veya balık, kuru baklagiller, peynir, lifli yeşil sebzeler, hububat, C vitamini, yağ; tereyağı, mayonez ve zeytinyağı tercih edilir. Meyveler, sebzeler tüketilmelidir, burada dikkat edilmesi gereken en önemli disiplin, mide yanmanızı teşvik edecek besinlerden kaçınmaktır. Aslında asiti yüksek olan besinler bilinmekle beraber anne adayının mide sesini dinlemesi ve en uygun gıdaları yine kendisinin deneme yanılmayla bulması da mümkündür. Çok zengin mineral kaynağı olduğunu bildiğimiz kuru meyveler ve kuru yemişler ara öğünlerde bol su ile tüketilebilirler. Badem, ceviz, kuru erik bunlar arasında sayılabilecek en ideal kaynaklardır denebilir.

Demir alımı anne adayı açısından önemlidir, çünkü bebek aslında annenin demirini, ihtiyacı oranında kullanır. Anne adayının depolarını koruyabilmesi açısından et, böbrek, karaciğer, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, pekmez ve kuru baklagiller gibi gıdalar yüksek oranda demir içerdiğinden hamilelik sırasında demir ihtiyacını bu gıdalarla sağlamak kolay ve pratik olabilir.

Hamileliğin ilk üç ayında folik asit takviyesi çok önemlidir. Bebeğin merkezi sinir sisteminin gelişmesi için gereklidir. Bu nedenle hamilelikte folik asit ihtiyacı artar, günlük alımı iki katına çıkarmak uygun olabilir. Folik asit en fazla yapraklı yeşil sebzeler, bira mayası, karaciğer, böbrek, yumurta, zarı alınmamış tahıllar, ceviz, badem, fındık, fıstık, mercimek, ıspanak, yonca, maydanoz, nane, baklagiller, ve tohumlu gıdalarda bulunur. Fakat anne adayının yanma şikayetleri yoğun ise sebzeleri az pişirerek kullanması da yeterlidir. Veya sakatatlar ve kurubaklagilleri, kuruyemişleri daha fazla kullanması doğru olabilir.

Sabah kahvaltılarında kullanılacak bir kase mısır gevreği de anne adayının bir gün için alması gereken folik asit seviyelerini karşılayabilir. Fakat olabildiğince az katkılı ve doğal olması önemsenmelidir. Genel olarak fast food yemeyin ve olabildiğince doğal ve taze besinler kullanmaya dikkat edin!

Not;

Bütün bu yukarıda yazılanlar Kullanılması gereken önemli bigiler olmakla beraber, anne adayının çok fazla dikkat göstermesi, bu süreci dikkat işaretleriyle dolu bir yol halinde algılaması duygusal dengeleri bozacak seviyelere getirilmemelidir. Herşeyin mükemmel olması gerekmiyor veya zaten olamıyor. Bu süreci uygulanması gereken beslenme kuralları veya yaşam biçimi disiplinleri diye düşünmemek gerek. Bu son derece keyifli ve şık bir macera, bekleyiş.. Bu bekleyişi olabildiğince sağlıklı geçirebilmek için bilgi ile donanmak yeterli. İster istemez bu bilgiler kullanılıyor. Sağlıklı bir annesiniz ve bebeğiniz de sağlıkta. Çok büyük yanlışlar yapmadığınız sürece herşey doğasında çok güzel ve olması gerektiği gibi olacaktır, meraklanmayın. Yanınızda herşeyi takip eden bir doktorunuz var...

Sigara, alkol, uykusuzluk, zayıflamaya çalışmak, ağır spor yapmak... Bunlar büyük yanlışlar belki. Yani anne adayı olmadan yapmayacaklarınızı yine yapmayın. Tek fark, bedeninizde bir bebekle yaşamaya başladınız. Sizin ihtiyaçlarınız ve bebeğin ihtiyaçlarını karşılayacak bir düzen oluşturmaya çalışmak en doğrusu.

Anne adayları arasında yeni bir tedirginlik yaşanmakta. ''Bebeğim yeterince kilo alıyor mu?, bunun için ne yapmalıyım?'' Bunun için bir şey yapmanıza gerek yok. Meraklanmayın bebeğiniz sağlıkla ve gayet iyi büyüyor. Siz sağlıkta olduğunuz ve beslenmenizde yapacağınız, hamileliğe özel minik değişimlerle zaten gerekeni yaptınız. Bu duyulan kaygı çok özel zamanlarda yaşanan özel durumlardır.

Bebeğinizin gelişiminden doktorunuz rahatsız olursa ancak o zaman size özel bir çalışma yapılır. Zaten bunu da doktorunuz vereceği tavsiyelerle halledecektir. Normal devam etmekte olan bir sürece yapılacak gereksiz müdahale de tercih edilmez. Bebeğinizin gelişmesinden doktorunuz rahatsız olur ve durumu kontrol altına almak isterse o zaman yapılacaklar da çok kolay ve uygulamada çok pratik şeylerdir. Sadece anne adayının kendi sağlık tablosu ve doktorunun istediği şartlar gözönüne alınarak çalışması yapılır.

ANNE KARNINDA BEBEK GELİŞİMİ

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle