Güncelleme Tarihi:
;İngiltere’de yapılan geniş çaplı araştırma, tip 2 diyabetin artık yalnızca orta ve ileri yaşlarda görülen bir hastalık olmadığını gösterdi.
20-29 yaşındaki kadınlarda yıllık yeni tanı oranı, 2011 ile 2024 arasında yaklaşık yüzde 69 yükseldi.
2011 yılında 20-29 yaşındaki her 100 bin kadından yaklaşık 26’sına tip 2 diyabet tanısı konuluyordu.
Bu oran 2024 yılında 100 binde 44’e yükseldi. Oransal artış dikkat çekici olsa da ileri yaş gruplarındaki toplam tanı oranları hâlâ daha yüksek.
Aynı yaş grubundaki erkeklerde de yeni tip 2 diyabet tanıları arttı. Ancak yaklaşık yüzde 43 olarak hesaplanan yükseliş, kadınlardaki yüzde 69’luk artışın gerisinde kaldı.
Araştırmacılar, kadınların gebelik ve diğer sağlık kontrolleri nedeniyle sağlık sistemiyle daha sık temas etmesinin tanı farkını kısmen etkileyebileceğini belirtiyor.
Bilim insanları, İngiltere Ulusal Diyabet Denetimi kapsamında 2011-2024 yılları arasında kaydedilen yeni tip 2 diyabet tanılarını inceledi.
Tanı oranları hastaların yaşı, cinsiyeti ve etnik kökenine göre karşılaştırıldı. Tanı sırasındaki vücut kitle indeksi değerleri de araştırmaya dahil edildi.
Gençlerdeki yükselişin aksine 60-79 yaş grubunda yeni tanı oranlarının azaldığı görüldü.
Tanılar erkeklerde yaklaşık yüzde 7, kadınlarda ise yüzde 4 geriledi. Buna rağmen tip 2 diyabet tanısı en sık hâlâ ileri yaşlarda konuluyor.
Beyaz Britanyalı 20-29 yaşındaki kadınlarda tanı sırasındaki ortalama vücut kitle indeksi, 2011’de 37,7 iken 2024’te 40,7’ye çıktı.
Bu değer ileri düzey obezite aralığında bulunuyor. Araştırmacılar, genç yaşta başlayan obezitenin tip 2 diyabet riskini daha erken yaşlara çekebileceğini düşünüyor.
Fazla kilo ve özellikle bel çevresindeki yağlanma, tip 2 diyabet açısından önemli risk faktörleri arasında bulunuyor. Ancak hastalık yalnızca vücut ağırlığıyla açıklanamıyor.
Aile öyküsü, etnik köken, yaş, hareketsizlik, gebelik diyabeti geçmişi ve polikistik over sendromu gibi etkenler de riski artırabiliyor.
Tip 2 diyabet genç yaşta başladığında kişi hastalığın etkilerine daha uzun süre maruz kalıyor.
Genç erişkinlerde hastalık daha hızlı ilerleyebiliyor; kalp, böbrek, göz ve sinir sistemiyle ilgili komplikasyonlar daha erken ortaya çıkabiliyor.
Tip 2 diyabet bazı kişilerde uzun süre belirgin bir şikâyete neden olmayabiliyor.
Sık idrara çıkma, sürekli susama, normalden fazla yorgunluk, bulanık görme, iyileşmeyen yaralar ve istemsiz kilo kaybı görülebilen belirtiler arasında.
Tip 2 diyabette vücut, pankreasın ürettiği insülini gerektiği gibi kullanamıyor veya yeterli miktarda insülin üretemiyor.
Bunun sonucunda kandaki glikoz seviyesi yükseliyor. Kontrol edilmeyen yüksek kan şekeri zamanla damar ve organ hasarına yol açabiliyor.
Araştırmacılar, Ozempic, Wegovy ve Mounjaro gibi GLP-1 temelli ilaçların obezite ve diyabetle mücadelede seçeneklerden biri olduğunu belirtiyor.
Ancak bu ilaçların ergenlerde ve genç yetişkinlerde geniş ölçekte kullanılmasının tip 2 diyabeti ne derece önleyebileceği henüz kesin olarak bilinmiyor. Tedavinin kişiye özel planlanması gerekiyor.
Uzmanlara göre gençlere yönelik sağlıklı beslenme, fiziksel hareket ve kilo yönetimi desteklerinin daha erken yaşlarda başlaması gerekiyor.
Risk faktörü bulunan veya diyabet belirtileri yaşayan kişilerin kan şekeri ölçümü için sağlık kuruluşuna başvurması öneriliyor. Erken tanı ve düzenli takip, komplikasyon riskinin azaltılmasına yardımcı olabiliyor.
;
;
;
;
;
;
;
;
;
;
;