Güncelleme Tarihi:
Gıda takviyeleri son dönemde sağlıklı yaşam tartışmalarının en önemi başlığı. Daha iyi uyku, daha sağlıklı bir cilt hatta daha uzun bir ömür peşinde koşanların ilk başvurduğu yol genellikle bir gıda takviyesi almak oluyor.
Ancak bazı gıda takviyelerinin çok fazla alınması faydadan çok zarar veriyor. Geçtiğimiz günlerde bilim dergisi Cureus'ta yayımlanan bir araştırma, özellikle üç gıda takviyesinin aşırı alımının yol açacağı tehlikelere dikkat çekti.
The New York Post gazetesinin aktardığına göre, araştırmacıların dikkat çektiği takviyelerin başında selenyum geliyor. Brezilya fındığı, sakatatlar, deniz ürünleri, tahıllar ve süt ürünlerinde bulunabilen selenyum vücudu enfeksiyonlara karşı koruyor.
Selenyum ayrıca kromozomlarımızın uçlarını kaplayan ve biz yaşlandıkça kısalan telomerleri korumaya yardım ediyor; kanserle, kalp sorunlarıyla ve diğer kronik hastalıklarla ilişkilendiriliyor.
Ancak aşırı alındığında selenyum takviyesi selenosis adı verilen bir duruma yol açıyor. Selenosis saç dökülmesi, tırnaklarda kırılganlık ve ağızda hissedilen metalik tatla karakterize ediliyor.
Bu belirtilere mide sorunları, yorgunluk ve nefeste sarımsak kokusu da eşlik ediyor. Selenyum alımını durdurunca belirtilerin çoğu ortadan kalksa da tırnakların sağlığına kavuşması zaman alabiliyor.
B3 vitamini olarak da bilinen niasin genellikle detoks takviyelerinde ve enerji içeceklerinde karşımıza çıkıyor ve çoğu zaman kolesterolü düşürme etkisiyle övgü topluyor.
Ancak büyük dozlarda alındığında niasin ciltte kızarmalara, yanma hissine, kaşıntıya ve hatta karaciğer toksisitesine neden olabiliyor.
Bu semptomlar, özellikle sosyal medyadaki "arınma" programlarına kapılan kadınlarda ortaya çıkıyor ve çoğu zaman rozasea yani gül hastalığıyla veya bir alerjik reaksiyonla karıştırılıyor.
Çinko; bağışıklık, cilt ve saç sağlığı için önemli bir elektrolit. Ancak aşırı alınması halinde ciltte tahrişe, bakır yetmezliğine ve anemiye yol açıyor. Üstelik hassas kişilerde akneyi kötüleştirebiliyor.
Cureus dergisinde yayımlanan araştırmada uzmanlar, sosyal medya trendlerinin bazen faydalı olsa da çoğunlukla sağlığı riske attığını vurguladı.
Yazarlar, "Yakın tarihli analizler YouTube, Instagram, TikTok gibi platformlardaki beslenmeyle alakalı içeriklerin önemli bir kısmının bilimsel titizlikten yoksun olduğunu veya teyit edilmemiş iddialar sunduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Araştırmacılar şöyle devam etti: "Beslenmeyle alakalı TikTok paylaşımlarını değerlendiren yakın tarihli bir çalışmada, içeriklerin yüzde 55'inin kanıt bazlı bilgiden yoksun olduğu, yüzde 90'ının ise verilen beslenme tavsiyesinin risklerini ve faydalarını yeterince vurgulamadığı görüldü."
"Dahası, analiz edilen paylaşımların sadece yüzde 36'sı tamamen doğru içeriğe sahipti. Bu da yanlış bilginin sosyal medya kanallarında ne kadar yaygın olduğunu gözler önüne serdi."













