Güncelleme Tarihi:
Multipl Skleroz (MS) hastalığı; beyin, omurilik ve optik sinirler dâhil olmak üzere merkezi sinir sistemini etkileyen kronik ve otoimmun aracılı bir rahatsızlık. Her ne kadar kalıtsal bir hastalık olmasa da genetik bir yatkınlıktan söz edilmektedir. Nöroloji Uzmanı Dr. Rengin Artuğ, MS ile ilgili önemli bilgiler verdi.
Çok farklı teoriler olmasına rağmen MS’in nedeni henüz kesin olarak belirlenememiştir. Hastalığa neden olabilecek çok çeşitli nedenler (daha önce geçirilmiş virütik enfeksiyonlar, çevreden kaynaklanan bazı zehirli maddeler, beslenme alışkanlıkları, coğrafi etmenler, vücudun savunma sistemindeki bozukluklar) suçlanmışsa da hiçbiri kesin neden olarak saptanamamıştır.
MS çocukluk veya gençlik döneminde vücuda giren herhangi bir virüsün uzun süre hiçbir belirti göstermeden vücutta kaldığı, daha sonra yine bilinmeyen bir nedenle, örneğin şiddetli bir üst solunum yolu hastalığı ya da gastroenterit ile tetiklenerek ortaya çıktığı oto-immün (vücudun kendi bağışıklık sisteminin neden olduğu) bir hastalık oluşuyla ile ilgili bilgiler vardır. Bağışıklık sistemi normalde vücuda giren yabancı virüslere karşı vücudu korumak için karşı saldırıya geçip onlarla mücadele ederken yanlışlıkla, bilinmeyen bir nedenden ötürü merkezi sinir sistemindeki sinirlerin miyelin kılıfına saldırıp onları tahrip etmektedir.
MS belirtileri, şiddet ve gidişat açısından hastadan hastaya farklılıklar gösterebilir ve etkilenen sinir sistemi bölgesine göre değişebilir.
Bulanık görme, çift görme, normal dışı yorgunluk, yüzde, kollarda ya da bacaklarda uyuşma, karıncalanma, keçeleşme gibi duyusal belirtilerin yanı sıra trigeminal nevralji, yüzde, kolda, bacakta kuvvet kaybı, ince hareketlerde beceri kaybı, tekrarlayan yüz felci, idrar kaçırma veya yapamama, kabızlık, cinsel işlev bozuklukları, titreme ve diğer hareket bozuklukları, baş dönmesi ve denge sorunları, duygu durum bozuklukları, unutkanlık, uyku sorunları gibi belirtiler de olabilir. Belirtilerin bir ya da birkaçı birlikte olabilir. Hastalığın ilk belirtileri birkaç gün içinde ortaya çıkar; alevlenmeler ve düzelmelerle seyreder. Başlangıç dönemlerinde tam bir düzelme gösterirken, az sayıda hastada baştan itibaren düzelmeler olmaksızın kötüleşme söz konusu olabilir.
Erken ve uygun tedavi ile MS hastalarının çoğu yaşamlarını önemli kısıtlamalar olmadan devam ettirebilir. MS tedavisi olmayan ve tüm hastalarda sakatlık yapan bir hastalık olarak tanıtılmaktadır. Oysa ki günümüzde MS iyi kontrol altına alınabilen bir hastalık haline geldi. Hastalığı eskiden başlayan ve erken tedavi edilmeyen hastaların bir kısmı koltuk değneğine, tekerlekli sandalyeye hatta yatağa bağımlı durumdadır. MS sakatlığa neden olduktan sonra sakatlığı iyileştirmek günümüzde mümkün olmamaktadır. Ancak erken ve uygun tedavi, kısıtlamaların azaltılması açısından büyük önem arz etmektedir. Nasıl ki tansiyon, şeker, tiroit hastalıkları gibi pek çok hastalık tam olarak ortadan kaldırılamıyor ama kontrol altına alınabiliyorsa, MS için de durum benzerdir.
Sağlıklı bireyler için doğru olanların MS hastaları için de geçerlidir. Dengeli, liften, sebze ve meyveden zengin, yağ oranı az Akdeniz diyeti MS hastaları için uygun olacaktır ve tuzun azaltılması gereklidir. Balık, pek çok açıdan hem genel sağlık hem de MS hastalığı için iyi bir besindir. Balık tercihinde, omega yağ asitlerinden (özellikle Omega 3, 6 ve 9) zengin olanları tercih edilebilir. En önemlileri; her çeşit somon, beyaz ton balığı, alabalık ve hamsidir. Bu balıklarda D vitamini de yüksektir. D vitaminin MS tedavisinde yeri olabileceğini öne süren veriler mevcuttur ve bu konuda araştırmalar hâlâ devam etmektedir. MS hastasıysanız kuru fasulye, tahıllar, kabuklu yemiş ve tohumlardan da protein alabilirsiniz. Yağ tüketiminde sıvı yağları kullanmayı tercih edebilirsiniz. Ayrıca taze sebze ve meyveler tercih edilmeli, kızartmalardan ve katkı maddesi bulunan yiyeceklerden kaçınmalısınız.




