Güncelleme Tarihi:
Diyet yapanların en büyük sorunu çoğu zaman aynı: Planı başta uygulamak kolay görünse de uzun vadede sürdürmek zorlaşıyor. İngiltere’de gündem olan yeni beslenme yaklaşımı ise bu noktada farklı bir iddia ortaya koyuyor.
Beslenme uzmanı Emma Bardwell tarafından geliştirilen “30 Gram Planı”, katı yasaklara ya da sürekli kalori saymaya dayanmıyor. Planın temelinde üç basit hedef yer alıyor.
Programa göre her gün 30 gram lif alınması, her öğünde 30 gram protein tüketilmesi ve haftada en az 30 farklı bitki çeşidine yer verilmesi öneriliyor. Amaç, hem tokluk hissini artırmak hem de bağırsak sağlığını desteklemek.
Lif ve protein, yiyeceklerin sindirim sisteminden geçişini yavaşlatabiliyor. Bu da daha uzun süre tok kalmaya ve gün içinde atıştırma isteğinin azalmasına yardımcı olabiliyor.
Planın dikkat çeken taraflarından biri de haftada 30 farklı bitki çeşidi hedefi. Sebze, meyve, bakliyat, tahıl, kuruyemiş, tohum ve otlar bu çeşitliliğe dahil edilebiliyor.
Programı uygulayanlardan biri olan 54 yaşındaki pilates eğitmeni Dorte Jensen, menopoz döneminde aldığı kiloları vermekte zorlandığını söylüyor. Jensen, aktif bir yaşam sürmesine rağmen eski yöntemlerin artık işe yaramadığını anlatıyor.
Jensen, bu planla yaklaşık 3 kilo verdiğini ve İngiltere beden ölçüsünde 10’dan 8’e düştüğünü belirtiyor. En dikkat çekici nokta ise kilo kaybını iki yıldır koruduğunu söylemesi.
Jensen daha önce özellikle öğleden sonra cips ya da çikolata gibi atıştırmalıklara yöneldiğini anlatıyor. Planı uyguladıktan sonra ise artık çoğu zaman atıştırmayı düşünmediğini söylüyor.
Planın örnek kahvaltıları arasında chia tohumu, keten tohumu, yoğurt, süt ve meyveyle hazırlanan yulaf karışımları yer alıyor. Farklı meyvelerle çeşitlilik sağlanması öneriliyor.
Öğle öğünlerinde tavuklu noodle salatası, kırmızı lahana, fıstık ezmeli sos, kinoa, nohut ve bakliyat ağırlıklı tarifler öne çıkıyor. Böylece protein ve lif hedefleri aynı tabakta buluşturuluyor.
Akşam yemeklerinde ise Toskana usulü fasulye yemeği, mercimek dahlı ya da tavuk, domates, zeytin ve ıspanaklı makarna gibi doyurucu seçenekler öneriliyor.
Emma Bardwell, planın mükemmeliyetçilik üzerine kurulmadığını vurguluyor. Buradaki hedefin küçük değişikliklerle daha doyurucu ve sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturmak olduğu belirtiliyor.
Planı uygulayanlar yalnızca kilo kaybından değil, enerji seviyelerinde artıştan da söz ediyor. Jensen de daha düzenli beslendiğinde kendisini daha enerjik hissettiğini, eski alışkanlıklara döndüğünde ise şişkinlik ve uyku sorunlarının arttığını söylüyor.
Planı tanıtan programa göre 6 haftalık uygulama sonunda bazı kişilerde 6 kiloya yakın kilo kaybı görülebiliyor. Ancak uzmanlar için bu tür sonuçların kişiden kişiye değişebileceğini unutmamak gerekiyor.
Bu yaklaşımın öne çıkan tarafı, yasaklardan çok alışkanlık değişimine odaklanması. Aç kalmadan, lif ve proteini artırarak, bitki çeşitliliğini çoğaltarak daha uzun süre uygulanabilir bir beslenme düzeni hedefleniyor.














