Güncelleme Tarihi:
;57 yaşındaki avukat Jennifer, çocukluğundan beri obeziteyle mücadele ediyordu. Sosyal ortamlardan dışlanmasını, iş hayatında geri planda kalmasını ve eşiyle yaşadığı yakınlık sorunlarını uzun yıllar kilosuna bağladı.
30’lu yaşlarında mide küçültme ameliyatı geçirse de zamanla verdiği kiloları geri aldı. Jennifer’ın hayatındaki büyük değişim ise 2023 yılında Mounjaro kullanmaya başlamasıyla yaşandı.
Üç yıl içinde yaklaşık 40 kilo verdi. Ancak zayıflamanın evliliğindeki sorunları kendiliğinden çözeceği beklentisi gerçekleşmedi.
Jennifer ve eşi yaklaşık 30 yıldır evliydi. Kilo kaybından önce ilişkilerindeki fiziksel yakınlık sorunlarının temel nedeninin obezite olduğunu düşünüyorlardı.
Jennifer zayıfladığında ise beklenen değişim yaşanmadı. Eşi, onun yatak odasında daha yakın ve ilgili hâle gelmediğini söyledi. Ayrıca Jennifer’ın eskisine göre daha sert davranmaya başladığını öne sürdü.
Çift, 34 yıllık birlikteliklerinin ardından çift terapisine gitmeye karar verdi.
Jennifer, kilo verdikten sonra evliliğindeki problemlerin yalnızca kendi bedeniyle ilgili olmadığını fark ettiğini anlatıyor.
Yıllarca sorunların kaynağı olarak kilosunu göstermenin daha kolay olduğunu belirten Jennifer, artık ilişkinin iki kişi tarafından oluşturulan sorunlarla karşı karşıya olduğunu düşünüyor.
Kendine güveni arttıkça ilişkinin sona ermesinden daha az korktuğunu ve eşinden beklentilerinin yükselmiş olabileceğini de kabul ediyor.
GLP-1 grubu ilaçlar başlangıçta tip 2 diyabeti kontrol etmek amacıyla geliştirildi. Kan şekerini düzenliyor, midenin boşalmasını yavaşlatıyor ve iştahın azalmasına yardımcı oluyor.
Ancak ilk araştırmalar, ilaçların yalnızca yemek yeme isteğini değil, beynin ödül mekanizmalarıyla ilişkili başka dürtüleri de etkileyebileceğini gösteriyor.
Obezite tedavisi alanında çalışan Dr. Terri-Lynne South, GLP-1 ilaçlarının beyindeki dopamin ödül yollarını etkileyebileceğini belirtiyor. Benzer etkiler alkol, nikotin ve muhtemelen cinsel istek üzerinde de görülebiliyor.
GLP-1 ilaçlarının cinsel yaşam üzerindeki etkilerine ilişkin araştırmalar henüz sınırlı ve sonuçlar birbiriyle tamamen uyumlu değil.
Kinsey Enstitüsü tarafından 2025 yılında yapılan bir araştırmada katılımcıların yüzde 18’i ilaçları kullanmaya başladıktan sonra cinsel isteklerinin arttığını söyledi. Yüzde 16’sı ise isteklerinde azalma yaşadığını bildirdi.
Bazı çalışmalar kilo kaybıyla birlikte testosteron seviyelerinin ve cinsel sağlığın iyileşebileceğini öne sürerken, bazı hasta bildirimlerinde cinsel işlev bozukluğuna da rastlandı.
Uzmanlara göre cinsel istek veya ilişkideki değişimin doğrudan ilaçtan kaynaklandığını söylemek kolay değil.
Kilo kaybı, yükselen özgüven, hormon değişimleri, yaş, menopoz dönemi, kişinin ruhsal durumu ve daha önce var olan ilişki sorunları aynı anda etkili olabiliyor.
Bu nedenle GLP-1 kullanımı sırasında yaşanan her duygusal ya da cinsel değişikliği yalnızca ilaca bağlamak yanıltıcı olabilir.
Büyük miktarda ve hızlı kilo kaybının ilişkileri etkileyebileceği daha önce obezite ameliyatları üzerine yapılan çalışmalarda da görülmüştü.
İsveç’te yaklaşık 2 bin hastanın incelendiği bir araştırmada, obezite ameliyatı geçiren evli çiftlerde ayrılık veya boşanma oranının arttığı, bekâr kişilerde ise yeni bir ilişkiye başlama ihtimalinin yükseldiği görüldü.
Ancak araştırmacılar bunun kilo kaybının doğrudan boşanmaya yol açtığı anlamına gelmediğini vurguluyor. Değişen özgüven ve yaşam biçimi, daha önceden var olan sorunları görünür hâle getirebiliyor.
Bariatrik tedaviler üzerine çalışan Dr. Mark Mellor, kilo veren kişilerin çevrelerinden daha fazla ilgi görmeye başlayabildiğini söylüyor.
Jennifer da kilo verdikten sonra yabancıların kendisine daha nazik davrandığını fark etti. Bir alışveriş sırasında hiç tanımadığı bir adam, market arabasını onun yerine götürmeyi teklif etti.
İş ortamında ise geçmişte fazla kilolu olduğunu bilmeyen kişilerin obez bireyler hakkında küçümseyici yorumlarına tanık oldu. Bu deneyimler, yıllarca insanların kendisine nasıl davrandığını yeniden sorgulamasına yol açtı.
İlişkileri etkileyen değişim yalnızca cinsellik veya beden algısıyla sınırlı değil. Yemek, birçok çiftin ortak alışkanlıklarının önemli bir parçasını oluşturuyor.
Psikolog Glenn Mackintosh, bazı çiftlerin akşamları televizyon karşısında birlikte cips yemek ya da dışarıda yemek yemek gibi rutinlere sahip olduğunu belirtiyor.
GLP-1 kullanan kişinin iştahı azaldığında bu ortak ritüeller de sona erebiliyor. Partnerlerden biri, yalnızca bir yiyeceği değil, ilişkinin tanıdık bir parçasını kaybetmiş gibi hissedebiliyor.
Uzmanlar, kilo veren kişinin eski yaşamından uzaklaşmasının çiftlerde bir tür yas duygusu yaratabileceğini söylüyor.
Birlikte yemek yemek, belirli restoranlara gitmek veya hafta sonlarını yiyecek etrafında planlamak gibi davranışlar ortadan kalktığında ilişkinin günlük düzeni de değişiyor.
Değişimi yaşamayan partner, geride kaldığını veya ilişki içindeki rolünü kaybettiğini hissedebiliyor. Kilo veren kişi ise eski alışkanlıklarına dönmesi yönünde baskı gördüğünü düşünebiliyor.
Psikolog Glenn Mackintosh’a göre kilo kaybı çoğu zaman ilişki sorunlarının doğrudan nedeni olmuyor. Ancak daha önce üzeri örtülen problemlerin ortaya çıkmasını sağlayabiliyor.
Kendini daha rahat ifade etmeye başlayan kişi, daha önce katlandığı davranışları kabul etmemeye başlayabiliyor. Partner ise bu değişimi kişinin karakterinin bozulması veya kendisinden uzaklaşması şeklinde yorumlayabiliyor.
Jennifer’ın yaşadığı deneyim de buna benziyor. Kilosu artık evlilikteki bütün sorunları açıklayan tek neden olmayınca, çift gerçek problemleriyle yüzleşmek zorunda kaldı.
Jennifer, GLP-1 tedavisine başlamadan önce beş yıl terapi görmüş olmasının kendisini psikolojik değişimlere hazırladığını düşünüyor.
Uzmanlar da büyük miktarda kilo vermenin yalnızca bedeni değil, kişinin kimliğini, sosyal çevresini ve ilişkilerdeki sınırlarını değiştirebileceğine dikkat çekiyor.
GLP-1 ilaçları kullanan kişilerde belirgin cinsel işlev değişikliği, ruh hali sorunu veya ilişki çatışması ortaya çıkması hâlinde, ilacı kendi kendine bırakmak yerine tedaviyi yürüten doktorla görüşülmesi öneriliyor. Gerektiğinde bireysel terapi veya çift terapisi de değişime uyum sağlamaya yardımcı olabiliyor.
;
;
;
;
;
;
;
;
;
;
;