Güncelleme Tarihi:
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Salih Aydın, alerjik hastalıkların her geçen gün arttığına dikkat çekti, buna neden olan faktörleri sıraladı.
Alerjik hastalıkların ortaya çıkmasında genetik (aileden gelen özellikler) ve çevresel faktörler etkili olur. Modern dünyada yaşam şeklinin değişmesiyle birlikte çocukların daha steril ortamlarda doğal mikroplarla karşılaşmadan büyümeleri, alerjik hastalıklara yatkınlık oluşturur. Ayrıca sezaryen doğum, gereksiz kullanılan antibiyotiklerin vücudun doğal florasını bozması, sigara dumanına maruz kalma, kapalı ve yetersiz havalandırılmış ortamlarda yaşamak da alerjik hastalıkların görülme olasılığını arttırmaktadır.
Derideki tipik yerleşim yerlerinde kaşıntı, kızarıklık, kuruluk şeklinde kendini gösteren, uzamış tekrarlayan ataklarla karakterize bir hastalıktır. Bebeklerin yanaklarında, eklemlerinin dış yüzlerinde görülmektedir. Bu hastalığın besin alerjileri ile yakın bir ilişkisi vardır. Özellikle süt çocukluğu döneminde atopik dermatit belirtileri görüldüğünde besin alerjileri de akla getirilmelidir.
Sıklıkla bir alerjik etkene bağlı olarak (kuruyemişler, domates, yumurta, ambalajlı hazır gıdalardaki katkı maddeleri, vücut losyonları, şampuanlar vb...) ortaya çıkan deride kızarık, kabarık, kaşıntılı ve parmakla üzerine basıldığında rengi solan döküntülerle ortaya çıkan bir hastalıktır. Daha nadir olarak soğuk, sıcak, basınç gibi nedenlerle de ortaya çıkabilir.
Alerjik rinit burun mukozasında meydana gelen alerjik bir reaksiyondur. Burunda kaşıntı hissi, doluluk, tıkanıklık, akıntı, hapşırma, boğaz kaşıntısı şeklinde kendini gösterir. Yıl boyu süren tipi ve mevsimsel olarak görülen tipi (saman nezlesi, bahar alerjisi, yaz gribi) olmak üzere iki alt tipi vardır. Alerjik riniti olan çocuklar burun kaşıntısı nedeniyle devamlı burnunu siler ve burnun kemik ve kıkırdak kısımlarının birleştiği yerde bir çizgi oluşur. Bu çizgi alerjik rinitin bir işaretidir.
Havayollarında duyarlılığın artmasına bağlı ortaya çıkan alerjik astım, tekrarlayan öksürük, nefes darlığı ataklarıyla kendini gösterir. Egzersiz, hava kirliliği veya sigara dumanına maruz kalma sonrası öksürük meydana gelmesi, gece öksürüklerinin varlığı çocuğun astım hastalığı açısından değerlendirilmesini gerektirmektedir.
Ebeveynler çocuklarında bir alerjik hastalık şüphesi saptarlarsa öncelikle gerekli tetkik ve tedavilerin planlanması açısından mutlaka bir çocuk doktoruna başvurmalıdır.
Alerjik hastalıkların ortaya çıkmasında genetik faktörler önemli olmakla birlikte ebeveynlerin bazı çevresel faktörlere de dikkat etmesi bu hastalıkların önlenmesi açısından değerlidir.
Dikkat edilmesi gereken çevresel faktörleri ise şöyle sıralayabiliriz; şayet tıbbi bir gereklilik yoksa normal yolla doğum yapılması, bebeklerin ilk 6 ay boyunca yalnızca anne sütüyle beslenmesi, ek gıdalara geçiş için 6. ayın beklenerek daha erken ek gıdalara geçilmemesi, çocukların sigara dumanına maruz kalmaması, gereksiz antibiyotik kullanımının önlenmesi, yaşam alanlarının düzenli olarak sık sık havalandırılması, ev temizliğinin HEPA filtreli bir süpürge ile yapılması, şayet çocukta hassasiyet varsa polen miktarının fazla olduğu dönemde dışarda geçirilen zamanın kısa tutulması, tespit edilmiş bir alerjen madde varsa çocuğun bu maddeden uzak tutulması.






