Güncelleme Tarihi:
Boza, bilinen en eski Türk içeceklerinden biridir. Günümüzde eski Osmanlı coğrafyası ile Orta Asya coğrafyasının bazı kısımlarında yapılır. Balkan coğrafyasından Türkiye, Kosova, Bulgaristan, Makedonya, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Karadağ, Sırbistan, Romanya gibi ülkelerde ve Asya'dan Kazakistan, Kırgızistan kesimlerinde içilen bir içecektir.
Boza, genelde kış aylarında içilir. Bozanın mevsimi 15 Eylül - 15 Mayıs arasıdır. Uygun şartlarda muhafaza edilirse bozanın içilebilecek kıvamını koruduğu süre 6 ya da 7 gündür.
Boza, darı irmiği, su ve şekerden üretilen bir kış içeceğidir. Türkiye'de genellikle darıdan yapılan boza, başka ülkelerde yapıldığı yerin başlıca ürününe göre mısır, arpa, çavdar, yulaf, buğday, kara buğday, arnavutdarısı, gernik gibi tahılların unu, bazen de pirinç ve ekmek, nadir olarak da kenevir unu ve karamuk mayalandırılarak yapılır.
3 su bardağı bulgur
2 kahve fincanı pirinç
1 su bardağı eski boza ya da 1 kibrit kutusu büyüklüğünde maya
Bulguru akşamdan bol su ile ıslatın.
Ertesi gün bulguru ve pirinci tencereye alıp üzerine su ekleyerek tahıllar iyice ezilene kadar pişirin.
Mikserle çırptığınız malzemeyi ince bir süzgeçten geçirip tencereye alın.
İçine şekeri ekleyin ve kısık ateşte şeker eriyene kadar karıştırın.
Ocaktan alıp arada karıştırarak ılınmaya bırakın.
Ilınan karışımın içine eski bozayı ya da ılık suyla açtığınız mayayı ekleyin.
İyice karıştırın.
Ardından ağzını kapatıp 20-25 derece sıcaklıkta arada karıştırarak 2-3 gün bekletin.
Üzerinde göz göz kabarcıklar oluşan bozanız içilmeye hazır hale gelmiş demektir.
Buradan sonra serin bir yere ya da buzdolabına alın.
Bozayı üzerine tarçın ve sarı leblebi ekleyerek soğuk servis edin. Afiyet olsun…
Sıvı ekmek olarak da adlandırılan boza, vücuda yararlı pek çok vitamin ve mineral içerir.
Mayalanması sırasında ortaya çıkan bazı yararlı bakteriler mide florasını tazeler ve sindirim sistemini düzenler.
Kanserden koruyan boza ayrıca laktik bakteriler sayesinde vücudun bağışıklık sistemini güçlendirerek antioksidan etki gösterir.









