Güncelleme Tarihi:
;Endometriozis, rahmin iç yüzeyini kaplayan dokuya benzer hücrelerin rahim dışında büyümesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık.
Dünya genelinde üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 10’unu, başka bir ifadeyle 190 milyon kişiyi etkilediği tahmin ediliyor.
Endometriozis belirtileri kişiden kişiye değişebiliyor ve başka rahatsızlıklarla karıştırılabiliyor. İlk belirtilerle tanı arasında yıllar geçebiliyor.
Bu süreçte hastalar farklı uzmanlara yönlendirilebiliyor ve çok sayıda tetkik yaptırmak zorunda kalabiliyor.
Endotest’in uygulanması için hastadan tükürük örneği alınması yeterli oluyor. Örnek laboratuvarda incelendikten sonra sonuç, değerlendirmeyi yapan doktora gönderiliyor.
Böylece ilk aşamada cerrahi girişim gerektirmeyen, daha kolay uygulanabilir bir inceleme yapılması amaçlanıyor.v
Test, tükürükte bulunan ve “mikroRNA” adı verilen çok küçük biyolojik molekülleri analiz ediyor.
Endotest, endometriozisle ilişkilendirilen 109 mikroRNA’dan oluşan biyolojik işaret grubunu tespit etmeye çalışıyor. Sonuçların değerlendirilmesinde yeni nesil dizileme ve algoritmalardan yararlanılıyor.
Tükürük testinden pozitif sonuç alınması, tek başına kesin endometriozis tanısı konulduğu anlamına gelmiyor.
Sonucun hastanın şikâyetleri, muayene bulguları ve gerektiğinde görüntüleme yöntemleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Testin amacı, endometriozis olasılığını belirleyerek sonraki adımlara yardımcı olmak.
Endotest ve Endosure adlı iki teknolojinin, üç yıl boyunca İngiltere’deki sağlık kuruluşlarında kullanılması planlanıyor.
Bu dönemde testlerin gerçek hastalar üzerindeki doğruluğu, yararı ve sağlık sistemine etkisi hakkında ek veriler toplanacak. Dolayısıyla karar, yöntemle ilgili bütün belirsizliklerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Şiddetli regl ağrısı endometriozisin en bilinen işaretlerinden biri olsa da her hastada aynı belirtiler görülmüyor.
Bazı kişilerde belirgin ağrı bulunmayabiliyor. Şikâyetler irritabl bağırsak sendromu, miyom, adenomyozis veya pelvik enfeksiyon gibi başka rahatsızlıklarla da karıştırılabiliyor.
Endometriozis; kronik pelvik ağrı, yoğun kanama, karında şişkinlik, mide bulantısı ve aşırı yorgunluğa neden olabiliyor.
Tuvalete çıkarken, idrar yaparken veya cinsel ilişki sırasında ağrı görülebiliyor. Hastalık bazı kişilerde gebe kalmayı da zorlaştırabiliyor.
Endometriozis şüphesinde ultrason ve MR gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılıyor. Ancak özellikle küçük veya yüzeysel lezyonlar her zaman görüntülenemeyebiliyor.
Bazı hastalarda karın bölgesinden küçük kesilerle girilen laparoskopi işlemi gerekebiliyor. Laparoskopi sırasında lezyonlar doğrudan görülebiliyor ve doku örneği alınabiliyor.
Endometriozis çoğunlukla yumurtalıklar, fallop tüpleri ve pelvis bölgesindeki dokularda görülüyor. Mesane ve bağırsak gibi organları da etkileyebiliyor.
Nadir vakalarda göğüs bölgesine kadar ilerleyerek nefes darlığı veya regl dönemleriyle bağlantılı göğüs şikâyetlerine yol açabiliyor.
Daha erken tanı, ağrı ve diğer belirtilere yönelik tedavilerin gecikmeden başlamasını sağlayabilir. Gereksiz tetkiklerin ve yıllarca süren belirsizliğin azaltılmasına da yardımcı olabilir.
Endometriozisin kesin bir tedavisi bulunmuyor. Ancak ilaçlar, hormon tedavileri, ağrı yönetimi ve gerektiğinde cerrahiyle şikâyetler kontrol altına alınabiliyor.
Endotest umut verici olsa da henüz bütün ülkelerde standart tanı yöntemi olarak kullanılmıyor. Testin kimlerde en iyi sonucu verdiği ve yanlış pozitif ya da yanlış negatif sonuçların hasta yönetimini nasıl etkilediği konusunda daha fazla veriye ihtiyaç var.
Günlük yaşamı engelleyen regl ağrısı, devamlı pelvik ağrı, cinsel ilişki sırasında ağrı veya gebe kalma güçlüğü yaşayanların testi beklemek yerine kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurması gerekiyor.
;
;
;
;
;
;
;
;
;
;
;