Güncelleme Tarihi:
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Prof. Dr. Süda Tekin, 1 Aralık Dünya AIDS Günü’ne özel açıklamalarda bulundu.
AIDS, HIV tarafından oluşturulan, Türkçe’de “Edinilmiş Bağışık Yetmezlik Sendromu” olarak adlandırılan bir hastalıklar bütünüdür. AIDS, HIV adlı virüsün insan vücuduna girmesinden sonra tedavi olanaklarından yararlanılmadığı durumda ortaya çıkan hastalıklar bütünüdür. HIV insan bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur.
UNAIDS 2024 Raporuna göre, dünya genelinde HIV infeksiyonuyla yaşayan 40.8 milyon kişiden 630 000 kişi AIDS ile ilişkili hastalıklardan yaşamını yitirdi ve dünya çapında 1.3 milyon yeni kişi HIV’e yakalandı. En az 28 ülkede yeni HIV infeksiyonlarının sayısı artıyor. Pandeminin gidişatını yavaşlatabilmek için ihtiyaç duyan herkesin hayat kurtarıcı tedavi programlarına korkmadan ulaşabilmesi zorunludur.
HIV’in 3 temel bulaşma yolu bulunmaktadır:
Korunmasız cinsel ilişki: Cinsel ilişki yoluyla HIV bulaşması cinsel sıvıların cinsel organlara, anüse ağıza ya da açık yaralara teması ile olur. Kondom (Kaput, kılıf, prezervatif) kullanmak, cinsel etkinlik gösteren kişilerin HIV'den korunmasında halen en güvenilir yöntemdir.
Kan ve kan ürünleri alışveriş: Test edilmemiş kan nakline izin verilmemelidir. Şırınga, iğne, diş hekimliği ve dövme aletleri, akupunktur ve kulak delme iğneleri gibi kesici ve delici aletlerin uygun dezenfeksiyonunun yapılmaması sonucu diğer hastalar ve damar içi uyuşturucu madde bağımlıları şırınga paylaşımı nedeniyle risk altındadırlar.
Anneden bebeğe doğum ve anne sütü ile: HIV taşıyan anne adayları hamileliklerinde alacakları antiretroviral ilaçlar yoluyla bebeklerine virüs geçişini %0.5′lere kadar indirebilmektedirler. Ayrıca doğum sonrasında da emzirme yoluyla bulaşın önlenmesi için annenin bebeğini emzirmek yerine mama yoluyla beslemesi önerilmektedir.
HIV dokunmak, tokalaşmak, sarılmak, gözyaşı, ter, tükürük, aynı yerde oturmak, aynı havayı solumak, aynı havuzu, banyoyu ve tuvaleti paylaşmak, kapı tokmağı, kulaklık ortak kullanımı ya da sivrisinek, arı sokması ile bulaşmaz.,
Enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanları hastaları tespit ettikten sonra takip ve tedavilerini üstlenmektedirler. Günümüzde HIV’den tamamen kurtulmak mümkün değil, hastalıkla barış içinde yaşamak mümkündür. Hekime zamanında başvuran, düzenli takip edilen, ilaçlarını aksatmadan kullanan hastalar hem uzun ve kaliteli bir yaşam sürebilmekte, hem de hastalığın başkalarına bulaşmasını engellemiş olmaktadırlar.
HIV bugün dünyada ve Türkiye’de tüm din, dil, etnik köken, meslek, yaş, kadın, erkek, çocukları ilgilendirmektedir. Hastalık açısından riskli davranışları olan kişiler kan testi yaptırmalıdır. Erken teşhis ve güvenli seks, herkesin hayatını kurtaracaktır.
HIV ile yaşayan kişi tedavi altındaysa, ilaçlarını düzenli kullanıyorsa, altı ay aralıklarla bakılan HIV RNA testi negatif saptanmışsa yani virüs kanda aktif tespit edilmiyorsa cinsel ilişki ile bulaşmaz.
Dolayısıyla B=B yani “belirlenemeyen=bulaşmaz” HIV ile yaşayan kişiler eşine bulaştırmadan çocuk sahibi olabilirler.
Aids olduğunu bildiğimiz biriyle cinsel ilişki yaşanıyorsa nelere dikkat etmek gerekir?
HIV bulunan kişiden virüsü almamanın 2 önemli korunma yolu vardır. “Prep” denilen ilişki öncesi ilaç kullanma (ülkemizde hap şeklinde mevcut. Yeni gelişmelerle dünyada altı aylık koruma iğneleri mevcut ) ya da kondom ile korunmalı ilişkiye girmektir.
Bazen korunmak için ilişkiden sonra da ilaç kullanılabilir. Ama bu durum daha fazla risk taşımaktadır
HIV ile yaşayan kişiler ailesi veya iş yerindekilere söylemek zorunda değildirler.
Diğer özel durumlarda olduğu gibi istedikleriyle bu durumu paylaşabilirler, istemedikleri kişi veya kişilerle bu durumlarını paylaşmak zorunda değillerdir.










