Çok önemsenmiyor ama aslında bir halk sağlığı sorunu... Skolyoz vakaları özellikle çocuklarda ve ergenlerde artıyor

Güncelleme Tarihi:

Çok önemsenmiyor ama aslında bir halk sağlığı sorunu... Skolyoz vakaları özellikle çocuklarda ve ergenlerde artıyor
Oluşturulma Tarihi: Aralık 11, 2025 10:25

Skolyoz ya da halk arasında bilinen adıyla omurga eğilmesi, bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle çocuklarda ve ergenlerde görülme sıklığı artan skolyoz, dikkatli gözlemlenirse fark edilebiliyor ve tedavi edilebiliyor. Erken tanının büyük önem taşıdığı hastalıkta, ailelere büyük rol düşüyor.  Ortopedi ve Omurga Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Nurullah Ermiş, skolyoz hakkında merak edilen tüm soruları yanıtladı.

Haberin Devamı

Skolyoz tam olarak nedir? Tıbbi açıdan skolyoz nasıl bir omurga deformitesi olarak kabul ediliyor?

Skolyoz, omurganın göğüs veya bel bölgesinde yana doğru eğrilmesi durumudur. Sağlıklı bir omurga arkadan bakıldığında boyun, sırt ve bel boyunca düz bir çizgi oluşturur. Skolyozda ise omurlar yana kayar ve kendi eksenleri etrafında döner; bu da sırt ve duruşta belirgin asimetriye yol açar. Erken fark edildiğinde tedavi ve egzersizlerle ilerlemesi önlenebilir, bu nedenle ailelerin çocuklarının duruşunu düzenli olarak gözlemlemesi önemlidir.

Skolyozun belirtileri nelerdir?

Skolyoz çoğu zaman dikkatli bir gözle fark edilebiliyor. Omurgaya arkadan bakıldığında bazı eğrilikler düz durulduğunda net olarak görünmese de çocuk öne eğildiğinde, yapılan kontroller veya röntgen filmleriyle kolayca tespit edilebiliyor.

Haberin Devamı

Ailelerin ve öğretmenlerin özellikle şu belirtilere dikkat etmesi gerekiyor; kalçalar veya omuz seviyelerinde eşitsizlik, kollar ile vücut arasındaki mesafenin bozulması, baş ve vücudun yana doğru kayması nedeniyle bacakların eşitsizmiş gibi algılanması, kız çocuklarında eteğin bir tarafının yukarı çekmesi, göğüs kafesinde asimetri ve kürek kemiğinde tümsek oluşumu. Bu işaretler, erken tanı ve tedavi için kritik öneme sahiptir.

Çok önemsenmiyor ama aslında bir halk sağlığı sorunu... Skolyoz vakaları özellikle çocuklarda ve ergenlerde artıyor

Skolyoz toplumda ne kadar yaygın görülen bir sağlık sorunu? Dünyadaki ve Türkiye’deki oranları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Skolyoz, toplumda görülme sıklığı düşük gibi görünse de özellikle çocuk ve adölesan çağda yakından takip edilmesi gereken bir halk sağlığı sorunudur. Küresel veriler, röntgenle doğrulanmış skolyoz prevalansının çocuk ve gençlerde ortalama yüzde 1,5 ila 3 civarında olduğunu, bazı bölgelerde bu oranın yüzde 5’e kadar çıktığını; 2020 sonrası yapılan çalışmalarda bu oranın yüzde 1,8- 2,5 arasında değişebildiğini gösteriyor.

Türkiye’ye baktığımızda ise geniş ölçekli okul taramalarında skolyoz prevalansının yüzde 2-2,5 arasında olduğu, kız öğrencilerde yüzde 3,1, erkeklerde yüzde 1,5 düzeyinde seyrettiği görülüyor. Ulusal düzeyde yapılan veri analizleri ise tüm yaş grupları dahil edildiğinde skolyoz tanı insidansının yıllar içinde artış gösterdiğini ortaya koyuyor.

Haberin Devamı

Çocuklar ve ergenlerdeki vaka artışının arkasında hangi faktörlerin etkili olduğunu düşünüyorsunuz?

Son yıllarda çocuk ve ergenlerde gözlenen skolyoz vaka artışının arkasında çok yönlü nedenler olduğunu söyleyebilirim. Tek bir neden yok, ancak yaşam tarzı değişiklikleri ve büyüme dönemi dinamikleri bu artışta belirleyici rol oynuyor.

Öncelikle sedanter yaşam, yani gün içinde uzun süre hareketsiz kalma, çocuklarda kas-iskelet sisteminin gelişimini olumsuz etkiliyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde ekran süresinin artması, ders ve eğlence amaçlı dijital cihaz kullanımının günlük rutinin merkezine yerleşmesi, omurga çevresindeki kaslarda zayıflamaya ve postür dengesizliğine yol açıyor. Bunun doğal sonucu olarak omurga, büyüme dönemindeki hızlı uzama süreçlerinde daha savunmasız hâle geliyor.

Haberin Devamı

Ekran başında geçirilen uzun süre, yalnızca hareketsizliği artırmakla kalmıyor; aynı zamanda öne eğik baş, omuz yuvarlanması ve asimetrik oturuş gibi kalıcı duruş bozukluklarına neden olabiliyor. Uzun süre tekrar eden bu postürler, omurganın büyüme plaklarına eşitsiz yük bindirerek skolyoz gelişimini tetikleyebiliyor veya var olan hafif eğriliklerin ilerlemesine zemin hazırlayabiliyor.

Postür bozuklukları özellikle kritik bir noktada duruyor. Çocuk ve gençlerde kas yapısı yetişkinlere göre daha esnek ve şekillenebilir olduğu için, kötü duruş alışkanlıkları omurganın doğal doğrultusunu daha kolay bozuyor. Gün içinde sırt kaslarının yeterince aktif kullanılmaması da omurga stabilitesini zayıflatıyor.

Bunlara ek olarak:

Haberin Devamı

Hızlı büyüme döneminin etkisi: Ergenlikte ani boy uzaması, kas ve omurga gelişiminin eş zamanlı ilerlememesi nedeniyle risk oluşturuyor.

Genetik yatkınlık: Ailede skolyoz öyküsü varsa risk anlamlı şekilde artıyor.

Düşük fiziksel aktivite: Düzenli spor yapan çocuklarda skolyoz oranları belirgin şekilde daha düşük bulunuyor.

Aşırı ağır çanta kullanımı, yanlış oturuş düzeni, yetersiz ergonomi

Tüm bunlar skolyozun ilerlemesini kolaylaştırabiliyor.

Çok önemsenmiyor ama aslında bir halk sağlığı sorunu... Skolyoz vakaları özellikle çocuklarda ve ergenlerde artıyor

Çocuklarda skolyozu önlemek için ailelere ve okullara hangi pratik önerileri sıralayabilirsiniz?

Çocuklarda skolyozu tamamen önlemek mümkün olmasa da riskin azaltılması ve erken fark edilmesi için bazı pratik önlemler alınabilir. Aileler ve okullar, çocukların dik ve simetrik oturma alışkanlıklarını desteklemeli, uzun süreli hareketsizliği ve ekran başında geçirilen zamanı sınırlamalıdır. Düzenli fiziksel aktivite, özellikle sırt ve karın kaslarını güçlendiren egzersizler, omurga sağlığını korur.

Haberin Devamı

Çanta kullanımına dikkat etmek, ağırlığın vücut ağırlığının yüzde 10- 15’ini geçmemesi ve her iki omuzdan taşınması önemlidir. Ayrıca hızlı büyüme döneminde düzenli tıbbi kontroller yapılmalı, öğretmenler duruş bozukluklarını fark ederek aileyi bilgilendirmelidir. Bu önlemler hem skolyoz riskini azaltır hem de mevcut eğriliklerin erken tespitini kolaylaştırır.

“Erken tanı, skolyozda kritik önem taşıyor” dediniz, peki skolyoz tedavisinde erken tanı neden bu kadar önemli?

Çocuklarda ve ergenlerde görülen skolyoz, erken fark edilmediğinde kalıcı omurga deformitelerine ve sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Erken tanı konulan vakaların çoğunun cerrahiye gerek kalmadan korse, egzersiz ve fizyoterapi ile kontrol altına alınabiliyor.

Skolyoz, basit bir postür sorunu gibi görünse de aslında önlenebilir ve tedavi edilebilir bir halk sağlığı sorunudur. Okullarda ve evde yapılan erken taramalar, duruş bozukluklarının ve eğriliklerin hızla fark edilmesini sağlıyor. Bu noktada aileler ve eğitimciler çocukların duruşlarını düzenli gözlemlemeli ve fiziksel aktivitelerini artırmalılar.

Erken tanı ve farkındalık hem çocukların yaşam kalitesini koruyor hem de toplum sağlığı üzerindeki maliyeti azaltıyor.

Çok önemsenmiyor ama aslında bir halk sağlığı sorunu... Skolyoz vakaları özellikle çocuklarda ve ergenlerde artıyor

Cerrahi ve korsenin ötesinde, spor ve egzersiz çocuklarda ve gençlerde skolyozun seyrini durdurabilir mi?

Skolyoz özellikle düşük dereceli eğriliklerde düzelme potansiyeli olan bir hastalıktır ve doğru yöntemlerle spor tedavisinde önemli başarılar elde edilebilir. Yüzme, pilates ve fitness çalışmaları, omurga çevresindeki kasları güçlendirerek duruşu destekler; ancak tam düzelme, çocuğun skolyoz derecesine, doktor takibine ve hazırlanan antrenman programının doğruluğuna bağlı olarak kişiden kişiye değişir.

Yüzme programı mutlaka uzman bir antrenör tarafından çocuğun duruşu değerlendirilerek hazırlanmalıdır. Alçakta kalan omuz için serbest stilde tek kol çalışması, yüksekteki omuz için sırtüstü tek kol çalışması gibi hedeflenmiş uygulamalar kas dengesini sağlar ve omurga deformitesinin ilerlemesini önlemeye yardımcı olur.

Yüzme tek başına yeterli olmayabilir; pilates ve uzman kontrolünde hazırlanan fitness programlarıyla birlikte uygulandığında sırt ve göğüs kasları güçlenir ve omurga daha sağlıklı bir şekilde korunur. Düzenli antrenmanla paralel olarak doğru beslenme de büyük önem taşır; spor ve beslenme uzmanlarının rehberliğinde kas gelişimi ve genel sağlık optimize edilir.

Aileler, çocuklarının sırt ve göğsünü gözlemleyerek omuzların ve göğüslerin dengeli olup olmadığını takip etmeli, haftada en az 3 gün, 30- 60 dakika süreyle planlı egzersiz ve yüzme programlarını uygulamalıdır. Bu yöntemlerle, ameliyata gerek kalmadan, skolyozun ilerlemesi yavaşlatılabilir ve bazı vakalarda önemli iyileşme sağlanabilir.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!