GeriÇocuk Sağlığı Çocuklarda idrar kaçırmaya çözüm:  Pelvik taban kas rehabilitasyonu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çocuklarda idrar kaçırmaya çözüm:  Pelvik taban kas rehabilitasyonu

Çocuklarda idrar kaçırmaya çözüm:  Pelvik taban kas rehabilitasyonu
Abone Olgoogle-news

Çocuklarda idrar kaçırmaları, 4-5 yaş sonrasında gece ve gündüz idrar kaçırmaları olarak iki gruba ayrılır. Gündüz idrar kaçırmaları damla damla da olabilir, giysilerini ıslatacak kadar da olabilir. Gece alt ıslatmaları, 5 yaşından sonra ayda en az bir defa olmak üzere iki ay üst üste bu şikayet varsa bu durum hastalık olarak kabul edilir. Peki çocuklar neden idrar kaçırır? Çocuk Ürolojisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Tuğtepe tüm merak edilenleri açıkladı.

Bir çocukta mesane bozukluğu var diyebilmek için illa idrar kaçırmasına gerek yoktur. 5 yaşında ve daha büyük çocukların, gündüz 8 kez ve daha fazla idrara gitmesi yani sık idrara gitmesi, ani sıkışma belirtilerinin olması, mesane bozukluğu belirtisi olarak kabul edilip, idrar kaçırma tedavisine başlanmalıdır. Ayrıca gündüz idrar kaçırmaları aşırı aktif mesane, disfonksiyonel işeme, az etken mesane gibi alt grupları mevcuttur. Hepsinin tedavisi de farklılık göstermektedir.

5 yaşından sonra idrar kaçırmalarına dikkat!

Normalde çocuklar 2-4 yaş arasında hem gündüz hem de gece mesane kontrolünü sağlayıp, idrar kaçırmamaya başlarlar. Motor ve nöromusküler gelişim 5 yaş civarına kadar devam ettiğinden bu yaştan sonraki idrar kaçırmaları çok önemlidir.

İdrar kaçırmaların yüzde 90’ı fonksiyonel olup yine de altta yatan herhangi bir nedeni (anatomik, hormonal vb.) atlamama ve tedavi edilmediği takdirde oluşabilecek ciddi sorunları ortadan kaldırabilme adına 5 yaş sonrası idrar kaçıran çocuklar detaylı bir şekilde incelenmeli ve tedavisine başlanmalıdır.

Kız çocuklarında gündüz ıslatmaları daha yaygın

Gündüz ıslatma, kızlarda erkek çocuklarına göre iki kat daha yaygındır. 4 ile 12 yaş arasındaki çocukların yaklaşık yüzde 8-10’nunda gündüz ıslatma şikayeti görülür. En çok, okul çağındaki çocuklar arasında yaygındır. Gece idrar kaçırmaları erkek çocuklarında kızlara göre daha sık görülür. 5 yaşındaki çocuklarda yüzde 15-20 oranında görülürken, 8-10 yaş arasında yüzde 10, 15 yaş civarında ise yüzde 2 sıklıkta görülmektedir. Ülkemizde 7-11 yaşındaki erkek çocukların yüzde 16'sında, kızların ise yüzde 11'inde altını ıslatma sorunu olduğu bildirilmiştir.

Mutlaka tedavi edilmeli

Çocuklarda idrar kaçırma insanlar arasında bilinenin aksine psikolojik değildir. Ancak yüzde 10 kadar hastada altta yatan sebep ya psikolojik ya da anatomik kaynaklıdır. Yüzde 90 çocuklarda sorun fonksiyonel olup 5 yaşından sonra muhakkak tedavi edilmelidir.

Gündüz idrar kaçırma çocuğun özgüvenini ve psikolojisini olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle, gündüz idrar kaçırması olan çocuklara mümkün olduğunca erken değerlendirme yapılması ve tedavi edilmesi gerekmektedir. Yapılan çalışmalar idrar kaçırma problemi olan çocuklarda okul başarısının da kötü olduğunu göstermiştir.

Bazı aileler damla tarzı idrar kaçırma problemini dikkate almazlar. Ancak bu durum ileride çok daha ciddi sorunlara yol açabilir. Aileler idrar kaçırmayı “Bir süre sonra geçer, çocuktur kaçırır”, “Babası da küçükken kaçırırdı” gibi nedenlere bağlı olarak dikkate almamakta ve tedavi ihtimalini düşünmemektedir. Pelvik taban kaslarının fonksiyonu düzeltilmeden ve mesane-bağırsak eğitimi verilmeden bu durumu zamana bırakmak idrar kaçırmanın artarak devam etmesine neden olabilmektedir.

Böbreklerde kalıcı hasara sebep olabilir

Sadece idrar kaçırma şikayeti olan çocuğun zamanla bu şikayetine; kaka kaçırma, idrar yolu enfeksiyonu, psikolojik problemler eklenerek karışık bir sağlık problemi haline gelebilir. Tedavisi ertelenen çocukların bir süre sonra mesanelerinde idrar kalmaya başlar, kalan idrar böbreklere geri kaçmaya başlar ve böbreklerde kalıcı hasarlar meydana gelebilir.

Mesanede idrar kalması veya mesanenin giderek çok büyümesi gibi durumlarda ileri yaşlarda mesane işlevini tam olarak kaybedebilir ve çocuk işemeyi sağlıklı yapamayabilir. Mesane yapısı bozulabilir. Böbrek yetmezliği olan çocukların geneli ailelerin basit gibi gördüğü idrar kaçırma ve idrar yolu enfeksiyonu şikayeti ile başlamaktadır. Bu nedenle gündüz idrar kaçırma şikayeti basite indirgenmeden çocuk üroloğuna başvurulmalıdır.

Ayrıca son yıllarda yapılan çalışmalar şunu göstermiştir ki çocukluk çağında tedavi edilmeyen idrar kaçırma problemleri yetişkin döneminde ciddi mesane sorunları, gebelikte böbrek problemleri, ciddi kabızlık ve idrar yolu enfeksiyonu sorunları yaratmaktadır.

Nasıl tedavi edilir?

Pelvik taban kasları, pelvis (leğen) kemiğinin tabanında yatay bir şekilde bulunan bir grup kas grubudur. Bu kas grubunun içerisinden anatomik olarak idrar yolu ve anüs geçmektedir. Pelvik taban kasları vücuttaki diğer tüm kaslar gibi kasılma ve gevşeme yeteneğine sahiptirler.  Kasıldıkları zaman çişin ve kakanın tutulmasından, gevşediklerinde ise çiş ve kakanın sağlıklı boşaltılmasından sorumludurlar. Çeşitli nedenlere bağlı olarak pelvik taban kaslarının fonksiyonu bozulduğu gibi gelişimsel olarak da bu kas gruplarında fonksiyon kaybı meydana gelebilmektedir. Çoğunlukla pelvik taban kaslarının işlevinin bozulması ürolojik problemlerin temelini oluşturmaktadır.

Pelvik taban kas rehabilitasyonu ise fonksiyonu bozulan bu kas gruplarının tekrar eğitilmesi sağlayan çeşitli fizyoterapi tekniklerinin uygulandığı bir tedavi yöntemidir. Pelvik taban kas rehabilitasyonu sayesinde; çocuklara mesaneleri doğru şekilde boşaltmaları ve idrar tutmada görev alan kasların fonksiyonel bir şekilde kullanımı öğretilerek idrar kaçırmanın önüne geçilebilmektedir. Bunun yanı sıra rehabilitasyon içeriğinde mesane ve beyin arasındaki iletişim beceresi kuvvetlendirecek vücut farkındalığı çalışmaları da yer almaktadır.

Kas rehabilitasyonlarının yanında çocuklara ve ailelerine verilen üroterapi eğitimleri ile (işeme-sıvı saatleri, kaka saatleri, mesaneye iyi gelen yiyecekler, zararlı içecekler, doğru işeme ve dışkılama teknikleri vb.) idrar kaçırma problemlerinin çok büyük bir kısmı ilaç tedavinse gerek kalmaksızın çözülebilmektedir.

Pelvik taban kas rehabilitasyonu içerisinde;  

-Sağlıklı mesane ve bağırsak eğitimi

-Beslenme ve davranış değişimi eğitimi

-Pelvik taban kaslarının eğitimi

-Manuel terapi teknikleri

-Duyu bütünleme yaklaşımları

-Klinik egzersiz yaklaşımları

-Solunum egzersizleri

-Biofeedback uygulamaları

-Elektrik stimülasyonu uygulamaları

Pelvik taban rehabilitasyonu kimlere uygulanır?

Aşağıdaki hastalık grupları pelvik taban kas rehabilitasyonundan faydalanabilir.

-Gündüz idrar kaçırma

-Gece idrar kaçırma

-Aşırı aktif mesane

-Az aktif mesane

-Kabızlık

-Kaka kaçırma

-Sık idrara gitme

-Vezikoüreteral reflü (İdrarın böbreğe geri akışı)

-Tekrarlı idrar yolu enfeksiyonu

-Pelvik ağrı

-Giggle (Kıkırdama) inkontinansı

-Nörojen mesane (Spina bifida, serebral palsi vb.)

Pelvik taban rehabilitasyonunda başarı oranı

Uygulanan tedavi yaklaşımımızın başarı oranını etkileyen bazı parametreler bulunmaktadır. Bunların en başında çocuğun tedaviye ne kadar dahil olmak istediği ve tedaviye kendini hazır hissedip hissetmediğidir. Bunun yanı sıra ailenin bu süreçte fizyoterapistlerce verilen mesane-bağırsak eğitimini ve ev ödevlerini günlük yaşamda ne derecede uyguladıkları, çocuğun rehabilitasyon seanslarındaki davranış ve tutumunun uygunluğu ve tabi ki de hastalığın şiddeti ve seyri seansların başarı oranlarını değiştirmektedir. Ancak net belirtilmelidir ki, pelvik taban kas rehabilitasyonu tedavisi alan hastaların hepsinde başvuran her hastada iyileşme görülerek mevcut şikayetlerinde azalma yaşamaktadır.

                                                                                                          

 

False