GeriEtkinlikler BKM’nin Vazgeçilmez Yüzü Büşra Pekin
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

BKM’nin Vazgeçilmez Yüzü Büşra Pekin

BKM’nin Vazgeçilmez Yüzü Büşra Pekin

Büşra Pekin ile oyunculuk üzerine koyu bir sohbet.

BKM Mutfak ile tanıdığımız, şu an Atv ekranlarında yayınlanan Aşağı Yukarı Yemişlililer’in başarılı oyuncusu ve “Havuçlu Anne” olarak gönlümüzde taht kuran Büşra Pekin ile röportaj yapmak için dizi setlerine konuk olduk. İşte eğlenceli sohbetimiz…

Büşra Pekin, Dokuz Eylül Üniversitesi oyunculuk bölümünden mezun olur olmaz İzmir’den İstanbul’a oyuncu olmak için geliyor. Sonra yolu BKM ile kesişiyor ve eğlenceli serüveni Yılmaz Erdoğan ile tanıştıktan sonra başlıyor.

BKM Mutfak’a nasıl başladın, Yılmaz Erdoğan ile buluşmanız nasıl oldu?

Üniversiteyi bitirdikten sonra İstanbul’a geldim. BKM’de atölye çalışmaları olduğunu duydum. Oyunculuk ve yazarlık eğitimlerini duyunca katılmak istedim ve seçmelere girdim.

Nereden duydun atölye çalışmaları olduğunu?

Ekipte arkadaşlarım vardı. Sarp Apak, Rıza Kocaoğlu benim arkadaşlarımdı ve hepsi daha önce bu atölyeye girmişlerdi. Atölye çalışması olduğunu onlardan öğrenmiştim, seçmelerden sonra da o ekibin içerisinde buldum kendimi.

“YILMAZ ERDOĞAN’IN İSTEĞİ KARŞISINDA ŞOK OLDUK”

Peki, BKM Mutfak nasıl oluştu?

Yılmaz Erdoğan’ın kafasında böyle bir grup oluşturmak her zaman vardı diye düşünüyorum. Yılmaz Ağabey ilk başta 5 dakikalık bir oyun sahnelememizi istemişti. Onun devamında da artık oyunları bizim yazmamızı istediğini belirtti. Şok olduk tabii ama yavaş yavaş yazmaya başladık. İyi şeyler çıkmaya başladıkça da her şey gelişti.

Yazarlığa ne kadar ilgin var?

Kitap okumak çok hoşuma giderdi, roman yazmayı düşünürdüm küçükken ama sonra fark ettim ki ben oyuncu olmak istiyorum. Yılmaz Ağabey, yazarlık yapmamızı isteyerek içimizde var olan bir şeyi ortaya çıkarmış oldu. Çok iyi yazarlar var. Biz daha yolun başındayız ama oynamak, benim için işin en güzel kısmı. Fakat insan yazdığı bir oyunu, senaryoyu oynadıkça farklı bir duyguya bürünüyor, aslında esas bu durum bambaşka oluyor.

Ben de bir arkadaşımla tretman hazırladım yalnız yapım şirketleri ile görüşmek gerçekten çok zor oluyor, kimse geri dönüş yapmıyor. Sen bu konuda ne düşünüyorsun?

Gerçekten çok fazla talep var ve bazen ne kadar iyi olursanız olun gözden kaçabiliyor. Ama bu tarz yazarlık atölyelerini takip etmek gerekiyor diye düşünüyorum.

BKM’nin Vazgeçilmez Yüzü Büşra Pekin

“HAYATTA HİÇBİR ŞEYE 'ASLA' DEMEM!”

Ben bir izleyici olarak seni Gülse Birsel’le aynı projede görmeyi çok isterim. Peki, sen ister misin böyle bir projede yer almayı?

Bugüne kadar Gülse Birsel’le bir arada olamadık ama yolumuz uzun, neden olmasın (Gülüyor). Gülse Birsel’in çok zeki ve çok eğlenceli biri olduğunu düşünüyorum. Kalemine ve oyunculuğuna bayılıyorum. Hayatta her an, her şey olabilir.

Sizi hep aynı ekiple bir arada görüyoruz, yeni oyunculara da kapınız açık mı?

Tabii ki, her zaman açığız. Ben hiçbir şeye "asla" demem. Bu projeye birlikte karar verdik, o yüzden de hep bir aradayız. Biz birbirimize çok alıştık ama yeni kişilerden de başka enerjiler alıyoruz.

Tiyatro…

Haftanın 5, 6 günü setteyiz. Bu yüzden tiyatroya ne yazık ki vakit ayıramıyorum. Çok istiyorum ama şimdilik böyle bir projem yok. Sinemada rol almak daha kolay oluyor zaman açısından.

Şu an aynı ekiple bir film projeniz var mı?

Hep düşünüyoruz tabii ama öncelikle diziyi oturtmak istiyoruz.

Sizden sonra BKM Mutfak ekibine dahil olan oyuncularla ilgili ne düşünüyorsun?

BKM Mutfak sona erdi. O grup yaklaşık bir senedir bir aradaydı. Ben 5-6 senedir BKM’deydim. Zaman açısından bizden daha kısa süre bir arada kaldılar, bu durum biraz şanssızlık oldu diye düşünüyorum.

Yılmaz Erdoğan, Aşağı Yukarı Yemişlililer dizisine ne kadar dahil oluyor?

Bu işi tamamen bize bıraktı. Zaten o da yeni bir sinema projesinin içerisine girdi.

Dizinin senaryosunu hep birlikte yazıyorsunuz değil mi?

Biz 5 kişi birlikte yazmayı seçtik. Hikayeye karar verdikten sonra aramızda yazarlık konusunda en tecrübeli olan Gülhan Tekin tretmanı hazırlıyor ve ardından senaryoyu 5’e bölüyoruz.

Çatıştığınız durumlar olmuyor mu?

Hepimiz zaten en iyisi olsun istediğimiz için daha iyi fikri olan rahatça bunu dile getirebiliyor. Bu yüzden problem yaşamıyoruz.

BKM’nin Vazgeçilmez Yüzü Büşra Pekin

“AŞAĞI YUKARI YEMİŞLİLİLER KAYBEDENLERİN HİKAYESİ”

Menekşe karakteri de sana çok yakışmış, başarıyla canlandırıyorsun.

Karakteri yavaş yavaş değiştirdik aslında, zamanla daha çok oturuyor her şey.

Menekşe’yi ilerleyen bölümlerde neler bekliyor peki?

Menekşe için zor, imkansız yok. İstediğini rahatça dile getirebilen bir karakter, her istediğini yapması mümkün ama bizim hikayemiz kaybedenlerin hikayesi. Bunu değiştirebiliriz, ufku çok açık bir karakter. Yani her an, her şey yaşanabilir.

Senin dizide yeğenini oynayan kardeşimiz, Gülhan Tekin’in akrabası mı? Ona çok benzetiyorum da...

Hayır değil (Gülüyor). Ömer Faruk Sorak bize önermişti ve hakikaten Gülhan’a ve Bülent’e (Parlak) benziyor. Biz İlke’yi çok seviyoruz.

Sosyal medya ile aran nasıl?

Sosyal medya ile çok fazla olmasa da ilgileniyorum. Her tülü bilgiyi internetten alıyorum. Facebook’la çok aram yok ama fan sayfamız için giriyorum. Twitter’ı kullanıyorum ve Twitter’ın faydalı tarafları olduğunu düşünüyorum. Haber sitelerini, etkinlikleri oradan takip edebiliyorum. Arkadaşlarımı takip ediyorum. Şu sıralar ‘Instagram’ uygulaması ile telefonumdan fotoğraflar çekiyorum tamamen ona odaklanmış durumdayım (Gülüyor). Bu uygulama sayesinde hiç tanımadığın, çok iyi fotoğraf çeken insanları takip edebiliyorsun. Bülent ve Sarp da fotoğraf çekmeye merak saldılar. Ama gene de kendimi tamamen kaptırmıyorum internet olayına.

Peki, Havuçlu Anne’yi görebilecek miyiz tekrar?

Şu an öyle bir proje yok ama olabilir tabii ki hiç bilemiyorum.

Büşra Pekin’e çekim arasında bize vakit ayırdığı ve içtenlikle sorularımızı yanıtladığı için çok teşekkür ediyoruz. Ayrıca, Aşağı Yukarı Yemişlililer dizisinin setinde Bülent Emrah Parlak ve Şahin Irmak ile gerçekleştirdiğimiz röportajımız da haftaya sitemizde olacak, "Kaçırmayın" diyoruz!

Röportaj: Nilay Uzun

Fotoğraf: Merve Hazinedaroğlu 

False