GeriEtkinlikler Beyaz Önlük Siyah Şapka
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Beyaz Önlük Siyah Şapka

Beyaz Önlük Siyah Şapka
Abone Olgoogle-news

Tıp dünyasının bilinmeyen yönlerini bu kitapta bulacaksınız.

The New Yorker ve The Atlantic Monthly’de yazan, tıp doktoru ve biyoetik uzmanı Carl Elliott, “Beyaz Önlük, Siyah Şapka” adlı kitabı ile eski usul hekimlik anlayışının tüketim kapitalizmine feda edilmesini ve karanlığa katkısı bulunanları deşifre ederken, kobayları ve fikir liderlerini, bilimsel makalelerin iç yüzünü anlatıyor.

Hayat kurtarması, hastaları iyileştirmesi beklenen “beyaz önlüklü” tıp, her ne pahasına olursa olsun daha çok satmak isteyen “siyah şapkalı” agresif bir endüstriye dönüştü.

Carl Elliott ise küçük bir kibrit çakıyor ve kurumsallaşmış olduğu için artık hiç kimsenin bir sorun olarak algılamadığı “aldatma kültürü”nü keşfe çıkıyor. Elliott, insanı derinden sarsan öyküleri ve renkli karakterleri bir sıçrama tahtası olarak kullanıp, para etrafında dönen önemli etik sorunların kökenini araştırıyor. Acaba alınıp satılmaması gereken bazı şeyler olabilir mi? İş etiği hangi açılardan tıp etiği ile çatışır? Ve tıp alanındaki tüketim kültüründe ters giden nedir?

Kitabın özeti

Elliott, eskiden tıp fakültelerinde ya da eğitim hastanelerinde yürütülen ilaç çalışmalarının, ilaç firmaları tarafından özel sektöre nasıl kaydırıldığını anlatırken, bu değişimin sonucunda türeyen sözleşmeli araştırma kuruluşlarının, ilaç geliştirme sürecinin her aşamasında ürünün arkasını nasıl kolladığını, ilacın hızla onay alabilmesi için yapılanları ve bu arada görmezden gelinenleri, hasıraltı edilen bilgileri, kurumsal inceleme kurullarının bu süreçteki rolünü deşifre ediyor. Yazar, hekim sorumluluğu ile endüstri arasındaki çıkar çatışmalarının ne denli tehlikeli olabileceğini vurgularken, geçmişte ilaç firmalarından bazılarına karşı açılan hukuk davalarından da çarpıcı örnekler veriyor.

Elliott her ne kadar Birleşik Devletler’deki çığırından çıkmış sağlık sisteminin genel bir resmini çiziyor gibi görünse de, aslında tüketim kapitalizminin sağlık sistemini nasıl ele geçirmiş olduğunu anlatıyor kitabında; dolayısıyla verdiği örnekler Birleşik Devletlerle sınırlı değil, küreselleştiği ve sermayenin esiri olduğu ölçüde kirlenmiş sağlık sisteminin parçası olan bütün ülkelerle ilgili.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle