GeriEtkinlikler Baba-kız aynı dizide
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Baba-kız aynı dizide

Baba-kız aynı dizide

Hazım Körmükçü ile hem dizi hem de aile yaşantısı üzerine özel bir sohbet!

Zengin oyuncu kadrosu ile dikkat çeken bir "dönem dizisi" daha ekranlarda! Yayınlandığı ilk günden beri merakla takip ediliyor, Muhteşem Yüzyıl’a rakip sayılıyor. Her pazartesi 19.50’de TRT 1 ekranlarında yayınlanan Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam dizisinden bahsediyorum. Tarihte adından uzun süre söz ettiren Damat İbrahim Paşa’ya hayat veren Hazım Körmükçü ile hem diziden hem de aile yaşantısından uzun uzun bahsettik.

Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam’a dahil olma sürecinizi anlatır mısınız?

Proje tasarımını Ezel Akay’ın gerçekleştirdiğini öğrenince çok heyecanlandım. Daha önceden çalışmamıştık ama Ezel’i çok beğenirdim o yüzden çok heyecanlandım. Onun enerjisine, yüreğine çok inanıyorum. Sonrasında deneme çekimlerine katıldım ve İbrahim Paşa rolü için uygun görüldüm. Ardından çok ciddi bir çalışma süreci başladı. 2 ay kadar aikido, at binme, okçuluk ve üslup oyunculuğu ile ilgili yoğun bir çalışma temposuna başladık. Bu eğitimler tamamlanırken bir anlamda da ekip ve kadro oluşmaya başlamıştı ve sonrasında ise masa başı toplantıları ve okumalar başladı. Kostüm provaları, deneme çekimleri derken bugüne geldik.

Dönem dizilerinin yapım aşaması ağır oluyor, devamlılık gerektirmesi zor değil mi?

Ön çalışması çok uzun, 2-3 sene öncesinde başlayan bir yolculuk aslında bu proje. Biz 1,5 senedir bu işin içindeyiz. Tabii böylesine yoğun bir çalışmanın böylesine titiz bir araştırmanın sonucunda ağır ama keyifli bir iş çıkıyor. Şu an 10. bölümü çekiyoruz. Her hafta bir sinema filmi ortaya çıkarıyoruz diyebilirim.

Peki, tarihe meraklı biri misiniz?

Tarihin en ince ayrıntılarını bileceğim ya da biliyorum gibi bir iddiam yok ama bu tarz çalışmalar sayesinde daha fazla araştırma yapıyor, bilgi sahibi oluyorsunuz. Lale Devri’nin sonuna doğru çekilen, İbrahim Paşa, III. Ahmet, Hatice Sultan’ın yaşadığı dönemler önemli. İster istemez oyuncu olarak o dönemlerde yaşanmış “Ekonomik, politik, siyasi gelişimlerde ne olmuş, nerelerde hata yapılmış, nerelerde daha ileriye gidilirken gidilememiş, zaaflar neymiş?” gibi soruların cevabını merak ediyorsunuz.

Dizinin ilk bölümlerinin hükümet tarafından tekrar baştan çekilmesi istenmiş. Bu, doğru mudur, sebebi nedir?

Evet, öyle bir şey yaşandı ama bunun sebebini açıklayacak yetkili kişi ben değilim. Ezel Akay bu konuda daha net bilgi verecektir, ben ne söylersem gerçekliğinden uzaklaşmış olacağım. Sonuçta hepimiz orada bir emek verdik, piştik, olgunlaştık.

“MUHTEŞEM YÜZYIL OSMANLI DİZİLERİNİN ÖNCÜSÜ OLDU”

Muhteşem Yüzyıl’a rakip olarak görülmenizle ilgili ne söylemek istersiniz, diziyi izliyor musunuz?

Fırsat buldukça tabii ki izliyorum. Çok değerli oyunculuklar var, Meral Okay’ın kaleminden çıkmış çok güzel sözler var, nurlar içinde yatsın. Keşke hayatta olsaydı, kim bilir daha bizi etkileyecek, peşinden sürükleyecek ne güzel cümleler, kelimeler bırakacaktı. Halit Ergenç de çok sevdiğim ve bir zamanlar birlikte oynadığım rol arkadaşım onu yürekten kutluyorum, çok iyi oynuyor. Okan Yalabık deseniz o da öyle yani muhteşem oyunculuklar sergiliyorlar. O kadar eleştiri almasına rağmen ben çok beğeniyorum, bizim dizi için de aynı şey geçerli. Sonuçta amacına yönelik işi başarıyor mu? Seyirci kitlesini toplamış mı? Reyting rekorları kırmış mı? Yurt dışında birçok ülkeye satılmış mı? Ben bunlara bakıyorum. Hatalar, her işte olabilir ama iş bence güzel bir iş ve dediğim gibi diğer Osmanlı dönemine ait işlerin yapılmasına öncelik sağlayan bir iş olmuştur. Oyuncusundan yapımcısına kadar herkesi kutlarım.

Baba-kız aynı dizide

Biraz da canlandırdığınız karakter Damat İbrahim Paşa’dan bahsedelim. Nasıl tepkiler alıyorsunuz, nasıl bir duygu tarihte bilinen birini oynamak?

İnsanlar beni artık Hazım Körmükçü olarak değil de İbrahim Paşa olarak değerlendiriyorlar. Belli bir seyirci kitlemiz oluştu ve çok güzel tepkiler alıyoruz. Padişahı padişah yapan maiyetidir. Dizideki İbrahim Paşa da, benimle birlikte rol alan, kamera arkasında kostümünden ışığına, yönetmeninden rejisine kadar çalışan ekip arkadaşlarımın bana vermiş oldukları güçle ortaya çıkıyor. Şimdiye kadar hiç kötü eleştiri almadım. Sağ olsunlar demek ki sevdiler.

Tabii bilinen bir tarihsel karakteri oynamak, aslında bir oyuncu için hem çok cezp edici hem bir o kadar da ürkütücü bir şey. Altından kalkamamak da var o işin. Çünkü Damat İbrahim Paşa, birçok yenilikçi düşüncelere ve hareketlere imza atmış, İtfaiye Teşkilatı'nı kurmuş, matbaayı geliştirmiş büyütmüş. Birçok harekete öncülük yapmış biri. Helvacı çırağı olmasına rağmen çok başka düşünebilen, kendini geliştirme yeteneğine sahip paşalardan birisi. Düşünün o dönemlerde ki helvacı çırağının sadrazam olana kadar ki geçtiği süreyi. Nasıl sarayın ve padişahın dikkatini çekebilirsiniz? Ancak düşüncenizle, sözlerinizle ve icraatlarınızla… İşte bu tarihsel gerçekleri seyirciye ne kadar samimi anlatırsak bizim için başarıdır.

Eleştirilerle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Osmanlı ile ilgili bir iş çıkarıldığında seyirciler, tarih profesörleri ve köşe yazarları bir anda o dönem hakkında her şeyi bilirkişi oluyorlar. Unutmasınlar, biz dizi çekiyoruz yani bir hayal ürünüymüş gibi anlatmaya çalışıyoruz. O dönemde yaşamış insanların olması işi daha hassasiyetli hale getiriyor ama sonuçta biz dizi çekiyoruz.

“TÜRKAN ŞORAY’LA ÇALIŞMAK BÜYÜK ŞANS”

Türkan Şoray’la ilk kez mi bir araya geldiniz? Onunla çalışmak nasıl bir duygu?

30 senelik oyunculuğuma rağmen ondan öğreneceğim çok şey olduğunu görüyorum. Boşuna “Türkan Şoray” olmamış, boşuna “Sultan” dememişler. İş disiplini, ahlakı, o naif hareketleri ile öylesine öğretiyle dolu bir kadın ki Türkan Şoray ve işine öylesine âşık ve titiz ki anlatamam. Bu işe gönül vermiş, yeni oyuncular için iyi bir örnek. Benim için bir şanstır aynı ortamda, aynı karede, aynı nefeste bulunmak. 47 yaşındayım ama Türkan Şoray ile aynı sahnede olabilmenin gururunu yaşıyorum.

Set ortamı nasıl?

Yapımcımız Burhan Özkan, ciddi işlere imza atan diğer yapımcılardan biraz daha çıtayı yükseltti. Çünkü öyle büyük ve güzel bir platoda çalışıyoruz ki kendinizi Hollywood’da zannedersiniz. Yönetmenimiz Altan Dönmez ise canımın içi, dünya tatlısı bir yönetmen.

Baba-kız aynı dizide

Özellikle tiyatrocu olarak son günlerde yaşanan tiyatrolara getirilen kısıtlamalarla ilgili ne düşündüğünüzü merak ediyorum. Neler söylemek istersiniz bu konuda?

“Büyüklerimiz daima doğruyu düşünür, bir bildikleri vardır!” diyorum. Yıllarca kurumlarda çalışmış, emek vermiş tiyatroculardan daha fazla bildikleri var ki böyle bir uygulama içine giriyorlar. Sanat başına buyruktur, özgürdür. Sanatın hiçbir yerine hiçbir şekilde at gözlüğü takılamaz. Sanata, Türk Tiyatrosu'na gerçekten faydası olacağına inandıkları bir şey varsa bunu uygulasınlar.

Şu an oynadığınız bir oyun var mı?

Oyun arıyorum aslında. 2-3 kişilik, beni heyecanlandıracak bir oyun arıyorum çünkü uzun zamandır tiyatro yapmadım.

Kardeşiniz Pelin Körmükçü de oyuncu, aslında ailede birçok oyuncu var değil mi?

Pelin’in de içinde varmış oyunculuk. 3-4 kuşaktır biz oyunculuktan geliyoruz. Dedem Hazım Körmükçü’den başladı oyunculuk. Kardeşim, ben ve kuzenim Hikmet Körmükçü ile devam etti.

Pelin Hanım’la nasıl bir iletişiminiz var, sık görüşüyor musunuz?

Çok sık olmasa da tabii ki kardeşimdir, canımın bir parçasıdır. Ben zaten haftanın 3-4 günü İzmit’teyim, albüm çalışmalarım var. Görüşmeye pek zaman bulamıyoruz ne yazık ki ama telefonlaşıyoruz.

Oyunculukla ilgili ders veriyor musunuz Pelin Hanım’a?

Ders verme anlamında herhangi bir şey olmuyor ama sadece fikrimi söylediğim anlar oluyor. Mesela onun gözlerinin içi devamlı güler. Dram bile oynasa güzlerinin içi güler, bir tiyatro oyununda oynarken bunu belirtmiştim.

Baba-kız aynı dizide

“BÜYÜK KIZIM DA BİZİM DİZİDE ROL ALIYOR”

Hilal Özdemir ile olan evliliğiniz nasıl gidiyor? 3 çocuğunuz var değil mi, kaç yaşında oldular şimdi?

Her şey yolunda, gayet iyi gidiyor. İlk eşimden 22 yaşında olan kızım Hazel, Açık Öğretim’de okuyor. Aynı zamanda bizim dizide oynuyor. Fatma Sultan’ın nedimesi Zeynep karakterini canlandırıyor. Hilal Hanım’la olan evliliğimizden de 8 yaşında bir oğlumuz ve 6 yaşında bir de kızımız var.

Diziye nasıl dahil oldu peki kızınız?

Yönetmenimiz Altan Dönmez teklifte bulundu, ben de karışmadım ve onun hissiyatına güvendim. Kızımın da algıları açık ve istekli. Sahnelerini birlikte çalışıyoruz, oyunculukla ilgili olması gereken her şeyi paylaşıyoruz. Şimdilik oyunculuğu iyi gözüküyor tabii ileride çok daha iyi olacaktır.

“Albüm çalışmalarım var” dediniz. Nasıl bir çalışma içerisindesiniz?

Ses ile ilgili değil ama nefesle ilgili bir şey yapacağım. Mayıs ayında bir aksilik olmazsa ya da en geç haziran ayında kendi bestelerimden oluşan enstrümantal bir albüm çıkartacağım. Yavuz Plak’la çalıştık. Oyuncu arkadaşım Fırat Tanış da albümde bir parçama ud çaldı. Enteresan bir konsept olacak bakalım.

Sevgili Hazım Körmükçü’ye değerli paylaşımlarından dolayı teşekkür ediyoruz.

Röportaj: Nilay Uzun

Fotoğraf: Merve Hazinedaroğlu 

False