Anne olmaya hazırlanırken hayatı değişti: Tam bir kâbus! Gençlerde artmaya başladı, belirtileri hamilelikle karıştırılıyor

Güncelleme Tarihi:

Anne olmaya hazırlanırken hayatı değişti: Tam bir kâbus Gençlerde artmaya başladı, belirtileri hamilelikle karıştırılıyor
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 04, 2026 08:56

Hamilelik sürecinde yaşadığı belirtileri gebeliğin doğal etkileri sanan genç anne, gerçeği öğrenene kadar zorlu bir süreçten geçti. Sık tuvalete çıkma, kanama ve kansızlık gibi şikâyetler uzun süre farklı nedenlere bağlandı. Ancak doğumdan aylar sonra ortaya çıkan bir gelişme, tüm tabloyu değiştirdi.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

Temmuz 2022’de bir arkadaşının düğününe katılan ABD’li Sage Collins, gece boyunca sık sık tuvalete gitmesine neden olan ciddi bağırsak problemleri yaşamaya başladı. Bir ay sonra hamile olduğunu öğrenen Collins, yaşadığı sindirim sistemi sorunlarının gebelik hormonlarından kaynaklandığını düşündü.

Ancak hamileliği ilerledikçe tablo ağırlaşmaya başladı. Sonbahar aylarında dışkısında kan fark eden Collins, doktora başvurdu. Yapılan kan testlerinde yalnızca gebelikte sık görülen anemi tespit edildi. Doktorlar, belirtileri hamilelikle ilişkilendirirken, rektal kanamalar giderek arttı.

DOĞUM SIRASINDA AŞIRI KAN KAYBI YAŞADI

Hamileliğinin ilerleyen dönemlerinde kan kaybı nedeniyle hastaneye kaldırılan Collins’e demir tedavisi uygulandı. Doğum sırasında ise rektumdan kaynaklanan yoğun kanama sağlık ekiplerini endişelendirdi. Hastaneden taburcu edilmeden önce bir gastroenteroloji uzmanının kendisini değerlendireceği belirtilmesine rağmen bu görüşme hiçbir zaman gerçekleşmedi.

Doğumun ardından da kanamalar devam etti. Collins kısa sürede kilo kaybetmeye başladı ve yaşam kalitesi ciddi şekilde düştü. Yaşadığı süreci Washington Post’a anlatan Collins, “Oğlum henüz altı ya da yedi aylıkken sürekli tuvalete gitmek zorunda kaldığım için onun oyun odasında yerde uzanıyordum. Bu durumu bir türlü anlamlandıramıyordum” ifadelerini kullandı.

Anne olmaya hazırlanırken hayatı değişti: Tam bir kâbus Gençlerde artmaya başladı, belirtileri hamilelikle karıştırılıyor


GERÇEK TEŞHİS İKİ YIL SONRA GELDİ

İlk belirtilerin ortaya çıkmasının üzerinden yaklaşık iki yıl geçtikten sonra, Mart 2024’te aile hekimine yeniden başvuran Collins için kolonoskopi istendi. Yapılan inceleme sonucunda golf topu büyüklüğünde bir tümör tespit edildi. Doktorlar, Collins’e 4. evre kolorektal kanseri teşhisi koyarken hastalığın karaciğerine de metastaz yaptığı belirlendi.

Uzmanlara göre Collins’in yaşadığı durum artık istisnai bir tablo olmaktan çıkıyor. Avustralya’da yapılan araştırmalar, gebelik sırasında veya doğumdan sonraki ilk yıl içerisinde görülen kolorektal kanser vakalarının 1994 ile 2013 yılları arasında her yıl yaklaşık yüzde 6 oranında arttığını ortaya koyuyor.

Haberin Devamı

City of Hope Kanser Merkezi Gastrointestinal Tıbbi Onkoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Marwan Fakih’e göre bu artışın temel nedeni, genç yaş grubunda kolorektal kanser görülme sıklığının yükselmesi. Verilere göre gebelikle ilişkili kolorektal kanser yaklaşık her 13 bin gebelikten birinde görülüyor. Sayı düşük olsa da tanının gecikmesi nedeniyle hastalık çoğu zaman ileri evrede fark ediliyor.

BU BELİTİLERE DİKKAT!


Konuyu Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu’na danıştığımda, “Hamilelikte kabızlık, hemoroid ve buna bağlı rektal kanama oldukça sık görülen durumlar. Gebelik hormonları bağırsak hareketlerini yavaşlatırken, büyüyen rahmin oluşturduğu basınç da hemoroid gelişimini kolaylaştırır. Bu nedenle birçok hasta ve hatta zaman zaman sağlık profesyonelleri kanamayı gebeliğin doğal bir sonucu olarak değerlendirebilir” dedi ve ekledi:

“Ancak dışkıda sürekli veya tekrarlayan kan görülmesi, bağırsak alışkanlıklarında uzun süre devam eden değişiklikler, açıklanamayan kilo kaybı, kansızlık, karın ağrısı ve ailede kolorektal kanser öyküsü bulunması durumunda mutlaka ileri değerlendirme yapılmalı. Özellikle tedaviye rağmen düzelmeyen yakınmalar ‘gebeliktendir’ denilerek geçiştirilmemeli.”

Anne olmaya hazırlanırken hayatı değişti: Tam bir kâbus Gençlerde artmaya başladı, belirtileri hamilelikle karıştırılıyor


“Hamilelikte görülen bulantı, kabızlık, karın şişkinliği, halsizlik ve demir eksikliği gibi belirtiler kolorektal kanseriyle ortak olabilir” diyen uzman isim, şu bilgilerin altını çizdi:

“Bu benzerlik nedeniyle tanı gecikebilir. Ayrıca bazı görüntüleme yöntemlerinin gebelikte sınırlı kullanılması da tanıyı zorlaştıran faktörlerden biri. Anne adaylarının özellikle dışkıda kan görülmesini, dışkılama düzeninde haftalarca süren değişiklikleri, açıklanamayan kansızlığı, sürekli karın ağrısını, dışkının incelmesini ve istemsiz kilo kaybını mutlaka ciddiye alması gerekir. Erken tanı hem anne hem de bebeğin sağlığı açısından büyük önem taşır.”

‘ÜLKEMİZDE DE BENZER DURUMLA KARŞILAŞIYORUZ’

Peki, hamile bir hastaya kolorektal kanser tanısı konulduğunda tedavi süreci nasıl planlanıyor? 

“Hamilelikte kolorektal kanser tedavisi mutlaka multidisipliner olarak planlanır. Genel cerrah, kadın doğum uzmanı, medikal onkolog, radyasyon onkoloğu, perinatoloji ve yenidoğan uzmanlarının birlikte karar vermesi gerekir” diyen Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu, “Tedaviyi belirleyen en önemli kriterler gebeliğin haftası, tümörün evresi, annenin genel sağlık durumu ve bebeğin gelişimi. Bazı hastalarda gebelik devam ederken cerrahi güvenle uygulanabilir. Kemoterapi ise gebeliğin dönemine göre dikkatle planlanır. Her hasta için kişiye özel karar verilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Ülkemizde de nadir olmakla birlikte gebelik sırasında kolorektal kanser tanısı alan hastalarla karşılaştıklarının altını çizen Prof. Dr. Eyüboğlu, “Vaka sayısı düşük olsa da özellikle genç yaşta kolorektal kanser görülme sıklığındaki artış nedeniyle bu olasılığı artık daha fazla akılda tutuyoruz” şeklinde konuştu.

Anne olmaya hazırlanırken hayatı değişti: Tam bir kâbus Gençlerde artmaya başladı, belirtileri hamilelikle karıştırılıyor


GENÇLERDE KOLOREKTAL KANSER NEDEN ARTIYOR?

Amerikan Kanser Derneği’nin 2026 yılı raporu da dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor. Rapora göre son yıllarda 65 yaş üzerindeki bireylerde kolorektal kanser görülme oranı azalırken, 20-49 yaş arasındaki kişilerde hastalık her yıl yaklaşık yüzde 3 artış gösteriyor.

Özellikle 20-39 yaş grubunda son 35 yılda vaka sayısı iki katına çıkmış durumda. Diğer taraftan kadınların ilk doğum yaşının da giderek yükselmesi, genç yaşta görülen kanser ile gebelik döneminin daha sık çakışmasına neden oluyor. Uzmanlar bu durumun hem tanıyı geciktirdiğini hem de tedavi sürecini zorlaştırdığını belirtiyor.

Bu hastalığın kesin nedeninin henüz tam olarak açıklanamadığını söyleyen Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu, “Birçok faktörün birlikte etkili olduğu düşünülüyor. Obezite, fiziksel hareketsizlik, işlenmiş ve kırmızı et ağırlıklı beslenme, liften fakir diyet, sigara, alkol tüketimi ve bağırsak mikrobiyotasındaki değişiklikler en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Bunun yanında çevresel maruziyetler ve genetik yatkınlık da önemli rol oynayabiliyor. Günümüzde genç erişkinlerde görülen artış nedeniyle sadece ileri yaş grubunu değil, genç bireyleri de belirtiler açısından dikkatle değerlendirmek gerekiyor” dedi.

Anne olmaya hazırlanırken hayatı değişti: Tam bir kâbus Gençlerde artmaya başladı, belirtileri hamilelikle karıştırılıyor


TÜRKİYE’DE DURUM NASIL?

“Amerikan Kanser Derneği’nin verileri dünyada dikkatle takip ediliyor. Türkiye’de de kesin oranlar bölgesel farklılık göstermekle birlikte klinik pratiğimizde daha genç yaşta kolorektal kanser tanısı alan hasta sayısının arttığını gözlemliyoruz” diyen Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu, şöyle devam etti:

“Ülkemizde Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü tarama programları sayesinde belirli yaş grubunda erken tanı oranları artarken, 50 yaşın altındaki hastalarda belirtilerin önemsenmesi büyük önem taşıyor. Aile öyküsü bulunan veya risk faktörü taşıyan kişilerde tarama yaşının daha erkene çekilmesi gerekebiliyor.”

KOLOREKTAL KANSER DİREKT ÖLÜMCÜL BİR HASTALIK MI?

Erken evrede yakalanıldığında tedavi başarısı oldukça yüksek olan kanser türlerinden biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu, “Bu nedenle hastalığı doğrudan ölümcül olarak değerlendirmek doğru değil. Erken tanı sayesinde birçok hastada tam şifa sağlanabiliyor. Tedavinin temelini cerrahi oluşturur. Hastalığın evresine göre cerrahiye ek olarak kemoterapi, bazı seçilmiş hastalarda radyoterapi ve son yıllarda gelişen hedefe yönelik tedaviler ile immünoterapiler uygulanabiliyor. En önemli nokta belirtileri geciktirmeden değerlendirmek ve tarama programlarına katılmak. Erken teşhis, yaşam süresi ve yaşam kalitesini belirleyen en önemli faktör” dedi.

BAKMADAN GEÇME!