Güncelleme Tarihi:

Temmuz 2022’de bir arkadaşının düğününe katılan ABD’li Sage Collins, gece boyunca sık sık tuvalete gitmesine neden olan ciddi bağırsak problemleri yaşamaya başladı. Bir ay sonra hamile olduğunu öğrenen Collins, yaşadığı sindirim sistemi sorunlarının gebelik hormonlarından kaynaklandığını düşündü.
Ancak hamileliği ilerledikçe tablo ağırlaşmaya başladı. Sonbahar aylarında dışkısında kan fark eden Collins, doktora başvurdu. Yapılan kan testlerinde yalnızca gebelikte sık görülen anemi tespit edildi. Doktorlar, belirtileri hamilelikle ilişkilendirirken, rektal kanamalar giderek arttı.
DOĞUM SIRASINDA AŞIRI KAN KAYBI YAŞADI
Hamileliğinin ilerleyen dönemlerinde kan kaybı nedeniyle hastaneye kaldırılan Collins’e demir tedavisi uygulandı. Doğum sırasında ise rektumdan kaynaklanan yoğun kanama sağlık ekiplerini endişelendirdi. Hastaneden taburcu edilmeden önce bir gastroenteroloji uzmanının kendisini değerlendireceği belirtilmesine rağmen bu görüşme hiçbir zaman gerçekleşmedi.
Doğumun ardından da kanamalar devam etti. Collins kısa sürede kilo kaybetmeye başladı ve yaşam kalitesi ciddi şekilde düştü. Yaşadığı süreci Washington Post’a anlatan Collins, “Oğlum henüz altı ya da yedi aylıkken sürekli tuvalete gitmek zorunda kaldığım için onun oyun odasında yerde uzanıyordum. Bu durumu bir türlü anlamlandıramıyordum” ifadelerini kullandı.
City of Hope Kanser Merkezi Gastrointestinal Tıbbi Onkoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Marwan Fakih’e göre bu artışın temel nedeni, genç yaş grubunda kolorektal kanser görülme sıklığının yükselmesi. Verilere göre gebelikle ilişkili kolorektal kanser yaklaşık her 13 bin gebelikten birinde görülüyor. Sayı düşük olsa da tanının gecikmesi nedeniyle hastalık çoğu zaman ileri evrede fark ediliyor.
BU BELİTİLERE DİKKAT!
Konuyu Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu’na danıştığımda, “Hamilelikte kabızlık, hemoroid ve buna bağlı rektal kanama oldukça sık görülen durumlar. Gebelik hormonları bağırsak hareketlerini yavaşlatırken, büyüyen rahmin oluşturduğu basınç da hemoroid gelişimini kolaylaştırır. Bu nedenle birçok hasta ve hatta zaman zaman sağlık profesyonelleri kanamayı gebeliğin doğal bir sonucu olarak değerlendirebilir” dedi ve ekledi:
“Ancak dışkıda sürekli veya tekrarlayan kan görülmesi, bağırsak alışkanlıklarında uzun süre devam eden değişiklikler, açıklanamayan kilo kaybı, kansızlık, karın ağrısı ve ailede kolorektal kanser öyküsü bulunması durumunda mutlaka ileri değerlendirme yapılmalı. Özellikle tedaviye rağmen düzelmeyen yakınmalar ‘gebeliktendir’ denilerek geçiştirilmemeli.”
“Hamilelikte görülen bulantı, kabızlık, karın şişkinliği, halsizlik ve demir eksikliği gibi belirtiler kolorektal kanseriyle ortak olabilir” diyen uzman isim, şu bilgilerin altını çizdi:
“Bu benzerlik nedeniyle tanı gecikebilir. Ayrıca bazı görüntüleme yöntemlerinin gebelikte sınırlı kullanılması da tanıyı zorlaştıran faktörlerden biri. Anne adaylarının özellikle dışkıda kan görülmesini, dışkılama düzeninde haftalarca süren değişiklikleri, açıklanamayan kansızlığı, sürekli karın ağrısını, dışkının incelmesini ve istemsiz kilo kaybını mutlaka ciddiye alması gerekir. Erken tanı hem anne hem de bebeğin sağlığı açısından büyük önem taşır.”
‘ÜLKEMİZDE DE BENZER DURUMLA KARŞILAŞIYORUZ’
Peki, hamile bir hastaya kolorektal kanser tanısı konulduğunda tedavi süreci nasıl planlanıyor?
“Hamilelikte kolorektal kanser tedavisi mutlaka multidisipliner olarak planlanır. Genel cerrah, kadın doğum uzmanı, medikal onkolog, radyasyon onkoloğu, perinatoloji ve yenidoğan uzmanlarının birlikte karar vermesi gerekir” diyen Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu, “Tedaviyi belirleyen en önemli kriterler gebeliğin haftası, tümörün evresi, annenin genel sağlık durumu ve bebeğin gelişimi. Bazı hastalarda gebelik devam ederken cerrahi güvenle uygulanabilir. Kemoterapi ise gebeliğin dönemine göre dikkatle planlanır. Her hasta için kişiye özel karar verilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.
Ülkemizde de nadir olmakla birlikte gebelik sırasında kolorektal kanser tanısı alan hastalarla karşılaştıklarının altını çizen Prof. Dr. Eyüboğlu, “Vaka sayısı düşük olsa da özellikle genç yaşta kolorektal kanser görülme sıklığındaki artış nedeniyle bu olasılığı artık daha fazla akılda tutuyoruz” şeklinde konuştu.


