GeriSağlık Aldatmada inkar nelere yol açıyor?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Aldatmada inkar nelere yol açıyor?

Aldatmada inkar nelere yol açıyor?

Uzun ilişkilerde aldatma daha yaralayıcı!

Son yıllarda yapılan çalışmalara göre, kadınların daha çok ilişki doyumsuzluğu, erkeklerin ise daha çok cinsel doyumsuzluk nedeniyle eşlerini aldattığı belirtiliyor. Aldatmaların gün geçtikçe arttığına dikkat çeken Psikolog Doktor Serkan Özgün, aldatmada inkarın yaralanmayı artırdığını da vurguladı.

Serkan Özgün, Türkiye’de gerçekleştirdikleri, aldatılmanın aldatılan eş üstündeki etkisine dair araştırmayla ilgili de şu bilgileri verdi: “Çalışmada eşi tarafından evlilik dışı ilişki ile incinmiş 189 evli kadın yer aldı. Çalışma, aldatmanın evlilik içinde bir kez gerçekleşmesiyle sınırlandı, aldatmanın sonlandırılmış olması ve evliliğin sürdürülmesi şartı arandı. Sonuçlara bakıldığında katılımcıların yüzde 34.4’ünün ‘Travma Sonrası Stres Bozukluğu’ kriterlerinin tamamını karşıladığı tespit edildi. Bu beklenenden daha yüksek bir oran. Detaylı düzeyde bakıldığında katılımcıların yaklaşık yüzde 98’inin zorlayıcı hatırlamalar, yüzde 85’inin kaçınma/küntlük ve yüzde 91’inin aşırı uyarılmışlık semptomlarını gösterdiği görüldü. Bu semptomlar evlilik süresi daha uzun olan kişilerde daha yoğun düzeyde görüldü. Yani uzun ilişkinin içindeki aldatma ile yaralanmanın daha ağır olduğu söylenebilir. Diğer yandan eşleri ilk tepki olarak aldatma eylemini kabul eden grup inkar eden gruba göre daha iyi durumdaydı. Bir erkek miti olarak bilinen ‘her durumda inkar’ın aldatılan eşin daha ağır semptomlar göstermesine sebep olduğu söylenebilir.”

Boşanma gerekçelerinde “aldatma”

ABD merkezli çalışmalarda aldatma oranları evli erkekler için yüzde 20 - 40, kadınlar için ise yüzde 20 - 25 arasında görünüyor. Çift terapisine giden çiftlerin de yaklaşık yüzde 29’u ile 65’inin, ilişkilerinde aldatma ile bağlantılı zorluklar yaşadıkları belirtiliyor. Türkiye’de bu tür istatistikler neredeyse yok. Sadece boşanma gerekçelerinde bildirilme oranları var, o da yüzde 1 dolaylarında kalıyor. Ancak eşlerin birbirini aldatma oranlarının çok daha yoğun olduğu psikologlar tarafından gözlemleniyor.

Kadın ve erkek farkı

Yapılan birçok çalışmaya göre, kadınlar aldatmayı cinsellikten çok duygusallığı içeren bir durum olarak tanımlarken, erkekler bu durumu tersi yönde gerekçelendiriyor. Benzer biçimde, kadınların aldatma olgusunun ilişki doyumsuzluğuyla daha yakından bağlantılı olduğu, erkeklerde ise aldatmanın daha çok cinsel doyumsuzlukla ilgili olarak ortaya çıktığı belirtiliyor. Bunun çiftlerdeki karşılığı, kadın aldatmalarını daha çok ‘başka birine aşık olmak’ ile erkekse aldatmalarını ‘başka birini cinsel olarak arzulamak’ ile gerekçelendiriyor.

Aldatmanın sonucunda…

Özgün, aldatmanın sonuçlarıyla ilgili şunları söyledi: “Aldatmanın ardından oldukça küçük bir grup ilişkilerini tekrar geliştirebiliyor. Aldatma sadece ilişkiler için değil bireyler üzerinde de ciddi olumsuz etkiler bırakıyor. Aldatılma deneyiminin ruh sağlığı üzerindeki etkisine ilişkin araştırmalar, aldatılan kadınların majör depresyon yaşamalarının daha olası olduğu ve aldatılan eşin yoğun kızgınlık, utanç, depresyon, takıntılı acı verici düşünceler, kaçınma ve aşırı uyarılmışlık gibi belirtiler yaşadıklarını rapor ediyor. Erkekler için de benzer sonuçlar bildiren çalışmalar bulunuyor. Son yıllarda aldatma yine bu literatür içerisinde, kişiler arası travma olarak ele alınıyor ve bunun duygusal etkisi yoğun olarak araştırılıyor. Aldatılan eşler de bu deneyimi hayatlarının en zor ve travmatik olayı olarak tanımlıyorlar.” 

False