Annelerimizi özel kılan nedir? Philips Home Report, annelere dair en çok hatırlanan duyguları ortaya koyuyor

Güncelleme Tarihi:

Annelerimizi özel kılan nedir Philips Home Report, annelere dair en çok hatırlanan duyguları ortaya koyuyor
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 05, 2026 09:22

Türkiye’de anneler yalnızca yaptıklarıyla değil, yarattıkları duygularla hatırlanıyor. Versuni’nin 12 ülkede gerçekleştirdiği “Philips Home Report 2026” araştırma raporuna göre annelerin ev içindeki rolünün yalnızca yaptıklarıyla değil, yarattıkları duygularla hatırlandığını ortaya koyuyor. Güven, sıcaklık ve süreklilik hissi; evleri bir yaşam alanından çok daha fazlasına dönüştürüyor.

Anneler Günü yaklaşırken, evlerimizi “yuva”ya dönüştüren o görünmeyen emeğin değeri yeniden hatırlanıyor. Günlük hayatın içinde çoğu zaman fark edilmeyen bu çaba; evde kurulan düzenin, sıcaklığın ve güven hissinin temelini oluşturuyor.

12 ülkede 9.250 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen Philips Home Report 2026 araştırması, ev yaşamına dair bu duygusal ve davranışsal mirası ortaya koyuyor.  Türkiye’nin de dahil olduğu araştırmada elde edilen bulgular anneliğin; fedakârlık, süreklilik ve çoğu zaman görünmeyen bir emek üzerinden tanımlandığını gösterirken anne figürünün evin sadece düzenini değil, "ruhunu" da nasıl ayakta tuttuğunu çarpıcı verilerle kanıtlıyor.

Evin kalbi ve  görünmeyen kahramanları: Anneler

Araştırmaya göre Türkiye’de “anne” demek, evin sadece kalbi değil, aynı zamanda o evin "kalite standartlarını" belirleyen gizli kahraman demek. Araştırmaya katılanların %70’i evdeki düzenin baş mimarı olarak annesini işaret ediyor. Ancak bu rol, sadece toplanmış bir salon veya kurulmuş bir sofradan ibaret değil. Bu, özen ve süreklilik gerektiren, çoğu zaman "görünmeden" sürdürülen devasa bir sorumluluk.

Katılımcıların %58’i annelerinin günlük sorumluluklar nedeniyle zaman zaman yorulduğunu ifade ederken, bu emeğin büyük ölçüde görünmeden sürdürüldüğü anlaşılıyor.

Hatırlanan yapılan işlerden öte yarattıkları hisler

Araştırma, annelere dair en güçlü anıların yapılan işlerden çok yarattıkları duygularla şekillendiğini ortaya koyuyor. Türkiye’de araştırma katılımcıları çocukluklarına dair en çok; yanlarında birinin olduğu, kendilerini güvende hissettikleri ve değer gördükleri anları hatırlıyor.

Global bulgular da bu tabloyu destekliyor: Çocukluğumuza dair en derin izler; hasta olduğumuzda annemizin başucumuzda bekleyip şefkatle bizimle ilgilenmesi (%47), mutfaktan gelen o taze yemek kokusu eşliğinde “sadece orada olması” (%43) ve bize sunduğu o sarsılmaz güven hissi (%42) etrafında toplanıyor.  Evde kurulan düzen, hazırlanan yemekler ya da sürdürülen rutinler aslında daha derin bir duygunun, yani “ilgilenilme” hissinin taşıyıcısı haline geliyor.

Alışkanlıklar değil, duyguların izleri taşınıyor

Ev içinde deneyimlenen bu duygular, yetişkinlikte davranışlara dönüşerek hayatın bir parçası olmaya devam ediyor. Dünya genelinde, temiz ve düzenli bir ev kurmak (%47), birlikte yemek yemek (%42) ve evde sıcak bir atmosfer yaratmak (%41) en çok ileriye taşınan ebeveyn alışkanlıkları olarak öne çıkıyor. Bu durum, güçlü bir gerçeğe işaret ediyor: İnsanlar çocukluklarında gördükleri ilgiyi hatırlıyor; yetişkinlikte ise bu ilgiyi, öğrendikleri alışkanlıklar üzerinden yaşatmayı sürdürüyor.

Türkiye’de bu miras çok daha köklü bir ritüelle, kahveyle birleşiyor. Türkiye’de katılımcıların %39’u ebeveynlerinin çay veya kahve hazırlama alışkanlıklarını bugün kendi evlerinde de devam ettiriyor. Yani çocukken gördüğümüz o "özeni" günlük yaşamın pek çok detayında sürdürmeye devam ediyoruz.

Araştırma, dikkat çekici bir dengeyi de ortaya koyuyor. Hatırlanan anılar çoğunlukla duygusal olurken, günlük hayatta sürdürülen davranışlar daha çok pratik alışkanlıklardan oluşuyor. Bu fark, ev içindeki emeğin görünmeyen doğasını da açıklıyor. Duygular hatırlanıyor, ancak o duyguları mümkün kılan düzen ve süreklilik çoğu zaman fark edilmeden devam ediyor.

Anneler Günü’nde değişen beklenti

Bu farkındalık, Anneler Günü hediyesi algısını da dönüştürüyor. Artık bu özel gün  yalnızca duygusal bir kutlama değil; aynı zamanda annelerin günlük hayatını kolaylaştıran çözümlerle anlam kazanan bir dönem olarak görülüyor. Katılımcıların %64’ü annelerinin hayatını kolaylaştıran hediyeleri daha anlamlı bulduğunu belirtirken, %49’u bu konuda yeterince destek olamadığını ifade ediyor.

Bu sonuçlar, annelerin üstlendiği sorumlulukların fark edildiğini ve bu sorumlulukları daha dengeli hale getirme ihtiyacının giderek arttığını gösteriyor.

Yükü hafifleten çözümler, değeri büyüten dokunuşlar

Ev içindeki düzenin sürdürülebilmesi, çoğu zaman görünmeyen ama süreklilik gerektiren bir emeğe dayanıyor. Bu noktada beklenti, günlük hayatı daha dengeli, pratik ve sürdürülebilir hale getiren çözümler yönünde şekilleniyor.

Philips, geliştirdiği ev teknolojileriyle bu görünmeyen emeği desteklemeyi ve günlük yaşamı kolaylaştırmayı hedefliyor. Evdeki rutinleri daha pratik hale getiren çözümler, yalnızca işleri değil, yaşamın akışını da dönüştürerek daha fazla zamana ve daha fazla paylaşılan ana alan açıyor.

İlandır

BAKMADAN GEÇME!