GeriSpor Adnan Polat
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Adnan Polat

Turgay ŞEREN

Ülkemizde hep mutsuz olaylarla karşılaşmaya alıştık, bunun için de hergün karamsarlığımız artıyor. Ancaaak, geçen gün Deniz Baykal'ın basın toplantısında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak Adnan Polat'ı göstermesi beni mutluluğa itti. Adnan Polat, görünüş olarak zarif, kibar tavırlı, iyi giyimli bir kardeşimdir. Fiziği de bayağı, her mevkiiye yakışır. En mühimi, onu tanımak gerekir. Onunla beraber az da olsa belli zamanları yaşamak gerekir. Hoş görülüdür, prensip sahibidir. Son zamanlarda alıştığımız, yalancı ve değişik kisvelere bürünen yönetici tipi, siyasi tipi asla değildir. Verdiği sözün arkasında durur. Ve en mühimi de, sevgi, saygı dolu ve vefalıdır. Düşünebiliyormusunuz, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı bu yukarıda saydığımız vasıflarla donatılmış birisi olsun.

İstanbul'un pek çok sorunu var. En büyük sorunlarından bir tanesi de yağmurun çok yağdığı zaman, plansız, programsız yapılmış inşaatlardan ve yollardan dolayı sular altında kalan semtlerimiz. Ve her yağmur sonrası yaşanan, tv ekranındaki orada yaşayan halkın perişan halleri. Ellerinde kovalar, dizlere kadar sıvanmış pantolonlar ve 3-5 karış suyun oluşturduğu dereler üzerinde mallarını kurtarmaya çalışan biz vatandaşlar. Haa, sadece bu mu İstanbul'un sorunu, asla değil. Bizler G.Saray Lisesi'nde okurken İstanbul 800 bin kişiydi, şimdi varoşlarıyla birlikte 12 milyon kişiyi geçiyor. Tabii ki böyle bir topluma hitap etmek zor. Onun için de çok ama çok çalışmak lazım. İSKİ problemi, taşımacılık, İGDAŞ, yolların onarımı, daha nice şehir ihtiyaçlarını karşılamak, hep belediyelerimizin ve en mühimi Büyükşehir Belediyemizin görevidir.

Vah dediğim olaylar

Benim en çok tuhafıma giden ve vah vah dediğim bir olay var ki, bu hala gündemde. İstanbul'da bir kaldırım yapılır, yola da bir asfalt döşenir. Bir iki ay sonra o kaldırımın taşları değiştirilir. Hem de hiçbir şey olmamış, gayet düzgünken ve üstünden geçenlerin bu kaldırımı yapanlara teşekkür ederim demesine rağmen, kazma vurulur. O kaldırım, değiştirilir. Gelelim yollara. Önce su borusu döşenir. Arkadan aynı yer tekrar kazılır, yol kapanır ve bir tabela: ‘‘Elektrik kabloları döşüyoruz, verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz.’’ Arkadan yine aynı yer bir buldozer tarafından kazılmaya başlanır. Yine bir tabela: ‘‘Doğalgaz çalışmalarımızdan dolayı kusura bakmayın.’’ Az daha unutuyordum; telefon telleri biliyorsunuz artık yolun altına döşeniyor. Belirli bir süre sonra yine aynı yolda ve yine aynı kulvarda kazı başlar; telefon hatları döşenir. Yani bir kere yapılacak masrafla gerçekleştirilecek hizmet, 5-6 kez tekrarlanır. Vergilerden alınan bizim paralarımız artık sokağa mı gider, nereye gider Allah bilir.

Benim tanıdığım Adnan Polat zor da olsa bu koordinasyonu sağlayıp, bu rezalete ve bu savurganlığa son verecek kişidir. Polat'ın sporcu kişiliği semt sahalarına da yansıyacaktır. Bundan en ufak endişem yok. Sadece futbol değil, o bir spor adamıdır. Basketbol potaları, voleybol sahaları, hatta ve hatta ülkemizde unutulan atletizmi ve atletizm pistlerini bile gündeme getirecek bir kişidir. Dedim ya, Adnan Polat'ı tanımak için onunla beraber olmak lazım. Bizim ailenin dört reyi var; benim, eşimin ve iki oğlumun. Dördü de Adnan Polat'a.



False