Acemi denizci rüzgâra karşı tükürürmüş!

Kurthan FİŞEK

Pek muhterem Korkut Özal'ın ‘‘en tutarlı lider'' olarak tarif ettiği pek muhterem Tansu Hamfendi, son günlerde, çok ilginç mesajlar veriyor kamuoyuna...

Allah kabul etsin...

‘‘İHL'leri kapatmak için getirdiler bu yasayı... Dayatarak geçiriyorlar. Bunun hesabı elbette sorulacaktır...''

28 Şubat tarihli MGK toplantısında ben yoktum.

Brifinglere de çağrılmadım.

Ama, aklımda yanlış kalmadıysa, aynı ‘‘hamfendi'', imam-hatip okullarını kapatacağı ileri sürülen yasa tasarısını kendi milli eğitim bakanlığına hazırlatmış, partisinden herkesin olurunu almış, ‘‘Ya çıkacak, ya çıkacak!'' diye kükremişti.

‘‘Kul'' elbette yanılabilir.

Hatasının neresinden, ne zaman dönerse kârdır.

Ama, bu kadarı da komik oluyor.

* * *

‘‘Aile içi şiddet'' konusunda bir yasa tasarısı vardı. Genel kurula gelmesi engellendi. Geri çekildi.

Meclisteki kadın milletvekilleri basın toplantısı yaptılar.

Bir tek DYP'li hatunlar katılmadı.

Ayfer Yılmaz... Mülkiyeli...

Tansu Çiller... Hüdâ-i nâbit...

Umran Akkan... Kültür Koleji

Meral Akşener... Tarihçi

RP sözcüsü Ahmet Tekdal (avukat), partisi adına tavır koydu.

‘‘Ben gerçi muhterem eşimi dövmüyorum, el bile kaldırmıyorum, ama, aile içinde böyle şeyler normaldir. Meseleyi büyütmemek lâzım...''

İsviçre'den yürüttüğümüz Medeni Kanun herkesin mâlûmudur.

Erkek ailenin reisidir. Kadın, gücü yettiğince, onun yardımcısıdır.

Bu mantığı oyladı, onayladı DYP'nin kadın milletvekilleri...

O güzelim partilerini, ‘‘Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin!'' çizgisine getirdiler.

* * *

Türkiye'de sivil ve askeri rüzgarların estiği istikamet bellidir.

Refah Partisi'nin oyu yüzde 20'dir.

Öbürlerininki yüzde 80...

Refah Partisi örgütlüdür, sesi yüksek çıkar.

Öbürleri bölük-pörçüktür. Soldakiler de, sağdakiler de, yağmurlu günde bile birbirlerine su vermezler.

Meseleyi ‘‘beş tane komutanın irade ve dayatması''na bağlamak yanlıştır. Bir tarafta 80 kişi, öbür tarafta 20 kişi...

20 kişi 80 kişinin iradesini aşıyorsa, o ‘‘bölünmüşlük-örgütlenmemişlik'' olgusunun vebalidir.

* * *

Sivil-askeri rüzgârların ne istikamette estiğini herkes biliyor.

Ama, acemi denizcinin rüzgâra karşı tükürdüğünü, tükürüklerinin geri dönüp yüzüne yapıştığını da herkes biliyor.

‘‘Aile içinde dayak mübahtır!''

21 Ekim 1990 itibariyle, Türkiye'nin nüfusu 56.473.035'ti.

Erkekler 28.607.047... Kadınlar 27.865.988...

Yani ‘‘fifti-fifti''...

* * *

Eşlerinin ‘‘dayak mübahtır'' yönünde oy kullanması, muhterem milletvekillerimizin kocalarını şımartmaz inşallah!

Özer, Tansu'yu döver.

Meral'le Ümran da dayak yer.

Ayfer şimdilik dul...

Onu da dövecek biri çıkar elbette...

X