A Takımı

Tekin ARAL
Haberin Devamı

Savaş Ay'ın ‘‘A Takımı’’ 200. programını kutladı...

Karı kışı, yağmuru çamuru, kazası belası, sorunu sorumsuzu, arka sokağı ön caddesi, karanlığı aydınlığı, izleyicisi eleştiricisi, patronu reytingcisi bir alay şeyle cebelleşip 200 program kotarabilmek kolay bir iş değil...

Sevgili Savaş'ı, bu programa emeği geçen herkesi kutluyorum... Daha nice nice programlara... Hadi bakalım Cumhur Abi...

TV'DE 30 YIL

Geçtiğimiz cumartesi gecesi TRT 1'de Zeki Sözer'in yönettiği ‘‘30. Yılında Türkiye'de Televizyon’’ adlı bir açıkoturum vardı...

Oturuma Uğur Dündar, Ali Kırca, Halit Kıvanç, Bülent Özveren gibi televizyonun ilk yıllarında TRT'de görev yapmış deneyimli televizyoncular, eski TRT yöneticileri, gazeteciler, reklamcılar katıldılar... Böyle bir toplantıya izleyiciler adına halktan kimsenin çağrılı olmayışı programın daha baştan en büyük falsosuydu...

Tartışma daha çok, televizyonculuğumuzun duayeni, ulusal kuruluşumuz TRT üzerinde yoğunlaştı...

Açıkoturumu yöneten, TRT'ye uzun yıllar emek vermiş Zeki Sözer de zaten programda TRT sözcüsü gibiydi...

Yalnız sevgili Sözer'in özel kanallardan sözederken sürekli ‘‘Ticari Kanallar’’ deyimini kullanması biraz garip kaçtı...

Binlerce kişi çalıştıran, trilyonluk harcamaları olan, üstelik kıyasıya bir rekabet ortamında bulunan özel televizyon kanallarının tabi ticari kaygıları, politikaları olacak... Ayrıca da bu işi vatan, millet aşkına değil para kazanmak için yapıyorlar, bu da açık...

Ha, ticari çıkar adına bir alay saçmalık yapmıyorlar mı?.. Hem de daniskasını yapıyorlar... Ama o zaman da elden geldiğince tepelerine biniyoruz zaten...

Keşke ülkenin en olanaklı, en iyi teknik donanımlı televizyon kuruluşu TRT de böyle ekmek elden su gölden bir konumda olmasaydı, onun da ‘‘ticari’’ kaygıları olsaydı... Tabi kişiliğine uyar biçimde, belki daha iyi programlar yapardı...

Zeki Sözer'in sürekli kullandığı ‘‘Ticari Kanallar’’ deyimi, biraz o ünlü ‘‘boyalı basın’’ deyimini çağrıştırdı...

Ama özellikle Uğur Dündar ve Ali Kırca, dünün TRT, bugünün ‘‘Ticari Televizyon’’ çalışanları olarak sözünü ettiğim konudaki en güzel cevapları verdiler...

Bu arada ekrana TRT'nin eski yıllarını anımsatacak görüntüler geldi ekrana...

Belki biraz da nostaljik takılıyorum ama... Dizileri, eğlence programları, yarışmaları, filmleriyle ne güzeldi o TRT televizyonu...

Ceyar, Komiser Columbo, Petroçelli şu TRT'ye geri dönün Allahaşkına... İbo'ya, Sibel Can'a verilen kadar veremeyiz ama, kaç para isterseniz vereceğiz valla!..

BOYA

Teknik direktör Yılmaz Vural değerli bir futbol adamımızdır...

Yılmaz'ın en büyük özelliği ise biraz sıkıntılı olması, olduğu yerde üçbeş günden fazla duramamasıdır...

Yılmaz Vural tam rakamını bilmiyorum ama son iki üç yılda sanırım en az altı yedi farklı takımı çalıştırdı, bir alay farklı renge girdi...

İşte geçen gece Yılmaz Hoca'yı televizyonlarda, ünlü bir boya firmasının reklamında görünce hem şaşırdım, hem de bunu akıl eden reklam firmasına helal olsun, dedim...

Hergün renkten renge giren Yılmaz Hoca' boya reklamında oynatmak gerçekten müthiş isabet...






 








Yazarın Tüm Yazıları