GeriSeyahat 200 hane Mehmed’in suyunu kullanıyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
200 hane Mehmed’in suyunu kullanıyor

200 hane Mehmed’in suyunu kullanıyor

22 yıl önce oturduğu mahallede su yoktu. O, bir su kaynağı buldu, eline kazma küreği aldı ve 1300 metre boru döşeyip, evlere su getirdi. Sarıyer'in en tepesinde, Kocataş Mahallesi sakinlerinden 200 ev hala bu suyu kullanıyor.

Mehmet Şentürk, 1930 Trabzon doğumlu. İlkokuldan sonra okula devam etmiyor ve hemen iş hayatına atılıyor. 1958’de İstanbul'a geliyor. O zamanlar ‘‘Dokumacı Mehmet’’ olarak tanınıyor, çünkü küçük bir atölyesi var ve tekstille uğraşıyor. 20 yıl kendine ait bir atölyeyi işletiyor.

1977'de başlayan krizi atlatamayan Mehmet Şentürk, atölyeyi kapatmak zorunda kalıyor, evini satıyor. Aldığı parayla borçlarını ödüyor, oğlu işletsin diye bir kamyon alıyor. Kalan parayla da, Sarıyer'deki Kocataş Mahallesi'nde şu anda oturduğu evi yapıyor. Bu mahallede onun için çok şey değişiyor. Başta lakabı ‘‘Dokumacı Mehmet’’, ‘‘Sucu Mehmet’’ oluyor.

Kocataş Mahallesi, Sarıyer'in en tepesinde, önde muhteşem bir Boğaz manzarası arkada koca bir orman. Anadolu'dan gelen bir çok aile, uzun zaman önce ev yapıp yerleşmiş buraya. O yıllarda mahalle sakinlerinin en büyük derdi susuzluk.

Tesadüfen su buldu

Mehmet Şentürk mahalleye 1978'de taşınıyor. Mahalleden bir kaç kişiyle birlikte dolaşırken, tesadüfen yerden su çıktığını görüyorlar. Ama su çok zayıf, böyle zayıf akan bir kaç kaynak daha buluyorlar. Ne yaparız ne deriz diye düşünürken Mehmet Bey'in aklına bir fikir geliyor: Bu suyu evine taşımak. Gidiyor pompa yaptırıyor, motor alıyor.

Etraftaki evlerde oturanlar, onun bu çalışmasını görünce birer birer geliyorlar. ‘‘Masrafa ortak olalım bizim eve de getir şu suyu’’ diye. Derken 300 haneye ulaşıyor su isteği, Mehmet Bey, pompayı değiştirmek, motoru büyütmek zorunda kalıyor. O zaman 58 yaşında.

Alıyor eline kazmayı ve suyun çıktığı yerlerden evlere kadar boru döşemeye başlıyor. Hem de tek başına. Gece yarılarına kadar, karda kışta çalışıyor. Tam 1300 metre boru yerin altından evlere kadar geliyor. Dokumacılıktan sonra denediği bir kaç iş de olmayınca mahallenin ‘‘su meselesi’’ni kendine iş ediniyor.

Canlı dozer

O yıllarda, henüz Sucu Mehmet lakabı yok, ‘‘canlı dozer’’ diyorlar. Su meselesine getirdiği çözüm sayesinde ise adı Sucu Mehmet'e çıkıyor, çünkü o Kocataş Mahallesi'nin İSKİ'si.

İki depo yapıyor, sular orada toplanıyor ve pompayla evlere basılıyor. 10 yıl boyunca mahalledeki evler bu suyu kullanıyor. 10 yıl sonra İSKİ su getiriyor mahalleye. Suyu daha bol olduğu için onu tercih edenler oluyor ama daha pahalı.

Sucu Mehmet'in suyunu kullananlar, bugün hane başına ayda 1 milyon 500 bin lira ödüyorlar ve şu anda yaklaşık 200 hane bu suyu kullanıyor. 7 yıl önce biri onu İSKİ'ye şikayet ediyor. İki memur bir mühendis geliyor, evin bahçesinde kuyu arıyor ama bulamıyor.

Mühendis, Mehmet Şentürk'e ‘‘Anlat bakalım, neler olduğunu’’ diyor. O da durumu anlatıyor: ‘‘Orada bir çeşme olsaydı gidip kovalarla, bidonlarla doldurup eve gelecektik. Ben herkesi bu zahmetten kurtardım suyu ayağına getirdim. Sonra kitaplara baktım bu su umumi su değil. Umumi ise saat takın dedim. Onlar da tamam biz bunu bir inceleyelim dediler gittiler, bir daha da gelmediler.’’

Depolardan biri kapalı

Şu andaki su sorununun en büyük nedeni de, mahalleye geçen yıl yapılan Hayvan Rehabilitasyon Merkezi.

Mahallenin su depolarından biri, Hayvan Rehabilitasyon Merkezi'nin yakınında. Mehmet Şentürk, ‘‘Bu hastanenin alt yapısı yok, hayvanların sularının, pisliklerinin atıldığı yeri izole etmemişler’’ diyor.

Şentürk, bu pis suyun, kendi sularına karışmış olabileceğini düşündüğü için yakınındaki depodan su vermiyor. Sadece bir depo da mahalleye yetmiyor. Şentürk, ‘‘İstediğimiz tek şey alt yapısını düzeltmeleri ve köpeklerin pis sularının toplandığı deponun sızıntı yapmaması.’’ diyor.

False