GeriGündem Ekonomi de direndi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ekonomi de direndi

Ekonomi de direndi

Türkiye ekonomisi 15 Temmuz darbe girişiminin ardından hızla toparlandı. Hem hükümetin hem de tüm ekonomi aktörlerinin katkısıyla darbe girişiminin ekonomideki izleri, önlemler ve finans imkânlarıyla silinirken, hayata geçirilen reformlar ekonominin gelecek yıllarda yaşanabilecek olası dalgalanmalara karşı da sağlamlaşmasını sağladı.

Türkiye ekonomisi, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde bir sınav yaşadı ve bu sınavı da başarıyla geçti. Darbe girişimi sonrası yaşanan hızlı toparlanma ise son dönemlerde ekonomide atılan önemli reformlar ve gecikmeksizin alınan önlemlerden kaynaklandı. Üç yılın ardından ekonomide temellerin daha sağlamlaştırılması için hamleler sürerken, Ağustos 2018’de yaşanan dalgalanmanın ardından dengelenme süreci de devam ediyor.

15 Temmuz 2016 Cuma günü yaşanan darbe girişiminin ardından piyasaların açılacağı ilk gün nasıl bir tepki yaşanacağı tam bir soru işaretiydi. 18 Temmuz 2016 günü açılışta Borsa İstanbul’da sert bir düşüş gözlense de ekonomik aktivitede, bankacılık sisteminde tek bir aksaklık olmadan ilk hafta atlatıldı. Kısa süre sonra da hükümetin, kurumların ve özel sektörün hep birlikte önlemleri bir bir devreye koymasıyla ekonomi hasar görmeden toparlandı.

Borsa İstanbul, 18 Temmuz sabahı gecikme yaşanmadan işlemlere başladı. Açılışta yaşanan yüzde 2.5’luk düşüş gün sonunda yüzde 7’lik sert bir düşüşe uzandı. Yapılan yorumlarda piyasaların siyasi belirsizlik karşısında tedirgin olduğundan bahsediliyordu. 18 Temmuz günü borsa 76 bin 976 puandan kapandı. Yıllar içinde 100 bin puanı yeniden geçen Borsa İstanbul son günlerde 98 bin seviyesiyle yine 100 bin puanı zorluyor.

15 Temmuz 2016 öncesinde Türkiye ekonomisinde büyüme, işsizlik, makro ekonomik göstergeler oldukça iyiydi. Darbe girişiminin yaşandığı Temmuz ayını içeren 2016 yılı üçüncü çeyrekte ekonomi yüzde 1.8 daralsa da, ardından büyüme ivmelendi ve yüksek artışlar yakalandı. 2016’yı yüzde 3.2 büyümeyle kapatan Türkiye, 2017’de yüzde 7.4 büyüdü. 2018 yılını yüzde 2.6 büyümeyle tamamlayan Türkiye ekonomisi, 2019 yılının ilk çeyreğini ise yüzde 2.6 küçülmeyle geçti.

KGF ETKİSİ BÜYÜK

Darbe girişimi sonraki ilk haftada dolar kuru ilk tepkiyle 3 lirayı aşsa da dönemin Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in özellikle Londra’daki yabancı yatırımcılarla yaptığı telekonferans ortamı sakinleştirdi ve kuru geriletti. Türkiye ekonomisinin darbe girişimine karşı sağlam durmasının nedenlerinin başında, bankacılık sisteminde yıllardır yapılan reformlar ve hemen alınan önlemler geliyor. Kredi Garanti Fonu (KGF) yeniden yapılandırıldı ve finansman sıkıntısı çeken şirketler için tam bir can suyu oldu. Tüm sivil toplum örgütleri ortak karar aldılar ve paniğe fırsat vermeden ekonomide işlerin yürümesini, karşılıklı güvenin korunmasını sağladılar.

KGF ile 2017 yılında 208.1 milyar liralık kredi için 297 bin 682 adet talep geldi. Bu taleplere karşılık olarak fonun öz kaynakları ile Hazine desteği birlikte ele alındığında kullandırılan kefalet tutarı 187.4 milyar TL oldu. 2016’da kullandırılan kefalet 5.1 milyar TL olmuştu. 2018 yılında ise KGF 2018 Faaliyet Raporu verilerine göre 125 bin 146 firmadan talep geldi ve 123 bin 931’i onaylandı. Böylece 85.9 milyar liralık kredi için Hazine desteği ile birlikte kullandırılan kefalet tutarı 75.3 milyar lira olarak belirlendi.

Sadece KGF kredileri değil TOBB Nefes Kredisi ve KOBİ Değer Kredileri de 2017 ve 2018 yıllarında devam etti. Bankaların desteğiyle yapılan bu kredi paketleri işletmelere nefes aldırdı, ticaretin devamını sağladı.

NOT İNDİRİMLERİ

Darbe girişimi sonrası en büyük şok ise uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından geldi. Darbenin ertesinde hemen Standard&Poor’s (S&P), Moody’s ve Fitch, Türkiye’nin kredi notunda indirime gittiler. Bu indirimlerin bir miktar olumsuz etkisi Türkiye piyasalarında hissedilse de reel sektörde çok bir dalgalanma yaratmadı.

Ardından ise OHAL ilan edildi. İlk adımı S&P attı, darbe girişiminin hemen ertesinde 18 Temmuz’da Türkiye’nin BB+ olan kredi notunu BB’ye indirdi. S&P’nin kararına hem hükümetten hem de piyasa uzmanlarından tepki geldi.

S&P’yi 23 Eylül Cuma günü diğer uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s takip etti. Moody’s Türkiye’nin kredi notunu Baa3’ten Ba1’e düşürdü ve not görünümünü “durağan” olarak belirledi.

Diğer kredi derecelendirme kuruluşlarından Fitch de Ağustos’ta Türkiye’nin BBB- ile yatırım yapılabilir seviyede olan kredi notunu korudu ama görünümü durağandan negatife çevirdi. Şu anda Türkiye’nin Moody’s’ten kredi notu B1 görünüm negatif, S&P’den B+ görünüm durağan, Fitch’ten ise BB seviyesinde.

Darbe girişimi sonrasında FETÖ ile ilgili olan şirketlere el konuldu. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’ye (TMSF) Mart 2019 itibariyle Türkiye’nin 39 ilinde toplam 924 adet şirket devredildi. Ayrıca 127 şirketin yüzde 50’sinin altındaki hisseleri ile 120 gerçek kişinin mal varlıkları da TMSF’nin kayyumuna geçti.

924 işletmenin aktif büyüklüğü yaklaşık 57.8 milyar lira. Özkaynak toplamı 21.3 milyar lira, ciro toplamı 31.7 milyar lira ile bu işletmelerde çalışan kişi sayısı da 44 bin 317 kişi olarak belirlendi.

VATANDAŞ BOZDURDU

15 Temmuz sonrasında kurdaki dalgalanmaya karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vatandaşa döviz bozdurma çağrısı yapmasının ardından ilk üç ayda 20 milyar dolar satış yapıldı. 15 Temmuz darbe girişimin ardından tüm ekonomi yönetiminin seferberliğinde piyasaları tutacak, gereken tüm önlemler alındı. O dönemde Maliye Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Merkez Bankası, Borsa İstanbul, Sermaye Piyasası Kurulu gibi Türkiye ekonomisinin en önemli oyuncuları banka yöneticileriyle bir araya gelerek sağduyu çağrılarında bulundu, işlerin olması gerektiği gibi gittiğini duyurdu. Bu çağrılar ve vatandaşların Türk Lirası’na destek çıkmasıyla birlikte dolar ve euro, darbe girişiminin ardından 2016 yılının Ağustos ayı başına kadar stabil bir seyirde işlem gördü. Darbe girişimi sonrasındaki Ağustos ve Eylül ayları boyunca 3 liranın altında kalan dolar bir dönem 2.90 liranın bile altına indi. Özellikle bu dönemde vatandaşlar, kamu kurumları ve özel sektör tarafından başlatılan döviz bozdurma kampanyaları ve çağrıları çok etkili oldu.

Kripto Para Piyasaları için Bigpara

Kripto Para Piyasaları için Bigpara

False