Ziraat, talebi artırmak için 80 trilyonluk kredi dağıttı

Hürriyet Haber
04.01.1999 - 00:00 | Son Güncelleme: 04.01.1999 - 00:01

Ziraat Bankası'nın kullandırdığı bireysel kredilerin hacmi, 10 ayda 9 trilyon liradan 80 trilyon liraya ulaştı. Ziraat Genel Müdürü Selçuk Demiralp,bu sonuca hiç reklam yapmadan ulaştıklarını belirterek, talebi canlandır acağı için, krizin aşılması amacıyla bireysel kredi atağını 1999'da da sürdüreceklerini açıkladı.

Ziraat Bankası'nın bu yıl kullandırdığı bireysel kredilerin hacmi, 10 ayda 9 trilyon liradan 80 trilyon liraya ulaştı. Ziraat Bankası Genel Müdürü Selçuk Demiralp, ‘‘Reklama vereceğimiz parayla, kredi faiz oranlarını düşük tuttuk. Nasılsa Türkiye'de her vatandaş, Ziraat'ın bir şubesinin önünden geçer dedik. Şubelere astığımız birer afiş yeterli oldu’’ dedi.

Demiralp, Ziraat Bankası'nın faaliyetleri ile ekonominin içinde bulunduğu duruma ilişkin değerlendirmelerini Hürriyet'e anlattı. Şu anda bireysel kredilerde ilk üç banka arasında yer aldıklarını, gelecek yıl ise birinci olmayı hedeflediklerini söyleyen Demiralp, şöyle konuştu:

‘‘1999 hedefimiz, 60 bin kişiye, 200 trilyon bireysel kredi kullandırmak. Bankamız bu hizmetiyle çok önemli bir fonksiyonu ifa etti. Hem sosyal-moral açıdan, hem de talebin çok sıkışık olduğu bir dönemde önemli bir rol oynadığımıza inanıyorum.’’

Tarım sektörünü desteklemede Ziraat Bankası'nın alternatifsiz olduğunu ve bu asli fonksiyonunu sürdüreceğini vurgulayan Demiralp, bireysel krediye yönelmelerinin nedenini ise şöyle anlattı:

‘‘Sabit gelirlilerin nüfusa oranı, yüzde 40. İşadamının, sanayicinin, esnafın bankası var, ama sabit gelirlinin finansman sağlama olanağı yok. Bu düşünceden hareket ettik. Formaliteleri kaldırdık. Örneğin, bankamızdan maaş alanlardan kefil istemedik.’’

Ekonomide ardarda gelen krizlerin en önemli sonuçlarından birinin talep daralması olduğunu hatırlatan Demiralp, bireysel kredi hacmini genişleterek, bu daralmanın aşılmasına katkıda bulunmayı hedeflediklerini söyledi.

Bir sabit gelirlinin kullandığı 150-200 milyon liralık kredinin marjinal faydasının, 5 milyar kullanan bir işadamından daha fazla olacağını söyleyen Demiralp, artan tüketimin enflasyona etkisi konusunda da ise ‘‘Bu para bankaya geri dönüyor. Onun için olumsuz bir etkisi olmaz’’ dedi.

Demiralp, düşük faiz uygulamalarını, diğer bankaların da dikkate aldığını vurgulayarak, ‘‘Bu çok olumlu. Çünkü biz kar peşinde koşan bir banka değiliz. O nedenle çıtayı çok yükseltmek istemiyoruz’’ diye konuştu.

POPULİST DEĞİLİZ

Ziraat Bankası, tarıma bu yıl 236 trilyon lirası DFİF'ten olmak üzere, 350 trilyon lira destek sağladı. Demiralp, tarımsal kredi faiz oranlarını belirlerken, ‘dayanabilecekleri en son noktayı saptamaya çalıştıklarını’ söyledi. ‘‘Bizim populist bir uygulamamız yoktur’’ diyen Demiralp, ‘‘Faizlerin tırmanışı düşmezse, bugünkü koşullarda Ziraat Bankası, yüzde 65 ve yüzde 54 olan faizleri sürdürmek zorunda. Yoksa bu banhka ayakta kalamaz’’ diye konuştu.

Kimse Türkiye'de parasını batırmadı

Selçuk Demiralp, ekonomik kriz ve Türkiye'nin bundan nasıl etkileneceğin konusundaki düşüncelerini ise şöyle aktardı:

‘‘Dış piyasalar daha durulmadı. Kreditörler Rusya zararlarını nasıl telafi edeceklerini düşünüyorlar. Türkiye'nin çok iyi bir repütasyonu var. 1980'den bu yana, borcunu vadesinde ödeyen ender ülkelerden birisi. Bugün yurtdışında hiçkimse, (Benim Türkiye'de param kaldı) diyemez. Bu durum, Türkiye'ye büyük itibar sağlamaktadır. 1994 krizindeki üç bankanın batması dolayısıyla zedelenen itibarımızı geri aldık.

Hazine, bu kargaşa içinde bile, borçlanma kabiliyetini sürdürecektir. Miktarda daralma ve maliyette artış olabilir. Ama kamu kesiminin ihtiyacı olan krediyi bulabilir. IMF'un fon sıkıntısı çektiğini unutmamak lazım. O nedenle, mevcut protokolun yürürlükte kalması ve alınacak yeşil ışık şu aşamada daha önemli.’’



Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı