Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Zincirli hürriyet

İKTİSAT ilminin geliştiği ülkelerin başında ABD gelmektedir.

Bunu Nobel iktisat ödüllerinin çoğunu, Amerikalı iktisatçıların kazanmasından anlıyoruz. Ancak geçmişte, özellikle Avusturya ve İngiltere’nin de büyük iktisatçılar yetiştirdiğini unutmamak gerekir. Mesela Avusturya, bir ekoldür. Yani iktisatta bir “Avusturya Mezhebi” vardır. Mesela Rusya sosyalizmi büyük bir iktisat mezhebi hatta ayrı bir iktisat dini haline getirmeye çalışmıştır. Malezya’da da İslami İktisat mezhebi geliştirilmektedir. İktisattaki önderliğine rağmen bir “Amerikan İktisat Ekolü” yoktur. Pek tabii Amerikan iktisatçıları serbest piyasacıdır. Ama yol göstericilerden Chicago ile MİT (Massachusetts Institute of Technology) mezhepleri arasında yaklaşım farkları vardır. Chicago, iktisadi sorunların tümünü, MIT ise çoğunu “piyasalar” halleder dermiş. ABD’de Cumhuriyetçiler “Chicago Mezhebi”ne Demokratlar “MIT Mezhebi” bağlıdır. Bu farklılık, Türkiye’deki “devletçilik” ve “özel sektörcülük” mezhep ayrışmasına benzer bir yapıdır. 

MEVZUAT, GİRİŞİM ÖZGÜRLÜĞÜNÜ MÜ KISITLAR, YOKSA SERBEST TEŞEBBÜS SİSTEMİNİ GÜVENCEYE Mİ ALIR?

Avusturya Mezhebine göre “Serbest Piyasa” sisteminin asıl adı “Serbest Girişim”dir. Belki de bununla, “serbestlik girişimde olmalı, ama serbest piyasa mekanizmalarına pek güvenmiyoruz” denmektedir. İktisadın bir numaralı uğraşı “kaynakların (paranın) tahsisi” sorunudur. Bu problemi en iyi piyasalar çözer denir. Ancak serbest piyasada girişimcilik “başkalarının parasıyla” iş yapmak demektir. Başkalarının parası ise bankalardadır. Kapitalist sistemin en sık arıza çıkaran parçası finans sektörü veya kısaca bankalardır. Bu yüzden iktisadi krizler hep finans kesiminden çıkar. Son yaşanan olaylardan sonra kapitalizmin ana sorunu “kriz oluşumuna” meydan vermemek için, başta bankacılık olmak üzere bütün piyasaların “düzenlenmesi ve denetlenmesi” haline dönüştü. Bu amaçla sürekli yeni mevzuat (regülâsyonlar) yürürlüğe sokulmaktadır.  Bir bakıma “serbestliği koruma adına” serbestlikler kısıtlanmaktadır.

YENİ LİBERALLİK, YENİ DEVLETÇİLİĞE DÖNÜŞÜYOR

Yine o kadim meseleye geldik çattık. Atalarımız ne demiş, her şeyin mutedili iyidir. İfrattan da tefritten de sakın kendini. Açıktır ki; kapitalizm için hem girişim özgürlüğü olacak, hem de “piyasaların” doğru çalışması için düzenleme ve denetleme yapılacaktır. Buna yeni liberallik denebilir. Ancak düzenleme ve denetlemede çok ileri gidilirse ki; gidiliyor, bu sistemin adı artık “yeni devletçilik” olur. Yeni devletçiliğin serbest piyasa ekonomisine zarar verecek kadar hızla gelişmesinin ana sebebi “düzenleme ve denetleme” kurumlarında görev alanların ve onları o göreve getirenlerin “iktisadi gücü” elinde tutmanın dayanılmaz keyfine varmalarıdır.
Son Söz: Hiçbir kötü insan, iyilik yaptığına inanan kadar kötülük yapamaz.

X