Ege Haberleri

EGE

    Zeytinyağında fiyat artışı geçici

    Mete Tamer OMUR / HÜRRİYET
    02.01.2015 - 01:02 | Son Güncelleme: 01.01.2015 - 19:59

    UZZK Başkanı Ümmühan Tibet, son günlerde zeytinyağı fiyatlarının yükseleceği yöndeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

    ZEYTİN ve zeytinyağı sektörü, yeni sezona hareketli bir başlangıç yaptı. Bir yanda dünyanın en büyük zeytinyağı üreticileri İspanya ve İtalya’da yaşanan ciddi rekolte kaybı. Öte yandan da 190 bin ton rekolteyle Türkiye, yüzde 10’a varan fiyat artışıyla sezona ‘merhaba’ dedi. Fiyatın ‘20 liralara’ dayanacağı söylentisi ise hem tüketici, hem de sektör temsilcilerinin keyfini kaçırdı. Fiyat artışının geçici olduğunu savunan sektör temsilcileri, spekülasyona dikkat çekiyor. Ortak görüş, yaşanan sıkıntının faturasının ne üreticiye, ne de tüketiciye çıkarılmasından yana. Çözüm ise belli. Avrupa’da olduğu gibi üretici ve tüketiciye destek. Türkiye’nin 700 bin tonluk zeytinyağı hedefi için bu şart...

    Yeterli ürün var
    Gelişmeleri değerlendiren Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Başkanı Ümmühan Tibet, 2014-2015 zeytinyağı sezonu için 190 bin ton rekolte beklentisi olduğunu hatırlattı, Türkiye’nin hem iç piyasaya hem de ihracata yetecek zeytinyağının olduğunu kaydetti. Son dönemde çıkan ‘zeytinyağı fiyatı uçtu’ gibi haberlerin piyasalarda spekülatif bir durum yarattığına dikkat çekerek, “Fiyatlar üzerinde spekülasyon yaratılmaya çalışıyor. Bu hem üreticiyi hem de tüketiciyi üzen bir durum. Zorlukla kazandığımız tüketiciyi bu tip spekülasyonlarla kaybetmeyelim. Fiyat artışının geçici olduğunu düşünüyorum” dedi.

    Arz düşünce artış doğal
    Zeytinyağında fiyatların bir önceki yıla göre artış kaydettiğini dile getiren Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin ise dünya genelinde yaşanan kuraklık nedeniyle tüm tarım ürünlerinde olduğu gibi zeytin ve zeytinyağı rekoltesinin arzulanan seviyede olmadığını belirterek, “Şu anda arz-talep kuralına göre belirlenen fiyat arzda meydana gelen düşüş nedeniyle fiyatlar yükselişte. Bu da doğal” ifadesini kullandı.

    Zeytinyağında fiyat artışı geçici

    Hedefler zaafa uğramamalı
    Türkiye’nin zeytincilik sektörüne ulusal düzeyde önemli yatırımlar yaptığını aktaran Çetin, Tarım Bakanlığı’nın ülke hedefini önümüzdeki yıllar için 700 bin ton olarak belirlediğini hatırlatarak, “Zeytincilik hedefinin zaafa uğramaması gerekir. Bunun için üretim şart ve üretici mağduriyet yaşamamalı. Tüketicinin de ürünü çok pahalı tüketmemesi gerekir. Bu konuda bazı tedbirlere ihtiyaç var. Önümüzdeki yıllarda Türkiye yüksek rekoltelerle karşılaşacak. Bu durum akılcı politikalarla şansa dönüştürülmeli. Bakanlığın hedefleri doğru, ancak çalışmalar yarım kalmamalı” diye konuştu.

    ÜRETİCİ ZARARDA
    ·Son 4-5 yıldır zeytinyağı fiyatlarının artmaması nedeniyle üreticinin zarar ettiğini hatırlatan Ümmühan Tibet, üreticinin de bu sezon ilk defa para kazanacağını belirterek, “Haliyle sektörümüzün dinamikleri tekrar canlanmaya başlayacak. Şu anda sezonun başındayız. 2005-2006’da da benzer bir hareketlilik yaşanmıştı. Yüksek fiyat beklentisi bir süre sonra tersine döndü ve üretici ciddi zarar etti. Benzer bir tablonun olmaması için dikkatli davranmak gerekiyor” bilgisini paylaştı.

    Zeytinyağında fiyat artışı geçici

    AMBALAJLI İHRACAT
    ·Son 10 yılda Türkiye’nin zeytin ağaç varlığının yüzde 70 arttığını, 95 milyondan 165 milyona çıktığını belirten Tibet, “Ağaç varlığında yaşanan bu artış yavaş yavaş ürüne de yansıyor. Bu sezon büyük zeytinyağı üreticileri İspanya ve İtalya’da bir düşüş var. 1 milyon 700 binlerde zeytinyağı üreten İspanya, bu sezon rekoltesi 750-800 bin ton. Bu bizim için büyük bir avantaj. Ambalajlı ürünlerimizle dünya pazarlarında yerimizi alabiliriz. Zeytinyağımızı dünyaya tanıtmak adına tarihi bir fırsat” diye konuştu.

    KDV SIFIRLANSIN
    ·Türkiye’de sağlıklı bir ürün olan zeytinyağının daha çok tüketilmesi için çalışmak gerektiğini dile getiren Cahit Çetin, şöyle devam etti:
    “Peki fiyatlar pahalı iken tüketici nasıl bunu tüketecek? İşte bu noktada batıda bir takım araçlar devreye alınıyor. Temel mesele, üreticinin alın terinin ve emeğinin karşılığını alması tüketicinin de ulaşılabilir fiyatlardan ürüne ulaşmasıdır. Devlet bu dengeyi sağlamak durumunda. Prim sistemi yeniden gözden geçirilerek, amaca uygun seviyelere getirilmeli, yüzde 8 olan KDV oranı sıfıra veya 1’e çekilebilir. Bu tedbirlerin alınmasıyla hem üretici küstürülmemiş olur, hem de tüketicinin makul rakamlarla ürüne ulaşması sağlanır.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı