Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Zeynep Atikkan: Rakamlarla umutsuzluk

Zeynep ATİKKAN

Rusya'da nüfusun yüzde ikisi uyuşturucu kullanıyor.

Sovyet rejiminin özlemini çekenlere göre uyuşturucu alışkanlığı ‘‘komünizmin çöküşünün’’ sonucu!

1.5 milyon Pakistanlı'nın eroin bağımlısı olduğu Birleşmiş Milletler tarafından açıklandı. Yani dünyanın en büyük eroinman nüfusu cuntacı General Müşerref'in yönettiği nükleer güç Pakistan'da.

Bazı eroin bağımlılarına göre ‘‘İslam içkiyi yasakladığı için uyuşturucu kullanımı artıyor.’’

Çare üretemeyenlerin mazeret üretmekteki ustalıkları diyemeyeceğim! Ortada ustalık filan yok. Her mazeret gibi yukarıdaki örnekler de ‘‘teslimiyeti'' ve ‘‘çaresizliği’’ simgeliyor.

Rusya'da, Pakistan'da ve kokain laboratuvarlarının günde 1 milyon dolar kazandırdığı Kolombiya'daki ‘‘hukuksuzluğun’’ rakamları bunlar.

Globalleşmenin şirin yüzü ‘‘Internet Cafe’’lerdeki ‘‘dünya gençliğinin sınırlar ötesi beraberliği’’ ise, diğer yüzü de uyuşturucu tehdidi altında yok olan nesiller.

Bunlar küresel boyutta sosyal trajediler.

Hiç kuşkusuz ki Rusya'da komünizm çöktüğü için uyuşturucu kullananların sayısı üç milyona çıkmadı. Ama liberalizm yutturmacası adı altında uygulanan ucube modelin topluma taşıdığı hastalıkların en dehşet saçanı uyuşturucu.

Komünizm yıllarında rejim muhaliflerinin sürgün yeriydi Sibirya. Bugün ise eroin ve AIDS'le gelen toplumsal intiharların yaşandığı lanetli bir coğrafya oldu.

Geçen yıla kadar hiçbir AIDS vakasının görülmediği bu bölgede aniden 5 bin AIDS'linin tespit edilmesi nasıl izah edilir?

Bu arada Duma'nın yayınladığı bir rapor Rusya'da toplam 36 bin AIDS hastasının bulunduğunu ortaya koyuyor. Uluslararası sağlık kuruluşlarının tahmini ise 300 bin vaka dolayında.

Önceki gün New York Times Gazetesi, Birleşmiş Milletler'in AIDS komitesi temsilcisi Arkadiusz Majszyk'in şu sözlerine yer veriyordu:

‘‘Sibirya'da AIDS eroinle yayılıyor. Eroin kullananlar birbirlerine aynı iğneyi geçirerek virüsün yayılmasını sağlıyorlar. Ve bunu kimse umursamıyor.’’

Bu dehşet tablosunun her zamanki gibi en ‘‘dehşet verici’’ portreleri çocuklar ve kadınlar. Sibirya'da uyuşturucu bağımlılığı 12 yaşında başlıyor.

Uyuşturucudan eroine geçiş yaşı ise 16ı-17’lerde. Gençler bu toplu intiharın gerekçesini ‘‘Ne diskotek ne tiyatro var’’ diye açıklamaya çalışıyorlar.

Uyuşturucu kullanan Rus fahişelerin yüzde kırkının AIDS virüsü taşıdığı söyleniyor. Bunlar resmi rakamlar!

Rusya'nın bazı bölgelerinde, 70 doğumlular uyuşturucudan ölürken 80'lilerin yüzde ellisi de aynı korkunç yolun yolcusu!

Davos'ta toplanıp ‘‘Sovyet düzeni çöktükten sonra Rusya'daki liberalleşme’’ yutturmacasını anlatan iktisatçı erbabı nedense bu rakamlarla ilgilenmiyor.

* * *

Şimdi Amerikan kamuoyundan ‘‘Ödediğimiz vergilerle Pakistan'daki eroin mafyasına yardım mı edeceğiz’’ şeklinde eleştiriler yükseliyor.

Oysa o Amerika değil miydi komünistlere karşı Pakistan'daki Afgan Talibanları teşvik eden ve besleyen? Afganistan, Pakistan coğrafyası bugün uyuşturucu trafiğini yöneten, kontrolden çıkmış birtakım terör örgütlerinin elindeyse bunun baş sorumlusu Amerikan yönetimi değil mi?

Rusya'da, Yeltsin'in çok yakınına kadar sızmış mafyayı Putin'in temizleyip temizleyemeyeceği hálá bir soru işareti. Yeltsin yönetimi de Amerika'nın ve Batı'nın mutlak desteğini almamış mıydı?

Prensiplerden uzaklaşmanın acı sonuçları bunlar.

Amerikan gençliğinin uyuşturucu sorunu olmasaydı Pakistan ve Rusya'daki bu trajedinin haber değeri tek sütunu aşar mıydı?

Bunun da adı ‘‘global riyakárlık’’ işte!

X