Zeybekci’den ilginç ekonomi analizi

Erdinç ÇELİKKAN / ANKARA
09.08.2014 - 14:40 | Son Güncelleme:

EKONOMİ Bakanı Nihat Zeybekci, önümüzdeki dönemde ekonomide yaşanacak gelişmelerle ilgili ilginç mesajlar verdi. Irak’taki IŞİD krizine rağmen “Irak bizim ekonomimizi bozamaz” iddiasında bulunan Zeybekci, “Irak’taki yeni gelişmeler Türkiye’yi mecbur ülke yapıyor” dedi.

AB’ye yakın piyasalar içinde en yüksek getiri ve en sağlam ekonominin Türkiye’de olduğunu savunan Zeybekci, “Allah aşkına Avrupa parasal genişleme yaptığında bu paranın Türkiye’den başka gideceği ikinci adres yok” görüşünü savundu. 10 Ağustos’tan sonra Türkiye’nin edilgen ekonomiden etken ekonomiye geçeceğini söyleyen Zeybekci, ekonomideki gelişmelerle ilgili Hürriyet'e şu değerlendirmeyi yaptı:

EDİLGEN DEĞİL ETKEN EKONOMİ
“Bildiğimiz ve bugüne kadar geldiğimiz üretim, pazarlama alışkanlıklarıyla devam edersek 2023 hedeflerine ulaşmamız mümkün değil. 2023 hedeflerine yüzde 15-20 eksiyle de ulaşmamız mümkün olmaz. Hammadde dünyasını başkalarının kontrol ettiği, enerji dünyasına başkalarının hakim olduğu dünyada fason üretici ülke olarak bu noktaya kadar gelebildik. Bundan sonra Türkiye’nin yapması gereken tüketim ağlarını kendinin kontrol etmesidir. Edilgen değil, etken ekonomiye sahip Türkiye olarak ancak böyle 2023’e ulaşabiliriz. Bunu ancak kültür coğrafyası dediğimiz Orta Asya, Kafkaslar, Kuzey Karadeniz, Körfez, Arap Yarımadası, Kuzey Afrika’da sağlayabiliriz. Ancak o zaman 2023 hedeflerine ulaşabiliriz. 10 Ağustos’tan sonra Türkiye’nin dönemi artık edilgen ekonomi değil etken bir ekonomi, aktif, hakim, global bir ekonomi.

TÜRKİYE BİR ES YAPTI
Irak bizim ekonomimizi bozamaz. Teknik bir sıkıntı var, teknik bir detay var. Gerek Irak’ta gerek Türkiye’de Ramazan Bayramı nedeniyle yaşanan 3,4,5 günlük boş, tamamen sistemin kapandığı, sistemde hiçbir kaydın girilmediği günler var. Irak’ta herşey çok kötü olsa, yıl sonuna kadar bu yüzde 35 civarındaki ortalamayla aşağıda olursa bunun toplam Türkiye ticaretine etkisi 2.5 milyar dolar olur. 600 bin TIR girişi vardı. Bunun 300 bini zaten haziranda girmişti. Haziran’dan sonraki 300 binin yüzde 35-40 oranında düşmesi demek 100 bin TIR girişinin düşmesi demek. Bunun da bize hizmetler sektöründe yaklaşık 200-250 milyon dolar civarında etkisi olur. Şu anda zaten AB’de yüzde 10’un üzerinde artış yaşıyoruz. Bunu da Avrupa’daki artışlarla kapsayabileceğiz. Temmuz ayı ihracatımız da aynı çıktı. Dikkat ederseniz geçen sene Ramazan ayı ağustostaydı. Bu sene Ramazan ayının işsizlik ve kapalı günü temmuza geldi. Beş gün sıfır, bir dolarlık bile ihracatın kaydı girilmedi Türkiye’nin hanesine. Perşembe ve cuma da sistem durdu bir anda. Dolayısıyla Türkiye bir es yaptı. Onun için bu ağustosta inşallah bu temmuz esini tamamlarız.

İRAN, SÜRPRİZ ÜLKE OLACAK
Önümüzdeki dönemin sürpriz ülkesi İran olacak. Tercihli Ticaret Anlaşması imzaladık. Hedef bizim kültür coğrafyamızda şu andaki 150 milyar dolarlık rakamı bu coğrafyada pat diye elde etmek. Şu anda resmi olarak 12 milyar dolar, gayrıresmi olarak 4 milyar dolar ihracat yapıldığına inandığımız Irak’ta çok kolay şekilde 20-25’li rakamlara bir iki yıl içinde ulaşacağımıza inanıyoruz. Türkiye bu şekilde devam ederse bazı nüanslar dışında cari açık, bir iki yılda hayal haline gelir. Türkiye’deki tüm krizleri yaşadım. Şu anda Türkiye’de üretmemenin, istihdam yapmamanın, yatırım yapmamanın tek sebebi vardır o da reel sektörün katlanmaya razı olmadığı ve olamayacağı faizdir. Enflasyon 365 gün geriye hitap eden veridir, faiz ise 365 gün geleceğe aittir. Merkez’in yılsonu itibariyle enflasyon beklentisi yüzde 7.6’dır. Ama 365 gün aldıysak faizi 2015 yılı temmuz sonu itibariyle enflasyonu almamız gerekiyor. O da 6’lar seviyesinde.

BU FAİZE KİMSE RAZI DEĞİL
Türkiye’de şu anda reel sektörün muhatap olduğu TL faiz oranı, yüzde 13-15 arasında dolaşıyor. Dolayısıyla aradaki marj yüzde 7. Türkiye’de hiç kimse yüzde 7’lik kar etmiyor. Yüzde 7’lik reel faize kimse katlanmaya razı olmuyor. Ekonomi öyle bir bilim dalıdır ki rıza üzerinedir. Razı değilseniz olmaz. Şu anda yatırımcı, ticaret erbabı, ekonominin reel aktörleri sizin piyasada dayattığınız faize mecburen katlanıyor. Ama mecbur olmadığı alanlar var, mesela ‘yatırımımı ertelerim’ diyor. Böyle olunca faiz direk maliyete yansıyor. Maliyet içinde bir unsur haline geliyor. ‘Mal satarsam fabrikadan alırım’ dediğiniz anda fabrika fiyatlarına razı oluyorsunuz. Bu da reel fiyat değil bindirilmiş fiyat oluyor. Fabrika da hammadde stoğuna girmiyor. Toptancıdan talep geldiğinde stokta birşey olmadığı için direk üretmek istiyor ve hammadde talep ediyor. Bunu talep ettiğinde de bindirilmiş faiz fiyatlarına tabi olmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla bu da bizim elimizde kısır döngüye dönüşüyor ve maalesef enflasyon oluyor. Bunu sağlayacak, bizim baktığımız açıdan bakacak bir Merkez Bankası anlayışı ve yapısına getirmek istiyoruz.

ERDEM BEY’LE GÖRÜŞÜYORUM
Erdem Bey’in (MB Başkanı) Bakanlar Kurulu’na bir kez sunumu oldu. Ben Erdem Bey ile bu konuları görüşüyorum. Türkiye olarak FED’den daha fazla Avrupa Merkez Bankası’nın kararlarından etkileniriz. FED ‘parasal daralmaya gideceğim’ derken, Avrupa ‘parasal genişlemeye gideceğim’ dedi. Allah aşkına parasal genişleme olduğunda bu para nereye gider? Gidebileceği ilk ülkelerden birisidir Türkiye. Para ihtiyacını karşılamakla ilgili sıkıntı görmüyorum. Gelecekle ilgili pozitif beklentimi katlandığım faizin önüne düşerek aşağı indirilmesini istiyorum. Merkez Bankası ile aramızdaki fark bu. Tedirgin, tedbirli, aşırı bir yaklaşım... Gelecekteki pozitiflerin bugünden değerlendirilmesi için Türkiye’deki faizlerin piyasanın kabul edebileceği bir seviyeye indirilmesini; piyasanın üretebilir, yatırım yapabilir hale gelmesini istiyorum. AB’ye yakın ülkelerde en yüksek getiri ve en sağlam ekonomi Türkiye’de. Bu paranın Türkiye’den başka gideceği ikinci adres yok. Türkiye ve sonra diğerleri şeklinde gider. Onun için de bizim bu parayı değerlendirmemiz lazım. Türkiye olarak bugüne kadar büyümemizde zaman zaman balon patlamaları yaşadık. Bunun tek bir çaresi, panzehiri var o da ihracattır. Aşırı değerli TL ile Türkiye hep ithalat tuzağına düşüyor. Şu andaki kur uygun bir kurdur, ihracatı teşvik edicidir. Gereksiz, hiçbir işe yaramayan ithalat kaleminin baskılanmasını sağlıyor. Rusya, Ukrayna, AB ile ABD arasındaki açmazda biz Rusya ile daha yakın şekilde menfaatlerimizi zirveye çıkaracağız. Biz bundan avantajlı çıkacağız.”

ecelikkan@hurriyet.com.tr

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı