Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Zehirli sarmaşığı sulamayın

    Hürriyet Haber
    31 Ocak 2012 - 00:00Son Güncelleme : 30 Ocak 2012 - 23:58

    Başbakan Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin çok tehlikeli bir sürecin kapısını zorladığını belirterek, “Biz Türkiye olarak, Fransa’da filizlenmekte olan bu zehirli sarmaşığın daha fazla sulanmaması için Fransız dostlarımızın, Fransa halkının sesini yükseltmesini bekliyoruz” dedi.

    Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasında özetle şunları söyledi:

    Ortaçağ zihniyeti

    “Maalesef, tarihte aydınlanmanın öncüsü olmakla övünen bir devlet, bugün karanlık Ortaçağ zihniyetinin hortlamasına öncülük ediyor. 2’nci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa içinde bir daha çatışma yaşanmaması için birlik kurmayı esas alan Fransa, bugün ayrımcılığın, ırkçılığın, çatışmanın dilini kullanıyor. Aydınlanma Çağı’ndaki Fransa, aklı merkeze alan bir Fransa’ydı. Sarkozy dönemindeki Fransa ise dogmaları, önyargıları, hezeyanları temel alıyor.

    Tehlikeli süreç

    Sarkozy’nin Fransa’sı, parlamentoda tarih yazmaya kalkışarak çok tehlikeli bir sürecin kapısını zorlamaktadır. Onun için biz Türkiye olarak, Fransa’da filizlenmekte olan bu zehirli sarmaşığın daha fazla sulanmaması için Fransız dostlarımızın, Fransa halkının sesini yükseltmesini bekliyoruz. Bu aşamada, yasa teklifine karşı oy kullanan senatörlerin, Anayasa Konseyi’ne başvurmaları için gerekli girişimleri sürdürüyoruz. İnanıyorum ki, Fransa’daki aklıselim, Sarkozy’nin öncülük ettiği bu ırkçı ve ayrımcı gidişata, Türkiye düşmanlığına dur diyecektir.

    Yargıda adım adım

    2009 Eylül’ünden itibaren Yargı Reformu Strateji Belgesi ve buna bağlı eylem planı çerçevesinde adım adım yargıda dönüşümü gerçekleştiriyoruz. Günübirlik, palyatif bir çalışma içerisinde değiliz. Reform paketi Bakanlar Kurulumuzda görüşülmüş, kabul edilmiş, bir strateji ve biz buna bağlı bir eylem planı dahilinde kararlılıkla çalışıyoruz.

    Hedefin yüzde 70’i

    Türkiye ileri demokrasi alanında mesafe aldıkça, Türkiye’nin sosyal ihtiyaçları gerektirdikçe, hukuksal reformlar da kesintisiz bir biçimde sürecektir. Ancak burada şunu ilave etmem lazım. Bizim iki yıl önce başlattığımız bu çalışmada, bugün itibarıyla hedefimizin yüzde 70’ine ulaştık sayılır. 12 Eylül 2010 Halkoylaması, yargı için bir milat niteliği taşıyor. Yargıya millet eli değdi. Yargı bir hizbin, dar bir anlayışın, bir grubun arka bahçesi olmaktan çıktı. Bu kapsamda, Anayasa Mahkemesi daha demokratik bir yapıya kavuştu. HSYK daha katılımcı, geniş tabanlı, kürsüdeki hâkim ve savcıların oyları ile oluşan demokratik bir yapıya büründü.

    HSYK kurtuldu

    Meslekten ihraç kararlarına karşı etkin itiraz ve yargı yolu açık bir kurul halini aldı. Bu sayede HSYK, birilerinin sözcüsü olmaktan, bir siyasi parti gibi işlemekten kurtuldu. Yargıtay ve Danıştay, fiziki olarak güçlendirildi, aynı şekilde personel, hâkim-savcı açısından güçlendirildi.”    

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı