Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Zararlardan zarar beğen

    Hürriyet Haber
    22.08.2012 - 12:15 | Son Güncelleme: 22.08.2012 - 12:15

    Hangisi daha zararlı? Uzmanlar GDO ile ilaç kalıntısını tartışıyor.

    GDO GERÇEKTEN ZARARSIZ MI?
    Genetiği değiştirilmiş organizmalara karşı isimlerin başında gelen Prof. Dr. Kenan Demirkol hürriyet.com.tr’ye şu açıklamalarda bulundu; “ABD’nin resmi kurumlarının kayıtlarına göre genetiği değiştirilmiş bitkilerin piyasaya çıktığı 1996 yılından beri özellikle alerji vakalarında ve alerjiye bağlı ölümlerde belirgin bir artış saptanmıştır. Bunun dışında İngiltere, Avusturya, İtalya ve özellikle Fransa’da yapılan hayvan deneylerinde çıkan sonuçlar insan sağlığı açısından da ürkütücü bir tablo ortaya koyuyor. En son bir ay kadar önce bu alanda çalışmaları ile tanınan Dr. Seralini’nin insan böbrek hücrelerine gd-bitkilerin etkileri üzerine yaptığı çalışma yayınlanmıştır. Bu çalışmaya göre gd-bitkiler laboratuvar ortamında insan böbrek hücrelerini öldürücü etki göstermiştir. Genetiği değiştirilmiş bitkilerde yapılan hayvan deneylerinde kısırlık çok önde gelen bir yan etkidir. Tüm gelişmiş ülkelerde giderek artan kısırlık vakalarının bir bölümünün de gd-bitkilere bağlı olduğu düşünülebilir. Bunu kanıtlayan bir çalışma henüz yok olamaz da çünkü insanlar denek olarak kullanılamazlar!”
    Gençer, Türkiye'de GDO'lu ürün bulunmadığını, asıl sıkıntının ise ilaç ve gübre kalıntıları olduğunu söyledi.
    Bu sıkıntıya rağmen, tüketicilerin gündeminde GDO'lu ürünlerin daha fazla yer aldığına dikkati çeken Gençer, “En büyük zarar ürünler üzerinde kalan böcek ilaçlarıdır” değerlendirmesinde bulundu.


    Sadece ürünlerin döllenme aşamasında hormon kullanıldığını ifade eden Gençer, böcek ilaçlarının ise ürün hasat edilinceye kadar kullanılabildiğine dikkati çekti.
    Gençer, “Bu süre içinde mantari hastalıklar, böcekler, yabancı otlar için ilaçlar kullanılır. Bunlar zararlıdır ama asıl zararlı olanlar böcek ilaçlarıdır” dedi.

     

    "İLACIN AYRIŞMASI İÇİN BELİRLİ BİR SÜRE GEREKLİ"


    Bu ilaçların kullanım sürecinin önemli olduğunu bildiren Gençer, ilaçların hepsinin kendine göre bekleme sürelerinin olduğunu dile getirdi.
    Ürünlerin hasadının üzerinden belli bir süre geçtikten sonra tüketiciye ulaştırılması gerektiğini vurgulayan Gençer, “Diyelim ki ürünün 15 gün beklemesi gerekiyor. Çünkü ilacın ayrışması için bu süre gereklidir. Her ilacın cinsine göre farklı süreçler vardır. Çiftçinin o süreyi bekledikten sonra ürününü pazara göndermesi gerek” diye konuştu.


    Uygulamada bu kurallara uyulmadığını ileri süren Gençer, ilaçlı ürünlerin hasattan hemen sonra pazarlara gönderildiğini iddia etti.
    Ankara ve İstanbul halinde laboratuvarlar kurulduğunu hatırlatan Gençer, şunları kaydetti:
    “Buralarda gelen ürünlerden numuneler alınıyor, analize gönderiliyor. Kalıntı varsa işlem yapılıyor. Bunun dışında bir de aşırı gübre kullanımından kaynaklanan gübre kalıntısı durumu var. Türkiye'deki asıl sıkıntı ilaç ve gübre kalıntılarıdır. Bunlar insan sağlığına çok zararlıdır. Ne GDO ne hormon, asıl zararlı olan ilaç bakiyeleridir. Sağlıklı ürün yemek istiyorsak bugün Türkiye'de konuşulması gereken konu meyve sebzedeki ilaç kılıntılarıdır ve bu konuda gerekli tedbirlerin alınmasıdır.”

     

    "HORMON ÇOK ZARARLI BİR ŞEY SAYILMAZ"


    Gençer, “hormon” diye bilinen, “bitki gelişim düzenleyicileri”nin çok zararlı olmadığını savundu.
    Bitkinin döllenmesi için gereken bir sıcaklık olduğunu, o sıcaklığın altına düşüldüğü zaman döllenme faaliyetinin durduğunu anlatan Gençer, “Bunun için erkek çiçekle dişi çiçeğin yıkanarak birbirleriyle temas etmesi için hormon dediğimiz kimyasal sıvı maddesi kullanılır” dedi.
    Gençer, hormon kullanımının minimum seviyelere indiğini bildirdi.

     

     

     

     

     

     

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı