Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Zana, Apo için tarih verdi

    Faruk BALIKÇI- Ramazan YAVUZ- Özgür CEBE- Muharrem KONTAZ/ DİYARBAKIR, (DHA)
    21 Mart 2008 - 17:51Son Güncelleme : 21 Mart 2008 - 17:53

    DİYARBAKIR’da DTP'nin düzenlediği ve binlerce kişinin katıldığı nevruz kutlamasında konuşan kapatılan DEP eski Milletvekili Leyla Zana, Abdullah Öcalan’ın 2010 yılında aralarında olacağını iddia etti. Kutlamalar sırasında teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın posteri açılırken, terör örgütü lehine sloganlar atıldı.

    Protokolda bulunan DTP’li bazı milletvekili ve belediye başkanlarının giydiği yöresel kıyafetlerin PKK’lı teröristlerin giydiklerine benzediği iddiaları ortaya atıldı. Öcalan'ın cezaevinden gönderdiği iddia edilen mesaj sunucu tarafından ‘Kürt halk önderi’ anonsuyla okundu. Mesajda Öcalan, Başbakan Erdoğan’a çağrı yaparak kendisiyle görüşmesini istedi. Kutlamalar sırasında savaş uçakları alan üzerinden alçaktan uçuş yaptı.

    Diyarbakır’da DTP’nin Bağlar Beldesi Hamramat Evleri yakınındaki alanda düzenlediği nevruz kutlaması için polis çok sıkı güvenlik önlemleri aldı. Diyarbakır Emniyet Müdürü Zeki Çatalkaya, havadan helikopterle gezerek alınan önlemleri denetledi. Belediye otobüsleri alana kentin dört bir yanından insan taşırken, otobüs bulamayanlar komyanlar ve motorlarla alana gitti. Alana 1 kilometre mesafede araçlarından indirilenler polis tarafından arandı. Arama noktasında Abdullah Öcalan'ın posterini açarak slogan atan bir grup polise taş attı. Bunun üzerine tertip komitesinin görevlendirdiği kişiler taş atılmasına engel oldu ve bu grubu dağıttı. DTP’liler kutlamalara 300 binin üzerinde kişinin katıldığını iddia ederken, Diyarbakır Valiliği bu rakamı havadan helikopterlerle yapılan incelemede 70 bin kişi olarak tespit etti.

    KIYAFETLER DİKKATİ ÇEKTİ

    Diyarbakır’daki Nevruz kutlamalarına DTP Grup Başkanı ve Mardin Milletvekili Ahmet Türk, DTP Grup Başkan Vekili ve Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş, Aysel Tuğluk, Gültan Kışanak, Avrupa Parlementosu Milletvekili Feleknaz Uca, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, kapatılan DEP eski milletvekilleri Leyla Zana, Selim Sadak ile çevre belediye başkanları ve partililer katıldı.

    DTP protokolünün tamamı yöresel kıyafetlerle kutlama alınına gelirken, aralarında Ahmet Tük’ün de bulunduğu bazı partililerin giydiği kıyafetlerin PKK’lıların giydiği kıyafetlere benzediği ileri sürüldü.

    Nevruz alanında üzerinde Öcalan’ın posteri bulunan bir flama uçurulurken, alana Kürtçe, ‘Etkinliğimiz barışın sesi olsun’, ‘Milyonların coşkusu yasaklanamaz’, ‘Tecrite hayır’, ‘Barış ile herkes yükselecek, özgürlük yolu nevruz ateşi ile aydınlanacak’ yazılı pankartlar asıldı. Kutlamlarda teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın fotoğrafları, PKK flamaları açılıp, sık sık Öcalan ve PKK lehine sloganlar atıldı. Nevruz ateşini protokolde bulunanlar hep birlikte yaktıktan sonra konuşmalara geçildi.

    SAVAŞ UÇAKLARI ALÇAK UÇUŞ YAPTI

    Diyarbakır’da DTP’nin düzenlediği nevruz kutlamaları sırasında alanın yakınında bulunan 2’nci Hava Kuvvet Komutanlığı 8’inci Ana Jet Üssü’nden arlıklarla 4’erli ve 2’şerli ve tek tek kalkan savaş uçaklarının bir bölümü kutlama alanının üzerinden alçak uçuş yaptı.

    UÇAKLAR BİLE KÜRT HALKINI ENGELLEYEMEZ

    Nevruz alanındaki ilk konuşmayı DTP Diyarbakır İl Başkanı Necdet Atalay yaptı. Atalay, “Kürt yoktur dediler, siz varsınız burdasınız. Bugün tarihi bir gün gerçekleştirdik. Siz geçmişinize sahip çıktınız. Yeni bir özgür yaşam için bir araya geldiniz” dedi. Atalay konuşurken, 3 savuş uçağı havada tur atınca, “Uçaklarla bile Kürt halkını engeleyemezler” dedi.

    BAYDEMİR: İNKAR İLE ÖLDÜRMEK İLE ÇÖZÜM OLMAZ

    Yerel kıyafetler giyen Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, konuşmasını Kürtçe yaptı. Baydemir, yüzbinlerce kişinin barış, birlik ve kardeşlik için Nevruz alanını doldurduğunu belirterek, “Bu büyük bir değerdir. Hizmetlerinizde olmaktan gurur duyuyoruz. Bizim isteğimiz, taleplerimiz, yürüşüyüşümüz birdir. Bir süre önce bir heyet ile Kürdistan’ın misafiri olduk. Barışın, kardeşliğin sesini, onların selamını getirdim size. Bugün bu alanda yüzbinlerce insan toplandık. Kürt, eski Kürt değildir. İnsan hakları ve demokrasi ön plana çıktı, ancak hükümet halen yerinde sayıyor. İnkar ile öldürmek ile çözüm olmaz” dedi.

    Yoksulluğun bu halkın kaderi olmadığını, bunu istemediklerini söyleyen Baydemir şunları söyledi:

    “Bu fakirlik Kürt halkının kaderi olmayacak. Biz bu savaşın durdurulmasını istiyoruz. Ancak barış onların paketleri ile olmaz. Sizce paketlerden ne çıktı. Paketlerden kabak çıktı. Bütün hükümetler hep paket diyor. Paket yani GAP demek istiyorlar. Isıtıp önümüze getiriyorlar. Isıtın, ısıtın pişmiş kabağı önümüze getirin. Ama artık bu kabak yenilmiyor. Onların paketlerinde alavere dalevere Kürt Mehmet nöbete var. İçi boştur. Partimize dava üstüne dava açıyor, Müfettişler geliyor. Bu hükümetin kendi politikasıdır. Şimdi Kürtçe yayına geçilecek diyorlar. Kürtçeyi yasaklıyorsunuz, Belediye Başkanını görevden alıyorsunuz. Bu ne turşu bu ne lahana. Bununla kandıramazsınız. Bana açılan davalardan ceza alırsam 130 yıl cezaevinde kalırım. Kürt dili nedeniyle. Özgürlük ve barış güzel bir hayaldir. Biz bu hayali görmeye davem edeceğiz.”

    APO’NUN MESAJI ‘KÜRT HALK ÖNDERİNİN MESAJI’ DİYE OKUNDU

    Diyarbakır’daki nevruz kutlamalarında İmralı Cezaevi’nde bulunan teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın avukatları aracılığı ile gönderdiği söylenen mesaj sunucu tarafından, ‘Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın mesajı’ diye anons edilerek okundu. Öcalan'ın mesajında şu ifadeler yer aldı:

    “Özgürlük mücadelesini bırakmayın. Ben burada onların oyun ve hesaplarını açığa çıkarıyorum. Bana Kürt halkının özgürlük direnişini bırak diyorlar. Ben hiç bir şekilde özgürlük mücadelesini bırakmam. Ben halkların birliği ve beraberliği için mücadelemi sürdüreceğim. Kimsenin savaşçısı olmayacağım. Ölüm benim için sorun değil. Benim için önemli olan Kürt halkının özgürlüğü ve özgürlük hareketinin yükselmesidir. Nasıl kadınları erkeklere muhtaç etmişlerse, Kürt halkını da kendilerine muhtaç etmek istiyorlar. Paketlerle çözüm olmaz. Paketlerle kandıramazlar. Erdoğan’a çağrı yapıyorum. Teorik, pratik çözümlerimiz var. Gelin benimle görüşün. Ben bir tek insanın ölmesini istemiyorum. Benimle diyalog kurun akan kanı durduralım.”

    APO İÇİN OTURMA EYLEMİ

    Platformun ön tarafında mesaj okunduktan sonra 30 metre eninde ve 30 metre boyunca üzerinde, ‘Ya seninle özgürleşeceğiz, ya da senin özgürlüğün için öleceğiz’ yazılı Öcalan’ın dev posteri açılarak alanda gezdirildi. Daha sonra sahnedeki sunucu, “Şimdi sizleri Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan’n üzerindeki tecrici protesto etmek için 5 dakika oturma eylemine devam ediyorum” dedi. Bunun üzerine kutlamaya katılanlar oturma eylemi yaptı. Oturma eylemi sırasında Öcalan’ın daha önceki nevruz kutlamalarında kaydedilen ses kaydı, ses yayın cihazından verildi.

    Kapatılan DEP eski Milletvekili Leyla Zana, Kürtçe yaptığı konuşmada çağdaş Kava’ların bedenlerini ateşe vererek nevruzun bugünlere geldiğini söyledi. Zana, “Kim inkar ederse etsin Kürt beyniyle, bedeniyle iradesiyle Kürttür ve buraradır. Kürdün hangi durumlarda bu alanlara geldiğini iyi biliyor. Belki genç arkadaşlarım bilmeyebilir. Biz Kürdüz demeye cesaret edemezdik. Bugün bütün renkleriyle Kürtler meydanlara çıkıyor. Her halk kendi rengi ile dili ile vardır. Biz hem sevinçliyiz, hem üzgünüz. Çünkü barış ve kardeşlik sesimiz duyulmuyor. Bunun için özgünüz. Ama bu büyük irade ile barış olacaktır” dedi.

    KÜRTLERİN 10 TANE TELEVİZYONU VAR

    Leyla Zana, savaşların artık durmasını istediğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Şimdi paket açmışlar. Benim demokrasim, paketim var diyorlar. Arapça, Kürtçe, Türkçe, Farsçca, 4 dilden yayın yapacağız diyorlar. Biz 10 yıldır 4 dilden yayın yapıyoruz. Zaman zaman İngilizce bile yayın yapıyoruz. Kürtlerin 10 tane televizyonu var. Bu Kürtlerin iradesidir. Senin yalancı televizyonun işe yaramaz. Çünkü biz 10 yıldır ‘Roj baş’ (günaydın) diyoruz. Sen çok geride kaldın. Bu onların yıllardır ne kadar uykuda olduğunu gösteriyor. Onların bir torba makarna, kömür ve tevizyonuna ihtiyacımız yok. Kimliğinize, barışa, birliğe ve kardeşliğe ihtiyacımız var. Yalanlarla yıllardır insanları kandırdınız. Dünya o kadar küçüldü ki artık kimse bizi kandıramaz. Biz partilerinin kapatılmamasını istiyoruz. Özgür düşünce ve fikirler sürekli tartışılsın diyoruz. Sadece onların değil, hiç bir partinin kapatılmasını istemiyoruz. Ama biz hep irademize sahip çıkacağız. İrademizi onlara teslim etmeyeceğiz.”

    “DAĞDAKİLER ARANIZDA OLMADAN ÇÖZÜM OLMAZ”

    Zana, konuşması sırasında alanın üzerinden bir helikopterin uçtuğunu görünce, “Ben inanıyorum ki onlar da bizimle nevruzu kutluyor. Ama keşke aramızda olsalardı” dedi. Kutlamalara katılan kalabalığın, ‘Biji serok Apo’ sloganlarını atması üzerine Zana, şunları söyledi:

    “Ben inanıyorum. Bu irade 2010’da onu aranıza getirecektir. Kürdistanın her yerinde bu irade her alanda dile getirildi. Edi bese ile artık yeter dediniz. Bu duruşunuz için sizlerin önünde saygı ile eğiliyorum. Hiç bir güç demesin biz Kürtleri parçalayacağız, çözüm için adım atacağız. Biz böyle bir adımı istemiyoruz. Böylesi adım bizden uzak olsun, kırılsın. İçinde bulunduğumuz süreç, Kürdistan’ın her parçasında bir ittifaktır. Ancak ben Kürt siyasetçilerinden şunu rica ediyorum. Berrak bir strateji geliştirsinler kendi ulusal konferanslarını gerçekleştirsinler. Çözüm gündeme geldiğinde Kürtler birbirinden ayrıdır. Hepsi farklı şeyler söylüyor farklı şeyler düşünüyor diyorlar. Ama biz diyoruz ki makul yol neyse biz onu istiyoruz. Demokratik özerklik ne anlama geliyor. Kürdistan için kısmı bağımsızlıktır. Kürt kendi kimliği ile her alanda yaşasın. Diliyle yaşasın eğitimini alsın. Demokratik yol istiyoruz. Kürt halkının projesi budur. 50 yıldır benim halkım ne istiyorsa bunu sokakta açıkça söyleyebilsin. Halkın iradesi ipotek edilmesin. Eğer bu halk ile yaşamak istiyorlarsa biz herşeye hazırız. Kendi diliyle rengi ile hep birlikte yaşamaya hazırız. Ama çözümsüzlük dayatmalarını kabul etmiyoruz. Halkımız kendinden emindir. Kimlik insanın varlığıdır. Halkımızın inançları ile oynamasınlar. Dağdaki arkadaşlar sizin aranızda olmadıkça çözüm olmaz. Özgürlük tutsakları, zindandakiler aranızda olmasa çözüm olmaz. Ne onlar kendini ne de biz kendimizi kandırmayalım.”

    Zana konuşmasını, ‘Birlik, birlik, birlik, Özgürlük’ diyerek bitirdi.

    TÜRK’ÜN KIYAFETİ DİKKAT ÇEKTİ

    Nevruz kutlamalarında DTP Mardin Milletvekili Ahmet Türk’ün konuşmasından önce sahneye çıkan milletvekili ve belediye başkanları hep birlikte havaya beyaz güvercin uçurdu. Türk’ün sahneye PKK’lıların da giydiği kıyafete benzetilen giyimi dikkat çekti. Türk, teröristbaşı Abdullah Öcalan’a ‘sayın’ diye hitap ederken, konuşmasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirdi. Türk, şunları söyledi:

    “Öyle umut ediyorum ki bu nevruz barışa aracı olur. Bugün nevruzu çoşkuyla kutluyoruz. Ancak acı duyduğumuz durumları da yaşıyoruz. Genel Başkanımız Nurettin Demirtaş, 100 günden beri haksız şekilde zindanda, bu anlayışı kınıyoruz. Sınır ötesi operasyon gündeme geldiğinde sorunun operasyonla çözülemeyeceğini ortaya koyduk ve haklı çıktık. Hava, kara operasyonu yapıldı. Sonuç alındı mı? Hayır. Şimdi bu sorunun çözümü konusunda insanlar tartışırken, sivil paşalar ve Cumhuriyet seçkinleri devreye girdi. Gündemi altüst etmeye başladılar. Bugün farklı tartışmalarla karşı karşıyayız. Başbakan mağduriyet politikası üzerinden politika yapıyor. Sayın başbakan tiyatro oynuyorsunuz ama bu rolü iyi oynayamıyorsunuz. Yüzde 47 oyla iktidara geldiniz, buyrun Cumhuriyeti dönüştürelim demokratikleştirelim. Biz desteğe hazırız. Ancak siz paketleri ortaya koyarak halkı uyutmaya çalışıyorsunuz. İki kalıp sabunla halkı kandırıyorsunuz. Demokrasi barış için hep birlikte elimizi taşın altına sokalım. O cesaret nerede? Bu haliyle Diyarbakır’ı, Batman’ı, Dersim’i (Tunceli) istiyorum diyor. Bu halk bedeller ödedi, köyler boşaltıldı, faili mecul cinayetler işlendi. Bu halk aldatılacak halk değildir. İmralı’dan sayın Öcalan’dan açık mesaj geldi ‘kan dursun barışa ihtiyaç var’ diyor. Oradaki koşullarının yaşanmayacak durumda olmasına rağmen barış kardeşlik için oradaki koşulları düzeltin. Barışın kapısını aralanması için bu ilk adım olarak değerlendirilmelidir. Başbakan 75 Kürt milletvekilim var diyor, sizin adınıza parlamentoyo gittilerse niye burada yoklar? Niye aranızda değiller? Siz halkınıza sahip çıkın biz susarız. Kürt kelimesini ağzına almaya cesaret gösteremeyenler barışa ne katabilir? Bizler bu halka layık olacağız. Sizler çok şey hak ediyorsunuz.”

    Konuşmaların ardından nevruz kutlamalarına katılanlar, alandan ayrıldı.

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı