Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Zamane Marko Polo’su Erdoğan’a bir soru

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Malatya’daki hadise üzerine yaptığı açıklamada, dönüp dolaşıp yine ‘Medya yargısız infaz yapıyor’ şeklinde dile geldi ya artık pesss!

London School of Economics’de ‘Kültürel Çeşitlilikte Kadının İnsan Hakları’ konulu konferansa katılan Erdoğan, ‘BENİM Bakanım da BENİM Bakanım’ diye diye (Tamam efendim, hepsi SİZİN: SİZİN bakanınız, SİZİN memurunuz, SİZİN müsteşarınız... Allah bağışlasın, hayrını görünüz... O bakanlar, o şunlar, o bunlar, kendini bu ülkenin vatandaşı zanneden, oysa dış kapının dış mandalı olan BİZ gafillere hizmet etmek için değil, SİZİN borunuzu öttürmek için orada zira...) Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’yu savunurken şöyle dedi bildiğiniz gibi:

‘Bu olay benim bakanımın buraya geldiği günün olayı değildir. Basının burada görevini (Söz konusu görev şakşakçılık olsa gerek?) yapması lázım. Basın çok farklı şeylere yer veriyor ama vermesi gerekeni vermediği gibi, bir de hakaret üzerine hakaret yağdırıyor. Yine kadından, aileden sorumlu bir hanım bakana bunu yapıyor. İnanıyorum ki bir demoralize (?) durumu var. Bunu yapan nedir? Medyadır. Buraya benim bakanım niye geldi? İngiltere’deki çalışmaları yerinde izlemek ve Türkiye’ye uygulamak için geldi. Bu çalışmaları yapıp Türkiye’ye dönecek. Bana da bunu ilk gün sordu ‘Döneyim mi?’ diye, ben de ‘Hayır, çalışmalara devam ediyorsun’ dedim.’

Bravo... Provokatif cahil cühela sürüsünün Allah’ın unuttuğu Van’a mana gitmesini pek eğlendirici bulan zamane Marko Polo’su Erdoğan’a bir sorumuz olacak yalnız...

GARBİSTAN’DAN BURASI

Kendileri emretmiş olacaklar ki bu satırların kaleme alındığı gün (cuma) lûtfedip memlekete dönmeye karar vermişti gerçi ama yine de hazır ordayken Nimet Çubukçu’dan, Garbistan’da tecavüz mecavüz, töre cinayeti möre cinayeti hadiselerine nasıl bakıldığını, yaklaşıldığını da incelemesi için talimat şey ettiremezler miydi??

Tecavüze uğradığı için aile meclisinden çıkan karar sonucu babası tarafından tüm yalvarma yakarmalarına rağmen telle boğulan Nuran’ı hatırlıyor musunuz?

13 yaşındaydı... Mütecaviz Mevlüt Sevinç’in avukatının itirazı üzerine yapılan inceleme sonucunda, kemik yaşı itibarıyla 16 olduğu çıktı ortaya.

Bunun üzerine 10 yıla kadar hapsi istenen Sevinç’in cezası 20 aya indi.

O da alıkoyma ve tecavüz olmak üzere iki ayrı suç diye yani... Yoksa beher suçun bedeli 10 ay...

Kemik yaşı itibarıyla 16’yı devirmiş herhangi bir kadına, 10 ay ceza almayı göze alıyorsanız bir iştah bir iştah tecavüz edebilirsiniz; bu mudur yani?..

Cuma gününün haberidir: Mevlüt Sevinç, tutuklu kaldığı 13 ay, aldığı cezayı karşıladığı için serbest bırakıldı. Sokakta şimdi...

Mütecaviz, sokakta; haddini bilmeden erken serpilen, önce tecavüze uğrayan, sonra babası tarafından telle boğularak öldürülen Nuran, mezarda...

MURDAR ETTİĞİNİZ TCK

Bir anne olarak hassas duyargaları incinen Nimet Hanım, Malatya’daki görüntüler yüzünden sabaha kadar uyuyamamış ya hani... Buyrun: Her Allah’ın günü yeni bir marifeti yayınlanan yeni TCK’nın güzellikleri...

SİZİN düzelteceğiz diye daha da murdar ettiğiniz TCK’nızın marifeti bu... SİZİN Kadın ve Aileden ve Kadından Sorumlu Bakanınız da pek beğenmişti de onaylamıştı hani...

Memleketin birçok sivil kadın kuruluşuyla mahkemelik bir kadındır Nimet Çubukçu. Yeni TCK’nın hazırlandığı dönemdeki tavrı da, Allah aşkına, o kadar da uzak değil; hatırlarda olmalı...

Al Güldal Akşit’i, koy yerine Nimet Çubukçu’yu... Aradaki, bırakın yediyi mediyi, tek bir farkı bulabilen de gelsin, elini öpeceğim.

Milliyet, perşembe günü, manşetini Erdoğan’ın son zamanlarda iyice göze batmaya başlayan ‘argo merakı’na ayırmış, eleştirileri yanıtlarken kullandığı kızgın üslubu ele almıştı.

YÖK Başkanı Teziç’i kastederek, ‘Burası basmıyor’ diyor meselá; ‘Hayatında iki koyun gütmediği ve hayatı yaşamadığı için kavrayamıyor.’

Bu koyun gütme hadisesini sevmiş Erdoğan. Yarım sayfalık haberde üç ayrı yerde geçiyor. Ofer’le görüşmesine muhalefet edenlerden söz edecek: ‘Bunlara sorun, hayatında bir koyun güttün mü?’

CHP’ye efelenecek: ‘Bunlar hesap kitap da bilmiyorlar. Hayatlarında iki koyun gütmemiş adamlar.’

Hani bir basın mensubu olarak şakşakçılık vazifemi ihmal etme pahasına, hani gazeteciyi merak böceği sokmuştur derler ya, sormadan edemeyeceğim:

BUNLAR ülke idare etmeyi koyun gütmek, milleti de koyun mu zannediyor?

Ve BENİM Başbakanım’ın lisanıyla söyleyeceğim:

ADAMLAR duracağı yeri hiç bilmiyor.
X