Zam, Meksika Dalgası boksör ve salatalık

SEVGİLİ salatalık.

Haberin Devamı

Bu mektubu yazmamın sebebi senin salatalıklık yapman. Önce bunu bilelim.

Oysa hayatın hayhuyu içinde adını sıkça andığımız günler olmuştur.

Tamam, pek hayırlı durumlarda anmıyorduk seni, fakat sevgi sözcüğü, arkadaş selamlama cümlesi (Bkz. “n’aber ülen salatalık!”), lakap olarak da kullanıyorduk mikrosamimiyet ortamlarında.

* * *

Dün ekonomi yazıları ve haberleri arasından geçerek ulaştığım öğlen saatlerinde kendimi Barış Manço’nun şarkısındaki gibi hissediyordum.

İspanya’dan Brezilya’ya, Almanya’dan Güney Kore’ye dünyanın dört bir köşesinden karamsar cümlelerle uyandık: “2012 çirkin geçecek...”

Merkez Bankası, 2011’in son günlerinde frenine dokunduğu doları, 2012’nin ilk işgününde el frenine asılarak durdurmaya çalışıyor.

Ekonomiden pek çakmayan vatandaş kontenjanına dahil biri olarak ben bile anlayabiliyorum durumu.

İhracatta rekor büyüme haberi ulaştığında psikolojik açıdan Meksika Dalgası yapmak noktasına eriştim sevinçten.

Meksika Dalgası’nda biraz durmak gerek.

Malum, Meksika’daki Dünya Kupası finallerinde başlayan tribünsel hareketlenmeye böyle diyoruz.

Meksika Dalgası toplu halde yapıldığında güzel, başlatma “Oley”ini çeken kişinin yalnız kalması durumunda ise salatalıksal bir durumdur.

Benim ihracat rekoru haberi karşısında evdeki kedilere “Evlatlarım, kurtulduk memleketçe!” diye sarılmam ve kedilerin “İhracat mı yaptın, sana n’ooluyo meyaav salatalık?” diye bakmakla yetinmeleri kadar hazin bir haldir.

* * *

Haberin Devamı

Sevinç emarelerini tamamen silen kişi, kıymetli büyüğümüz Güngör Uras oldu.

Güngör Uras’ın elbette bir suçu yok.

Zaten olmayan şahsi ihracatımın rekor heykelciğini yere mi attı?

Sadece Milliyet’teki yazısında net bir şekilde yaklaşan zam filosunu işaret etti.

Lafı deniz derya gezdirmeden giriyordu yazısına Güngör Bey:

“Elektriğe, gaza ve benzine yüzde 25 zam gelecek, çok şeyin fiyatı artacak”.

Bu başlıktan sonra kroşe etkisini devam ettiren öngörülerini sıralıyor:

“Faiz yükselecek...

Enflasyon tırmanacak...

Krize kötü vaziyette yakalandık...

Meşhur Ayşe Teyze çaresiz uyum sağlamaya çalışacak, fakirleşecek...”

* * *

Haberin Devamı

Güngör Bey önerilerini, yanlış gördüklerini yazısında açıklıyor.

Yani sadece eleştiren değil, bu konuda akıl yürütüp yol da gösteren büyüğümüze teşekkür borçluyuz.

“Felaket tellallığı yapmak niyetinde olmadığını”
belirten sakinleştirici cümleler de kullanıyor.

Yazının sonlarına doğru, “Öldük bittik diye bir durum yok. Biz neler gördük? Dediklerimin hepsi olacak, ayakta kalanlar yaşayacak...” diye okuru ferahlatmaya çalışsa da okur o an itibariyle kafaya tülbentle soğan başlayacak hale gelmiştir.

Dayaktan perişan olmuş boksörün hâlâ kendisine gaz veren antrenörüne “Peki rakibi ben dövüyorsam, beni kim dövüyor?” dediği anki ruh hali gibi.

“Salatalığımsı mıyız biz?”
dedirten bir hal.

* * *

Haberin Devamı

Sonra senin haberin ulaştı ey salatalık.

Kara haberin...

Başlıkta gördüm seni, çok yeşil geldin bana!

Meğer geçen ayın zam rekortmeni sen çıkmışsın:

“Hıyar rekor kırdı!”

Yüzde 21 artmış fiyatın, şampiyon olmuşsun, tebrik ederim!

Zaten arkadaş çevrene bakınca da durum anlaşılıyor.

“Zam şampiyonu hıyarı, kabak, lahana ve ıspanak izledi.”

* * *

Neyse bunların hiçbiri senin salatalık olduğun gerçeğini değiştirmeyecek zaten.

Adın üstünde, salatalıksın işte.

Barış Manço
’ya dönelim bari n’apalım?

“Cacık”
eşliğinde vedalaşalım:

“Sözüm meclisten dışarı dostlar/ Bugünlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum/ Hani dilim dilim doğrasalar beni/ Marmara, Ege, Karadeniz ve hatta Akdeniz/ Cacık olur diyorum.”

Cacık!

Yazarın Tüm Yazıları