Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Zaferin bin babası vardır

O sekiz ülke arasında Türkiye de var

El Salvador, Peru, Senegal, Uganda, Sierra Leone, Cezayir, Hırvatistan ve şaşıracaksınız Türkiye. Bu sekiz ülkenin ortak yanı var.
Bunlar dünyada terörle savaştan galip çıkan ülkeler. Nasıl ve ne zaman galip çıkmışlar?
Amerikan düşünce kuruluşlarından Rand Corporation bir araştırma yapıyor. “Victory Has A Thousand Fathers” (Zaferin Bin Babası Vardır) adını verdiği araştırmada terörle mücadele eden ülkeleri inceliyor. Araştırma 1934-1999 dönemini kapsıyor.
1934 ile 1999 arasında dünyada terörle savaşan otuz ülke var. Otuz ülkenin sekizi terörle mücadelede başarıya ulaşıyor. O sekiz ülkeden biri de, Türkiye. Ama, 1999’a kadar.
1999 Öcalan’ın yakalandığı yıl. O tarihe kadar Türkiye terör karşısında galip görülüyor.

YÜZE YAKLAŞTI

1999 sonrasında PKK uzun bir bocalama dönemi geçiriyor, 2005’ten sonra yeniden toparlanıyor.
2005’ten sonra terör yeniden yükselirken, Kürtlere tanınan hak ve özgürlükler eskiye göre artıyor. Kürtçe TV, Kürtçe kursların serbest bırakılması, bölgeye yapılan yatırımların artması ilk akla gelenler. Ama, PKK ve belli bir gurup bunlarla yetinmiyor. Demokatik özerklik isteği arkasında PKK hedef büyütüyor. O hedefe uygun olarak terörü şiddetlendiriyor. Dün Çukurca saldırısı dahil, son iki ayda şehit sayısı yüze yaklaşıyor.
Son yıllarda ne oluyor da, bu vahim tablo ile karşı karşıya kalıyoruz?
-Bu terör filan değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğine saldırıyor.
-PKK eş zamanlı, iç ve dış destek sağlıyor.
-PKK’ya Türkiye’den olduğu kadar, asıl Suriye’den katılımlar yoğunlaşıyor.
-Hava harekatlarında hangi sonuçlar alındığı sorusu açıkta kalıyor.
-Siyasi partiler arasında sorunun çözümü için uzlaşma sağlanamıyor.
Böyle karmaşık bir ortamda zaferin bin değil, on bin babası olsa, ne yazar?

Nasıl saldırıyorlar

PKK bir kalede, bir karakolda, kendini güvende hissedeceği bir mekanda değil. Tersine, saldırırken arazide. Saldırıda kullandığı cephane, top, tüfeği beraberinde getiriyor.
Dün sabah olduğu gibi, zaman zaman çatışmalar sabaha kadar sürüyor. PKK sabaha kadar çatışacak miktarda cephaneyi nereden buluyor? Resmi açıklama yapılırken “ağır silahlarla saldırdı” deniyor. O ağır silahları nasıl taşıyor, terör sonrasında kaçarken o silahları nasıl götürüyor? Bunları elini kolunu sallaya sallaya yapmıyor ama, onca cephane ve malzemeyi nasıl getiriyor, nasıl götürüyor? Lojistik desteği nasıl sağlıyor?
Yine de, o cephaneyi, topu, tüfeği taşıyarak, karakollara saldırması kolay anlaşılır değil.

Otuz yıldır aynı açıklamalar

KİMSENİN ağzını bıçak açmıyor, bütün programlar değişiyor. Her terör sonrasında Türkiye ağır bir havaya giriyor. Her terör sonrasında, otuz yıldır aynı sözler duyuluyor:
“Kanları yerde kalmayacak, bıçak kemiğe dayandı, hain pusu, alçak saldırı, döktükleri kanda boğulacaklar, bize bu acıyı çektirenler misliyle ödeyecekler, saldırı sonrasında geniş çaplı operasyon başlatıldı, teröre asla taviz vermeyeceğiz”.
Bir de, BDP ve diğer Kürtlerin dün tekrarladıkları gibi, bir söz var:
“Operasyonlar da dursun, savaş da dursun”.
Boş laf. Sürekli saldırıyla karşılaşan bir ordu, nasıl olacak da, operasyonları durduracak?

“Real Time” istihbarat nerede

ÇUKURCA’da askeri birliklere saldıran PKK’lıların sayısını bilmiyorum, ama sabaha kadar süren çatışmaya hem çok sayıda terörist katılıyor, hem de ona göre cephane ve malzeme getiriyor.
Amerika bize hep söz veriyor, istihbarat için, ayrıca bizim yetkililere ne zaman sorsak, “biz real time istihbarat alıyoruz” yanıtını alıyoruz. Yani, anı anına istihbarat.
Bu kadar PKK’lı Çukurca’da saldırıya geçerken real time istihbarat nerede? Amerika’nın ya da yerli istihbarat nerede?

Komisyonda saldırıyı kimse açmadı

ACI bir günde Anayasa Uzlaşma Komisyonu ilk kez toplanıyor. Toplantıya katılan dört partinin temsilcileri, Çukurca saldırısını düşünerek, kendi dünyalarında “bu toplantının ne anlamı var” sorusunu soruyor kendi kendilerine.
Bununla birlikte, komisyonda saldırıdan kimse söz etmiyor. Çünkü, hedef yeni bir anayasa. Ve yeni anayasa konusunda toplantıda iyimser hava esiyor. Çalışma ilkelerinin belirlenmesi üzerinde duruluyor.
Ayrıca, Meclis Başkanı Cemil Çiçek’e güven tam, komsiyon başkanlığını Çiçek’in sürdürmesi için görüş birliği sağlanıyor.
PKK Çukurca saldırısıyla belki pek çok şeyi amaçlıyor ama, Anayasa görüşmelerine başlanmasını yine de engelleyemiyor. Günün moral getiren tek yönü bu.

X