Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Zafer ve sonrası

BAHÇELİ’nin yaptığı açıklamalardan sonra cumhurbaşkanlığı seçimi noktalandı. <br><br>AKP’nin adayının Çankaya’ya çıkmasına artık bir engel kalmadı.

Uzlaşma usulen aranacak.

Artık aday belirleme sorunu AKP’nin kendi içinde halledeceği bir noktaya geldi.

Tayyip Bey aday olmayacağını açıkladı.

Bu durumda Abdullah Gül cumhurbaşkanlığı için en güçlü aday.

Büyük olasılıkla da seçim gecesi AKP genel merkezinin balkonundaki tablo Çankaya’ya taşınacak.

Gül’ün gazetecilere "Seçim sonuçlarından sonra yabancılar beni arayıp ’Türkiye artık sizsiniz’ dediler" övünmesini iyi irdelemek gerekir.

Demek ki yabancılar Türkiye’yi artık "Ilımlı İslam’ın yerleştiği bir ülke" olarak görüyorlar.

"Türkiye artık sizsiniz..."

Aslında AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Franco Fratti’nin AKP’ye yaptığı uyarı bu söylemin ne anlama geldiğini net bir şekilde açıklıyor:

"Laik azınlığın hakları korunmalı..."

* * *

AKP yanlıları Fratti’nin bu uyarısını bir cehalet örneği olarak gösteriyorlar...

Franco Fratti’ni uyarısı onların yorumladığı gibi bir cehaleti mi, yoksa Batılıların gönüllerinde yatan Türkiye’yi mi kapsıyor?

Acaba Fransız gazetelerinin "İslamcılar kazandı, laikler yenildi" yorumları da mı cehaletten ileri geliyor?

Ya Ankara’nın eski ABD Büyükelçisi Mark Parris’in "Türk Silahlı Kuvvetleri kaybetti" değerlendirmesi?

Bütün bunlar şu soruyu akla getirmiyor mu?

"Yoksa Batı, tutulduğu İslamofobiden ılımlı İslam’a sarılarak mı kurtulmak istiyor?"

Oysa Türkiye’de "henüz" böyle bir durum yok.

Yapılan araştırmalara göre halkın AKP’ye yönelişinin ardındaki neden ağırlıklı olarak ekonomik beklentilere dayanıyor.

Bugün Türkiye’de uygulanan ekonomik modele borçlandığı için bağımlı hale gelen milyonlarca insan iktidarın değişmesinden yana değil.

Birçoğu, durumundan memnun olmamasına karşın yine de AKP’yi umut olarak görüyor.

* * *

Batılılar laikliğin gelişmiş demokrasilerin temel değeri olduğunu bilirler.

O nedenle de laiklikten hiçbir şekilde ödün vermezler.

Buradaki çelişki şu:

Türkiye’de laiklik azınlıkta kaldıysa böyle bir ülkeyi nasıl içlerine alacaklar?

Hem içerden hem dışardan AKP’li yöneticileri kazandıkları zafer nedeniyle göklere çıkaranlar hem iktidara hem de Türkiye’ye büyük kötülük yapıyorlar.

Aldığı oy ne kadar yüksek olursa olsun, demokrasilerde iktidarlar ülkeyi anayasaya, yasalara bağlı kalarak yönetmek zorundalar.

Kendinden olmayan kesimlere himmet göstererek değil...

Kimse Erdoğan’ı ve arkadaşlarını ilahlaştırmaya kalkmasın.

Geçmiş dönemlerde şakşakçıların bu marifetleri demokratik rejimin aldığı yaralarda önemli roller oynadı.

İkinci tehlike, yabancıların iktidara verdiği "Türkiye sizsiniz" gazıdır.

Evet siyasette zafer kazanmak zordur ama onu korumak çok daha zordur.
X