Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    Zafer Algöz’den stand up tadında bir kitap

    Kenan BAŞARAN kenan.basaran@hurriyet.com.tr
    08.08.2017 - 16:29 | Son Güncelleme:

    Tiyatrocu Zafer Algöz, kâh kendi tanıklığından kâh aktarımlardan biriktirdiği 21 anıyı okuyucuyla paylaşıyor. Sanki oturmuşsunuz bir meyhanede ve Zafer Algöz, karşınızda anlatıyor: “Ya bi de şöyle bi şey var! Bi gün Erkan Can...”

    “Haşırt dı bilekbord…” Bu ‘garip’ deyimi (!) duyduğunda, çocukluğu ve ergenliği en az 80’lere denk düşenler, bugün bile tebüssüm eder ve benzerlerini hatırlamaya çalışır…
    Zafer Algöz, ‘hatıralarına’ bu adı vermiş. O da deyimi, eğip bükerek veya eklemeler yaparak, Türkçeye nice ifadeler kazandıran Öztürk Serengil’in başından geçen bir olaydan almış. Kitapta ‘Haşırt dı bliekbord’un geçtiği cümlenin devamı şöyle: ‘At dı seaside’... Mevzu ise büyük usta Serengil’i, “Bundan sonra ancak ahirette görüşürüz. Alayınıza öpajj” pişmanlığına gark eden bir balıkçının attığı kazıktır!
    ‘Tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu’ diye tanıtabiliriz Zafer Algöz’ü, ancak o sadece birini seçse elbette “Tiyatrocu ulan” der... Bu ‘ulan’ı da onun koyu Beşiktaşlılığına bir gönderme olarak okuyunuz: Çarşı ulan! Yeri geldiğine göre Algöz’ün ‘siyah beyaz maç yazıları’nı da okuyun internetten...

    ‘Marifetli Bay Zafer Algöz’, dostların uzun süren tacizlerine daha fazla dayanamayarak, kalem işine de el atıp bu anıları yazmaya giriştiğini söylüyor. Böylece karşımıza iyi bir oyuncudan sonra iyi bir ‘anlatıcı’ da çıkmış oluyor.
    Algöz, kâh kendi tanıklığından kâh aktarımlardan biriktirdiği 21 adet anıyı (elbette anı içinde anıyla sayı daha da fazlalaşıyor) okuyucuyla paylaşıyor. Konuşur gibi ama... Sanki oturmuşsunuz bir meyhanede ve Zafer Algöz, karşınızda anlatıyor: “Ya bi de şöyle bi şey var! Bi gün Erkan Can...”
    Gereksiz taramalara girmeden; yormayan bir üslupla anıları resmen resmederek, hatta videolaştırarak okuyucuya anlatıyor. Kitabı okurken “Stand-up’çı olsam bu anıları sahnelerdim” diye düşünüyorsunuz.
    Siyasetin ağır yükü altında olduğumuz, yiten değerler karşısında ‘modernler’in ‘muhafazakâr ‘olmak zorunda kaldığı ‘şu günler’de, hayattan kopmanızı sağlayan iki saatlik bir gösteri gibi, Algöz’ün kitabı. Evet, ‘iki saat’ diyorum çünkü elinize aldığınızda bırakmadan su gibi okuyorsunuz. Ancak iki saatte okuduğunuz bu kitaptaki yaşanmışlıkları, siz de yıllarca anlatabilirsiniz dost muhabbetlerinde... Ben günlerdir anlatıyorum, çünkü daha önce dinlemeyen biri varsa bana dönüp, “Şu hikayeyi bi daha anlatsana” diyor.
    Argonun ve küfürün çok yerinde kullanıldığı, saflığın ve zarafetin alttan alta aktığı kitapta Öztürk Serengil, Kemal Sunal, Ajda Pekkan, Sadri Alışık, Zeki Müren, Fatma Girik gibi bildiğimiz şöhretler kadar, simasını herkesin bilmediği, fakat seslerini duyduğunda “Aaa evet” diyeceği Nur Subaşı, Alev Sezer, Baykal Saran ve daha nicelerinin geçit töreni var...
    Algöz tiyatro, sinema ve televizyonda görev aldığı işlerin perde arkasından da bir çok kıymetli anekdotu paylaşıyor. Serengil anısı, Sadri Alışık’ın Ajda Pekkan’a verdiği tarihi ‘ayar’, Nur Subaşı’nın trafik polisi hikâyesi, Kemal Sunal’ın ‘işletmeleri’, Erkan Can’ın Bursa’nın kurtuluş günü müsameresi, ‘Ayranları tazeleyin’li Yıldırım Beyazid oyunu ve Viva Santana ile Roman çocukları bölümlerinde kahkaha tufanı garanti…
    ‘Haşırt Dı Bilekbord’un önsözünü de Cem Yılmaz’ın yazdığını dipnot olarak düşeyim. Okurun, Zafer Algöz’e “Bunu saymayız” diyerek, devamını bekleyeceği de muhakkak.

     

    Zafer Algöz’den stand up tadında bir kitap

     

    HAŞIRT DI BİLEKBORD
    Zafer Algöz
    İnkılap Kitabevi, 2017
    224 sayfa, 20 TL.

     

    Etiketler: kitap sanat
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı