Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yüzünüzden düşünce ne olacak?

Bazı insanlar, niye takarlar ki bunu?

 

Genellikle yüzlerine, karakterlerine, kalplerine ve hatta hatta ruhlarına…

 

Böyle bir aksesuarı (!) takmaları için ‘Bir nedenleri ya da haklı gerekçeleri var mı diye düşünüyorum.

 

Düşünüyorum da akıl erdiremiyorum.

 

Bir zaman sonra, yüzünden düşenler, bunun nedeni olarak da ‘Bunu takmak zorunda bırakan, beni bu noktaya getiren insanlar ya da hayat şartları’ diyerek kendilerini haklı çıkarmaya çalışırlar.     

 

Ne sebeple olursa olsun hatta hayati bir mesele dahi olsa bile bunu takmamaları gerekirken…

 

Çünkü ne kadar takılırsa takılsın sonunda düşecek.

 

Er ya da geç…

 

Ve o düşüşte sadece karşısındakinin canını acıtmakla kalmayacak kendi canını da…

 

Çünkü düşenin altından görünen gerçekler ve kalıntılar öyle bir gösterecek ki kendini.

 

İşte o zaman onu taktığınıza pişman olacaksınız ama iş işten geçecek.

 

Çünkü hayatınıza mal olacak belki de o maske!

 

Ve elinizde kalanlar onun altındaki kalıntılar olacak.

 

Tıpkı bir sirk gösterisindeki; peruğunu, maskesiyle birlikte çıkartıp gözlerindeki boyalı hüznü seyreden, kalıntıları silmeye çalışan yorgun palyaço gibi…

 

Bu kalıntıları yok etmek için silmeye çalışsanız da bir şeye yaramayacak.

 

Çünkü gerçek yüzünüz o kalıntıların arasından gülecek, siz o sırada ağlarken.

 

Ve de kendinizi sorgularken…

 

Dedim ya, iş işten geçmiş olacak.

 

O saatten sonra her ne kadar maske takmasanız bile, ünlü bir filozof – yazarın dediği ‘En doğru yalan ve en gerçek maske kendi yüzünüzdür. Çünkü kimse inanmaz asıl maskenin kendi yüzünüz olduğuna!’ cümlesindeki gibi…

 

***

 

Aynı kandan, aynı candan olan üç kardeş birbirinden nasıl uzaklaşır?

 

Takılan maskelerle…

 

Nefret ve şiddetle…

 

Bir hesaplaşma süreci…

 

Levent Üzümcü, Mehmet Gürhan, Serdar Orçin’in, ikinci yılında oynadıkları, geçtiğimiz yıl Afife Jale’de, Sadri Alışık’ta, ‘En İyi Oyun, En İyi Erkek Oyuncu’ başta olmak üzere birçok ödülü topladıkları, Taner Barlas yönetmenliğindeki ‘Maskeliler’i izlerken, düşen maskelerin altındaki hayata mal olan gerçeklerin yüzümüze tokat gibi çarpmasına tanık olmak…

 

Filistinli üç erkek kardeşin yaşadıkları…

 

Savaşın kardeşlik bağlarını bile nasıl kopardığı…

 

İnsanların nefret ve şiddet içinde birbirlerinden uzaklaşması…

 

Ayrıca ihanet ve tutunma çabaları…

 

Bunların sadece bireyler arasında değil toplumlar arasında da yaşandığını anlatan oyunda; Mehmet Gürhan, Levent Üzümcü, Serdar Orçin; şiddet, nefret, ihanet, duygularını ve bunların doğurduğu sonuçları üzerlerine giydiği karakterlerle, oyunculuklarına maske takmayarak en gerçek haliyle hayatı bizlere sunuyorlar.

 

İsrailli yazar Ilan Hatsor’un duyarlı bir şekilde yazdığı, Amerika başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde sahnelenmeye devam eden, güncel ve politik olan bu oyundan çıkarken varsa maskenizi çıkararak, aklınızda sorgulama başlatmanız da olası.

 

Şu var ki, hayattaki ve kendindeki gerçeklerden kaçanlar, yüzlerine maske takıyor!

 

Adına da masumiyet maskesi diyorlar.

 

Bir gün o masumiyet düşünce…

 

Asıl yüz sanan ama gerçek yerine maskeyi gören karşıdaki insan, allak bullak olmakla kalmıyor o an; duygular, düşünceler sertleşiyor ve gözler soğuk bakıyor hayata.

 

Demirden farksız oluyor yani. Sert, soğuk!

 

Maskeyle dolaşanlar, aman dikkat, maske takmasınlar size de.

 

Belli mi olur, üzülürsünüz sonra!

X